1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. ORTASI YOK
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

ORTASI YOK

A+A-

“ Var olan yemini reddetmiyorum, ama elimden gelen bu kadar”…

İşte Doğuş Derya’nın tam olarak yaptığı şey bu…

Önce meclis kürsüsüne çıkıp var olan yeminin yerine kendi hazırladığı metni okudu, sonra gelen tepkiler üzerine tekrar kürsüye çıkıp KKTC’nin milletvekili yeminini okudu…

Birileri buna şov yaptı, diyorlar…

“Ha, meclis kürsüsü şov yapma yeri mi?” Diye soran olursa, evet, tam da o işe yarıyor cevabını veririm…

Ancak Doğuş Derya’da, “ben şov yapmak için bu metni okudum” demedi…

Çünkü amacı şov yapmak değilseydi, o zaman tekrar kürsüye çıkıp var olan yemini okumaz ve sonuçlarına katlanırdı…

Tıpkı Leyla Zana gibi…

İşte bizim en büyük zafiyetimiz tam da bu!

Doğuş olabiliriz ama Leyla Zana olmamız beklenmesin bizden…

Bir eylemi başlattıysanız, o eylemin sonunu getireceksiniz…

Eğer getiremeyecekseniz, çıkıp yemini edersiniz, sonra mevcut yemini değiştirip yerine daha çağdaş bir yemin getirerek, duruşunuzu sergilersiniz…

Yani silahı doğrultuysanız, tetiği de çekeceksiniz…

Çünkü siz çekmezseniz, karşı taraf mutlaka çekecektir…

Şimdi Doğuş Derya’ya buradan soruyorum;

CTP, kurulacak olan yeni hükümetin büyük ortağı olduğu takdirde, 5 yıl içinde bu yemini değiştirecek bir adım bile atmazsa, tavrınız ne olacak?

“Ben istedim ama partinin verdiği karara saygı duymam lazım” mı diyeceksiniz, yoksa “balık hafızalı Kıbrıslı bunu da unutsun” mu diyeceksiniz?

Evet, ilk okuduğunuz metnin altına bende imza atarım ama sanırım ilk önce sizinle beraber seçilen 20 CTP’li vekilin bunu yapması gerekiyor…

Onlarda sizinle aynı fikirde mi?

Bence değil…

Eğer öyle olsalar, sizinle beraber aynı metni okuyarak tepkilerini ortaya koyarlardı…

Ayrıca yukarıda yazdığım gibi, ikinci kez kürsüye çıkıp mevcut yemini okumanız, ilk okuduğunuz metni değersizleştirmiştir…

Gönül ister ki, bir Kıbrıslı da çıkıp başlattığı işi sonlandırsın…

Ama ne yazık ki durum bu…

Akça’da dün yemin törenini yerinde izleyenlerden biriydi…

Yanında da “partidaşı” Talat oturuyordu…

Bu insanlar bizim hayatımızı konu alan kitaplar yazsalar, emin olun Albert Speer’den daha çok ilgi çekip, daha fazla para kazanabilirlerdi…

Ve hala bu fırsatları var…

Özellikle her kürsüye çıkan “Atatürk” dedikçe, sözde elçi burada Vali Akça’nın rengi değişti…

Yani bu yeminin değişmemesi için hiçbir engel yok…

Özellikle yeminin içinden “Atatürk’ün” geçtiği yerleri çıkartıp Akça’nın önüne koymaları yeterli…

Hemen “ana” onay verecektir ve buradaki çocukları mevcut yemini kendileri değiştirmiş gibi övüneceklerdir…

O yüzden Doğuş Derya’nın kendini bu şekilde yıpratmasına hiç gerek yok…

Ve benden bir tavsiye, başladığın işi bitirmelisin…

Bitiremediğin takdirde, herkesin maskarası ve Ankara’nın maşası olursun…

Tekrar yazıyorum, Doğuş Derya’nın okuduğu metinde yazan her şeyi uygulamak için elinden geleni yapmak istediğini biliyorum…

Ve süreç içerisinde büyük arızalar(olumlu yönde) çıkartacağına da eminim…

Ancak bunu dün yaptığı gibi geri adım atarak değil, attığı adımın arkasında durarak yapmalı…

Yapmalı ki, bizde buradan ona her türlü desteği verebilelim…

Evet, yazdığı metin doğru...

Fakat arkasında durmaması ve mevcut yemini okuması yanlış…

Bir şeyi ya yapacaksınız, ya da yapmayacaksın…

Bunun ortası yok… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.