1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Oy Trabizon Trabizon
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Oy Trabizon Trabizon

A+A-

Trabzon uçağının doğrudan Lârnaka’ya inmesi, resmen infial nedeni oldu… Oysa Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında doğrudan bir seferi engelleyecek hiçbir uluslar arası kural yoktur.

13 Şubat 1975’te Ercan Havaalanı’nın açılmasından birkaç gün sonra, BM’deki “Kıbrıs Cumhuriyeti Daimi Temsilcisi”, BM Genel Sekreteri ve bütün üyelere birer yazı ile başvurarak, “Kuzey Kıbrıs’ta illegal bir hava alanı ile Türkiye arasında illegal bir havayolları şirketi (KTHY) tarafından, illegal seferler düzenlenmekte olduğunu bildirmiş ve engellenmesini talep etmişti.Uluslararası hava trafiği, 1944 tarihli Chicago Konvansiyonu’na göre düzenlenir ve ICAO tarafından yönetilir.  Söz konusu konvansiyon, devletlerin egemenliklerinin, ülke üstündeki hava sahalarına da etkin olduğunu ve bu alanlardan geçmek ya da bu bölgelere sefer yapabilmek için, ilgili devletin izninin gerektiğini, karar altına alır…  Chicago Konvansiyonu, “savaş halinde bile bu kuralların geçerli olduğunu” karar altına almış, “askeri işgal”in bile bunu değiştirmeyeceğini vurgulamıştır! Kıbrıs Cumhuriyeti, henüz Türkler de devlette temsil edilmekteyken, Chicago Konvansiyonu’na taraf olmuş, sonradan da buna itiraz eden, olmamıştır. Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO)  bu kurallarla çalışmaktadır. Nitekim, 21.12.1967’de Nijerya’nın itirazı üstüne, savaş yoluyla ayrılan Biafra’ya yapılan seferleri, ICAO durdurmuştur. Chicago’nun tamamlayıcısı olan Viyana Konvansiyonu’nda da bu gibi durumlara çare üreten bir düzenleme, yoktur.

ICAO ise 29.12.1986’da, Ercan’ı uluslar arası bir hava alanı olarak kaydetmeyi, reddetmiştir. “Kıbrıs Cumhuriyeti” bununla da yetinmemiş, 30 farklı ülke ile da ayrıca ikili andlaşmalar yapıp, “egemenliği”ni kayıt altına aldırmıştır. Bu sebepten, hiçbir uluslar arası havayolu şirketi, kuzey Kıbrıs’a tarifeli veya charter sefer yapamamaktadır, çünkü Kuzey Kıbrıs’taki fiili yerel otorite, dünya sivil havacılık trafiğini düzenleyen Chicago Konvansiyonu’na taraf, değildir. Taraf olan “Kıbrıs Cumhuriyeti” ise buna izin vermemektedir

Öte yandan, bir “devlet”in tanınmamış olması, o “devlet”in hava trafiği dışında tutulması anlamına gelmez! Hollanda, İsveç ve Avusturya havayolu şirketleri, Demokratik Almanya’yı tanımazdan yıllar önce, Doğu Almanya havaalanlarına tarifeli seferler düzenlemişlerdir. Alman şirketleri de Makedonya’yı tanımadan, Skopje’ye sefer düzenlemekteydiler… Lufthansa, Eritre’nin bağımsızlığı tanınıp, Chicago Konvansiyonu’na taraf olmadan, haftada iki kez, başkent Asmara’ya tarifeli seferler düzenlemekteydi.

Bunun için IATA (Ulusla arası Hava Trafiği Birliği) aracılığıyla Karşılıklı (Bilateral) Anlaşmalar yapılır. IATA, 1945’te Montreal’de kurulmuş bir NGO’dur! Üyeleri, devletler değil, havacılık şirketleridir… Görevi de uçuşların güvenliğini, şirketler arası ve ICAO ile ilişkileri, düzenlemektir. Bu, IATA’nın üyelerine “kuzey Kıbrıs’a sefer yapın” demek yetkisi yoktur ama Avrupa’dan Türkiye’ye touch down yaparak Ercan’a ulaşan seferleri mümkün kılan, THY’nın IATA ile yaptığı anlaşmalardır.

Öte yandan, bildiğiniz adıyla, Taiwan, tanınmış bir devlet değildir ama ikili anlaşmalar aracılığı ile hava trafiğini düzenlemektedir

Koca Çin, Taiwan’a uluslar arası tarifeli uçuş yapılmasına engel olamamaktadır.

Kuzey Kıbrıs havaalanlarını, Chicago Konvansiyonu’nun 10. Maddesini gerekçe göstererek, uluslar arası havaalanı olarak tanımayı reddeden ICAO, her neden ve nasılsa, uluslar arası hukuk ve söz konusu konvansiyon açısından aynı durumda olan Taipei Havaalanı’nı, “Taibei City/Taibei Intl AP, China” adıyla, tanıyor. Gerekçe, “Beijing Hükümeti’nin egemenlik hakları saklı kalmak üzere”, söz konusu ülke ve hava sahası üzerinde de facto kontrolün Taipei hükümetinde olmasıdır. Ama, Taiwan’a yapılan tarifeli/tarifesiz uçuşların şartları, vardır!

1. Taipei’ye yapılan uçuşlar, Çin Cumhuriyeti hükümeti ile yapılan politik anlaşmalara değil, kişisel, ticari ve ekonomik çıkarlara bağlıdır.

2. Havayolu şirketleri Taipei’ye tarifeli seferler yapan bütün devletler, Çin Cumhuriyeti hükümeti ile hiçbir politik ilişki içine girmeyeceğini ve “Tek Çin” devletini tanıdıklarını bildiren birer deklerasyon yayınlamışlardır.

3. Uçaklar hiçbir ulusal amblem, bayrak v.s. taşımamakta, Taipei’ye mülkiyeti devlete ait ulusal havayolları değil, onların alt şirketleri uçmakta, uçuşlar devletten devlete değil, şirketler arası ilişkilerle düzenlenmektedir.

Taipei havaalanına yapılan uçuşlar, ICAO’dan çok; IATA’nın düzenlediği uçuşlar şeklinde devam etmektedir. Ama bu şartlarda!

Yabancı bir uzman “ … IATA nezdinde, Taipei örneği kullanılarak, kuzeyin izolasyonu aşılabilir.” demişti…

Biz Trabzonspor’a kızarak, derimize derman arıyoruz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.