1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Örsünü kıskacını sevdiğim…
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Örsünü kıskacını sevdiğim…

A+A-

Geçen gün milli içki sorunumuza değinirken, Türkiye Başbakanı’nın asıl eğitiminin, imamlık olduğunu, alkole övgü düzmesinin zaten beklenecek bir şey olmadığını yazıp, “ne bekliyorsunuz, Neyzen Tevfik mi bu?” demiştim…

Neyzen Tevfik, Bodrum doğumludur… Bir Mevlevi olarak yetiştirilmesine rağmen, sonradan gidip Bektaşi tarikatına da girmiş, 1902’de gerekli aşamaları geçip, Bektaşi dervişi bile olmuştur. Hem Mevlevidir, hem de Bektaşi… İkisinden de icazet almış, mektepli bir derviştir. Dini yönü çok kuvvetli olan Mehmet Akif Ersoy ile de yakın olduğu bilinir. Bir ara kafası bozulduğunda, (ki genellikle bozuktu) Türkiye’yi terkedip, Mısır’a İstiklal Marşı şairinin yanında gitmiş ve beş yıl onunla kalmıştır ama… İkisi, çok farklı insanlar…

Bence bilinen tek Türk Bohemidir… Hayatı boyunca, hiç çalışmamıştır… “Umumi harbe kadar 1686 okka rakı içtim, ondan sonrasını hesap etmedim… Üç dört ton esrar çektim, bir o kadar da afyon yuttum…” diyen adamdır… Düşüp kalktığı ahbapları da ya Talât Paşa, Mehmet Akif ve hatta Atatürk gibi insanlar veya Yenicami’nin avlusundaki köpekler! Yazları camii avlusunda, onlara sarılıp uyurmuş! Bir ara, başka bir caminin gasilhanesindeki tabutlarda uyurdu! Kış günü, sıcacık! Yakalanınca, “tebdil-i mekânda ferahlık vardır” deyip, bir esraracı kahvesine geçti… Sendede bir hamak yapmışlar, vurup kafayı uyurmuş, dumanaltı… Oh… Uykuda geçen zaman da boşa gitmesin…

Bilinen en büyük ney ustasıdır… Rakı şişesine üfleyerek, taksim bile çaldığı söylenir…

Bilinen en küfürbaz şairdir de… Üstelik aruzla yazar… Aşağıdaki şiir onun:mumi

Fırka, parti diye halkın boğazından kısarak,

Milletin on senedir olmuş idi mengenesi.

Kazdığı câh-i belaya yine kendi düştü, (Belâ kuyusu)

Örsünü, kıskacını s..tiğimin Çingenesi.

“Çingene”, Talât Paşa… Edirne’li olmasından dolayı, paşanın “nesebi” hakkında bu söylenti hep vardır… Kendisi ve taraftarları da buna karşılık, bilmem hangi Türkmen boyundan geldiğini söyler, dururlar… Nesebi hiç önemli değil ama iktidarda olduğu on yıl boyunca, Talât Paşa’nın Neyzen’e hep iltimas geçtiği, torpil yaptığı bilinir. Örneğin bir defasında bunu açıktan memur yapmaya kalkmış! Neyzen’in hiç işine gelmediğinden, koca sadrazama “Ne işe yarar memur olmak?” diye sormuş! O da “Olur mu ne işe yarar? Bol maaş alır, sırtüstü yatır keyfine bakarsın” deyince, “ Ben zaten, sırtüstü yatıp, keyfime bakmıyor muyum? Paraya ne gerek var?” deyivermiş… İktidardan düşünce hakkında yukarıdaki şiiri yazdığı adam başbakanken, Neyzen her sabah köşkünün kapısında bekler, paşadan gündelik harçlığını almadan, sokağa çıkmasına izin vermezmiş! Sövdüğü adam, bu…

Düşmeyecen be gardaş! Örsüne, çekicine bile girişirler, düşünce…

harbe kadar "...umumi harbe kadar 1868 okka rakı içtim.ondan sonrasını da hesap etmedim.rakıdan başka üç dört ton esrar içtim, bir o kadar da afyon yuttum.bu üç azametli hükümdar kafamda saltanat kurdular, senelerce kımıldamadılar.bu üç büyük kuvvetin sayesinde her renge girdim, her boyaya boyandım.".umumi harbe kadar 1868 okka rakı içtim.ondan sonrasını da hesap etmedim.rakıdan başka üç dört ton esrar içtim, bir o kadar da afyon yuttum.bu üç azametli hükümdar kafamda saltanat kurdular, senelerce kımıldamadılar.bu üç büyük kuvvetin sayesinde her renge girdim, her boyaya boyandım."

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.