1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ormanda Piknik Şimdi Sebest…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ormanda Piknik Şimdi Sebest…

A+A-

Orman dairesi açıkladı;tehlike geçti, ormanlara hücum…

Ormanlara girmek yasak olunca, ormanlarda yangın çıkmaz itfaiyeciler boş oturup boşuna para alırlar diye mi alındı bu karar?

Yoksa  artan nifitsalardan,onları ormanlarla birlikte yakarsak kurtuluruz mu dediler?

Ormana gideyim, gitmişken güzel bir piknik yapayım demedim hiç.

Ben gibi diğer Kıbrıslıtürkler de dememişlerdir ama belki de Lazlar  yaylaya çıkmak için rica etmiş olabilirler.

Kimbilir belki de bütçe zorda, ormanları yakarsak orman  dairesinin masraflarıdan kurtuluruz demiş olabilirler.

Pazar günü,epeydir gitmediğim Karpaz’a doğru bir uzanayım dedim.

-Gitme, batarsın ha dediler.

-Neden?

Deli Dumrul misali kapı koymuşlar, gelenden üç gidenden beş akçe alıyorlar.

Hiç olmazsa Yalusa’ya gitsem.

-Orası olur, dediler.

Girne’den çıktım.

Hem giderim, hem sağa sola bakarım.

Nerede yeni yapılaşma,nerede yeni orman kesimi,kıyı talanı var…

Yeni yapılan kuzey yolu nasıl incelerim

Bu yolu beğendim, çünkü RTE’nın dediği duble cinsinden değildi.

Hem fazla alan işgal etmiyor,hem de nostaljik.

Ancak yeni yol, yeni yerleşim yerleri demektir…

Yeni yol rantçılara yeni kapı demektir.

Dolayısıyla yok edilecek herşey, yine bize ait olanlardır.

 Gördüğüm aksaklıklardan ilk aklıma gelen, tabelaların yetersizliğği.

Yani, yol soracak kimseyi bulamazsanız Suriye’ye kadar gidersizin farkında olmadan.

Yol boyunca dizilmiş, “kendi ürününü” satan köylüler vardı.

Ratstgele birinde durdum.

Tezgahı zengin.

Ne ararsan var.

Hatta Türkiye usulü turşu ve mide ağrıtan salçalar.

-Nerelisin?

-Osmaniye, ama 11 yaşımda geldik buraya.

-Devlet’in (MHP Başkanı Devlet Bahçeli) köylüsünden…

-Kapı komsumuzdu.

-Kendi ülkende ekilecek toprak mı yoktu da Kıbrıs’a geldiniz?

-Şöyle oldu…

Araya müşteriler girdikçe sohbet kesiliyordu.

Bu arada güneyden de müşterileri vardı, herşey normalmiş gibi Adanalı’dan alışveriş yapıyorlardı.

-Bizim köy o bölgede yapılacak Aslantaş Barajı(*) altında kalacağı için köyü boşaltacaklardı.

-Eee?

-Bize,”Ya başka köy inşa edilecek oraya, ya da Kıbrıs’a gideceksiniz. Orada sizlere araziler verilecek, ekip biçeceksiniz,” dediler.

-Siz de burayı tercih ettiniz.Böylece TC devleti istimlak ettiği topraklara karşılık size Kıbrıslıların arazilerini verdi,fit oldunuz?

-Evet

Bir taşla iki kuş.

Hem babalarını malıymış gibi bizim mallarımızı kendi vatandaşlarına dağıttılar, hem de “sizi kurtardık” diye hala dalgalarını geçiyorlar.

-Abi arabanı benim arabamın yanına çekermisin, yeni müşterilere yer açılsın…

arabamı Osmaniyelinin Mercedesinin yanına çekip bir müddet daha bekledim.

Müşterileri iyiydi…

Daha fazla sohbet edemedik, ayrıldım.

Kaçarken seslendi, “Abi istersen benim bahçe(m)den harnup kesebilirsin”…

“Havalar normalleşti Kıbrıs’ın ormanlarına girip yakabilirsiniz” dedi orman dairesi,yakılacak yer kamış gibi…

 

(*); Aslantaş Barajı; Osmaniye'de, Ceyhan Nehri üzerinde, sulama, taşkın kontrolü ve elektrik enerjisi üretimi amacı ile 1975-1984 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.