1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Önünüzdeki pilava bakın, çünü ondan iyisi can sağlığı(!)
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Önünüzdeki pilava bakın, çünü ondan iyisi can sağlığı(!)

A+A-

Kadın madın meseleleri işte! Ayrımcılığın olmadığı bir memlekette kadının hakkı diye bir hak mı aranırmış? Allah aşkına, eğitimin ve diplomaların tavan yaptığı bir memlekette kadın hakkından şikayet etmek kadar delice bir mevzu düşünemiyorum(!) Bir kere kadınlar, evde en çok sözü geçenler. Hatta bir çok kocaya göre, onlar İçişleri Bakanları. Haa saygı duyulmayan kadınlar var. Ayrımcılığa uğrayan! Fakat onlar da ayrımcılığı kendileri hakediyorlar canım! Mesela kocasını/babasını, abisini dinlemeyen kadın kendisi kaşınıyor. Söz dinlemeyip ütüyü, yemeği, temizliği yapmayan! Açık saçık giyinip, bacağını açığa çıkaran, fazladan makyaj yapıp dikkat çeken kadın kaşınıyor. Onlara tabi ki ayrımcılık yapmak lazım; çünkü "namuslu kadınlardan" onları ayırıp, gerçek, iffetli, anaç, iyi aile kızlarını hakettikleri yere oturtmak lazım; değil mi ama?

Çocukları yedirmeyen kadın da haddini bilmiyor. Erkek o kadar çalışıp eve geldiğinde, terliklerinin yerini sadece kendisi bilen bir kadın istiyor mesela. Terlik kontrolünü elinde tutan.

Erkeğin pijamalarının da yerini tek kadın biliyor. Vermezse erkek giyinemiyor mesela.

Sofra kurulacağında yemeğin, tabağın, salata malzemelerinin, çatalın, kaşığın, bıçağın yerini bilen olsa çıkaracak. Ama kadın evin kontrolünü tuttuğundan kimse karışmamıyor.

Sabah çocukları uyandırmanın usulünü bilen de kadın. Erkek zinhar anlamaz bu uyandırma ve kahvaltı işlerinden. Anlasa da karışmaz zaten, haddini bilir(!) çünkü bir erkek, haddini de bilir, alanını da: Karışmaz!

***

İroniyi görüyorsunuz değil mi?

İyi de Kadınlar olarak biz evi yönetmek istemiyoruz artık!

Ortak yaşam alanlarını fifty fifty paylaşmak, düzenlemek, yönetmek istiyoruz. Yasama, yürütme, yargı organlarındaki yerimizi istiyoruz.

Ailelerimizin şirketlerinde babalarımız ve erkek kardeşlerimize, kocalarımıza yardımcı değil, ortak olmak istiyoruz.

Hem evde, hem dışarıda çalışıp, azıcık değer, azıcık söz hakkı verilmesini istemiyoruz. Hala eve parayı getiren erkek, iç işleri bakanının da kadınlar olmasını istemiyoruz. İçi de dışı da paylaşmayı teklif ediyoruz!

Kariyer basamaklarında ilerlerken akşam yemekli içkili toplantılarda alınan o kararlara dahil edilmenin yollarını birlikte araştıralım istiyoruz.

Kocalarımızın namusuna söz gelecek diye kariyeri meyhanelere hapsedenler yüzünden, kariyerden, uzmanlıklarımızın değer görmeyişinden, yeteneklerimizin hiçe sayılmasından kurtulmak istiyoruz. Mahrum kalmak istemiyoruz." Ya kadının kariyeri için bu toplantıların yeri ve saati değişsin, ya da kocaların mentaliteleleri" diye beklemekten sıkıldık artık!

Kadın da insan, erkek de...

Kadın da bu toplumun yapı taşı, erkek de... Fakat nedense kadınları görünmez olarak tutmak, kadınları uzak tutmak bir meziyet hala daha. Bir kadın ne kadar az görünür, az konuşur, az güler, az ilerler, az isterse, o kadar namuslu, o kadar saygı duyulan kadın! Oysa hareketli, konuşan, isteyen, ilerleyen, hakkını arayan kadın hakkında şaibeler çıkabilecek, "bilmiş, ayrı durulması gereken, evlenilemeyecek, namusu şaibeli" kadın  olarak damgalanmış.

***

Bakın neler bile var!

Hindistan hükümeti, ülkedeki kadın-erkek eşitsizliğiyle savaşmak için sadece kadınlara yönelik bir banka açmak istiyormuş!

Sadece kadınların istihdam edileceği ve yine sadece kadınlara hizmet verecek yeni banka için 186 milyon dolar bütçe ayrılmış! Aynı zamanda, 16 Aralık'ta toplu tecavüz sonucu 23 yaşında genç bir kadının hayatını kaybetmesi üzerine ülkede alevlenen kadın hakları konusunda da ilerleme kaydedebilmek için, yani kadınların güvenlik sorununu çözmek için 187 milyon dolarlık bir fon kuruluyormuş.(Kadınlara yönelik banka uygulaması 1989'da Pakistan'da, 2009'da da Tanzanya'da hayata geçirilmişti.)

***

Bunlar batılılaşamamış ve geri kalmış toplumlar.

Oysa biz eğitimli, çağdaş, her türden bilgi birikimi ve insan hakkı ile donanmış, ekonomik olarak da imkanları bol bir toplumuz(!) Pek çok kadının diplomasının yanında arabası bile var(!)

Ama karı koca birlikte çalışıp, sadece adamın sigortalandığı bir memleket burası. Üstelik devletin de bunu özendirmeyi sürdürdüğü bir memleket. Çünkü hala belli yasalara göre kocanın ölümü halinde dulluk maaşı var; ancak tam tersi yok!

***

Haklısınız! Boş verin kadın hakkını, eşitliği ve ayrımcılık olduğundan bahsetmeyi.

Bakın belediye Başkan adaylarınıza, meclis üyesi adaylarınıza Lefkoşa'da. Bakın meclisteki kadın sayısına!

Bakın bürokrat kadın sayımıza!

Bundan daha elit olamaz değil mi?

Zaman kaybetmeyin eşitlik meşitlik meselelerine, şimdi pilav yapmayı bilmeyenlerin pilav muhabbetleri üzerinden ülke yönetimini takip edin. Önünüze sürülen pilava bakın anlayacağınız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.