1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Otomasyon…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Otomasyon…

A+A-

*23 Nisan çocuklarının oturdukları makamlarda kalmalarını o kadar istedim ki… Ama heyhat!.. O makamları sahiplenenler koltuklarının yanında şahinler gibi bekliyorlardı!..
   * Çevreden sorumlu bakanımız Ünal Üstel “çevreye duyarlıyız” diyor. Yakın çevresine mi bu duyarlılık? Genel çevremiz duyarsızlıktan total lost da!...
   * Nedir Rum komşularımızın bu bilinçsizliği böyle? 14 tonluk altın stokunu satışa çıkaracaklarını duyurduklarında, altın fiyatları sert bir düşüş yaptı. Bu iş böyle yapılmaz. Usulet ve suhuletle yapılır. Hem bakınız, Kıbrıslı Türklere de o altınlarda hak sahibi olduklarını anımsattılar…
   * Eğer eski başkan Cemal Bulutoğluları belediye sarayının bodrumunda altın rezervi bırakmışsa yeni Belediye Başkanımız Kadri Fellahoğlu da belediyeyi kurtarma adına o rezervi satışa çıkarsın. Ama Rumlar gibi dümbül düdük etmesin ki, fiyatı düşmesin altınımızın…
   * Hastane dahil, devlet işleri otomasyona bağlanacakmış!.. Laf… Asıl kendileri otomasyona bağlansınlar ki, başarısız olanları otomatikman gitsin, yerlerine başarılı olabilecekler gelsin…
   * Herkes size hayatın güzelliklerini öğretmekle yükümlü değil. Bazıları da size hayatın kaç bucak olduğunu öğretir…
   * Bazen Cumhuriyet Meclisi genel kurulunda sadece bayan milletvekilleri kalıyor. “Keşke tüm milletvekilleri kadın olsa” diyeceğim gelir…
   * Kimi sendika liderine baktığımda bana emekçi liderini değil, holding patronlarını çağrıştırırlar...
   * Turizm mevsimi açılalı Ercan’a inen turistler alanda VIP ziyafetiyle karşılanıyor. O alana indiğimizde bize bir bardak su bile ikram etmiyorlar oysa… Suçumuz KKTC’li olmak mı?..
   * Ağır ekonomik kriz ve ilgisizlik yüzünden Kıbrıs Türk esnafı da tarih oluyor. Ne kadar acıdır ki, esnafımız da kayıp kültürel değerlerimiz arasına karışacak.
   * Bugün çevrenizde kuş namına bir şey görmezseniz şaşırmayınız. Trafik polislerimiz yurt çapındaki genel kontrolde kuş uçurtmayacaklar da ondandır!... 
   * Şarabın, rakının, viskinin nasıl içileceğinin eğitimi verildi arka arkaya… Peki zivaniyanın eğitimi ne zaman? Uzmanlar “esas zivaniyanın eğitimi verilmeli, çünkü körlük yapan metil içerir” diyorlar… 
   * Ruslar uzaya fare göndermişler. Başa çıkamadığız şu bizim fareleri de göndersinler…
   * Ömer Hayyam’ın bir rubaisini internette tuşladığından dolayı Fazıl Say’ın 10 aylık hapislik cezasına çarptırılmasına neden bu kadar şaşıldı?. Dua edilsin ki, şeriata uygun olarak, o harika parmaklarının kesileceği döneme daha girilmedi…
   * Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Alevi bir milletvekilinin şu soruyu sorması haksızlık mıydı?.. “Cem evlerini zevk evlerine benzetenler neden cezalandırılmaz?.”
  * Fazıl Say’ın mahkûmiyetinden sonra Yılmaz Özdil köşesinde AKP iktidarına alenen ihbarda bulundu: “Hamlet iktidarımıza ters, Othello töre cinayeti işliyor, ‘Pamuk Prenses’ denilen kaltak 7 tane herifle aynı evde yaşıyor, Rapunzel kuleye erkek alıyor.”
   * Şu gök kubbenin altında baki olmayan sadece yaşamlar mı? Dostluklar da öyle!..
   * “Tanrı’ya inanan adam olmak kolay. Asıl zorluk Tanrı’nın inanabileceği adam olmakta.” (Teşekkürler Mesut Günsev.)
   * Haftanın öğüdü Konfiçyüs’ten: “İyi insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve ancak yapabileceklerini söyleyendir.”
   * “Para ile insan ilişkisi aynen şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.” Goethe.
   * Temel’in dünyası: Temel fena halde askıntı olduğu Fadime’den şu sert tepkiyi alır: “Bırak peşimi, ben seni sevemem.” Temel anında yanıt verir: “Olsun… Ben hamsiyi de severim. Hamsinin beni sevmesi şart mı?.”
   * Ve şiir… Oğuz Atay’dan: “Provası yok hayatın / Ne yeniden yaşamak mümkün / Ne de yaşadıklarını silebilmek. / Önemli olan ilk defa değil, / Son defa sevebilmek.”      

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.