1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Örülen çöplükte…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Örülen çöplükte…

A+A-

“Hop” dedin mi gelir…

Zaman öyle bir şey…

Geçer.

Yaşımı düşündüm…

Küçükken, “Bir güne gelmez” derlerdi.

Gülerdim onlara.

Yaşadığım o ana, o güne bakardım.

Geçmezdi bir türlü.

Yıllar geçmezdi.

Ne sakallarımız biterdi, ne sesimiz kalınlaşırdı.

Hele ortaokul, lise…

Bitmezdi bir türlü.

İmtihanlar, dersler, öğretmenler.

Sonra patırtı, gürültü ile bir savaş geçti başımızdan.

Askerler geldiler.

Uçaklar uçtular.

Baf Limanını darmaduman ettiler.

Ekranda film seyreder gibiydi o gün.

Göçmen evlerinden birinin sekisinde oturdum, uçakları izledim.

O seki bugün de var.

Gittiğimde ilk işim o sekiye oturmak.

Arkamı Mutallo’ya vermek.

Denize bakmak.

O lanet günleri bir daha anmak.

Şimdi düşündüm de o günden bu güne tam 40 yıl geçti.

Ve sakallar ağardı.

Saçlar seyrekleşti…

Düşünceler olgunlaşmış olabilir…

Ama güç…

Ne biçim iştir bu.

Yaşlıların dedikleri hep mi çıkacak?

Gençken günler zor geçerken, yaşlanınca yıllar erken.

Çok iyi tanıdığım bir sanatçı var.

Adını söylemem doğru olmaz.

Birkaç yıl önceye kadar aktifti.

Bu yıl da aktif.

Ancak güç düşünce, kulak gidince, müzikle uğraşırsan hele…

Şimdi huzur evinde kalıyor.

Zaman acımasız bir şey...

Zaten acımasız olmasaydı, dünya bugüne kadar zor gelirdi.

Ölüm hiç olmasaydı.

Bir aklınıza getirin.

Herkes dört beş çocuk yapsaydı.

Kim nerede, nasıl oturacaktı?

Zamandan açılmışken.

Erken geçiyor artık.

Ve 29 Haziranda belediye seçimleri var.

“Hop” deyince gelecek o gün.

Ve kim yeni başkan, kim devam edecek, belli olacak.

Vaatlere bakıyorum…

Neler var neler o vaatlerde.

İnsan özenir.

Hemen başkan olsun, o güzel vaatleri görelim ister.

Ki vaatler gün gelince unutulur unutturulur.

Geçenlerde Girne’deydim…

Tepeden yani uçakların dağları yaktığı yerden aşağıya doğru iniyordum…

Virajı tam dönünce karşıma güzelim Girne çıkmalıydı.

Eskiyi düşündüm.

Havası bile başka tüterdi o güzelim kasabanın.

Minareler, apartmanlar, kara dumanlar, arabaların egzoz kokuları …

Adaylara baktım bir daha…

Hepsinde de güzel vaatler var…

Ama kimsede bu ahlaksız yapı birimleri yani apartmanlar, bizlere, coğrafyamıza, ülkemize aykırı yıkılmaları gerekir, demedi.

Diyemez de.

Çünkü ördüğümüz çöplüğün içinde mahkûm olduk.

Çöplük yaşam biçimimize dönüşünce, bir adım ötedeki gül bahçesinden mahrumuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.