1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Oynamak çocukları tedavi ediyor
Oynamak çocukları tedavi ediyor

Oynamak çocukları tedavi ediyor

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer, oyunun, eğitici, gelişim ve teşhis değerinin yanı sıra tedavi edici yönünün de bulunduğunu belirtti.

A+A-

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer, oyunun, eğitici, gelişim ve teşhis değerinin yanı sıra tedavi edici yönünün de bulunduğunu belirtti.

Prof. Dr. Yavuzer, Çamlıca Çocuk Akademi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) iş birliğiyle, üniversitenin Davutpaşa Kongre Merkezinde düzenlenen "Okul Öncesi Eğitim Sempozyumu"nda, okul öncesi öğretmenlerin çok değerli olduğunu ve vatan için çok önemli işler yaptıklarını belirtti.

Oyunun çocuklar üzerindeki etkisine yönelik sunum yapan Prof. Dr. Yavuzer, şu bilgileri verdi:

"Okul öncesi öğretmenleri çok değerli bir iş yapıyor. Siz çocuktaki gizli yetenekleri bulan, keşfeden çocuğu yönlendiren, onunla da kalmayan, aileyi yönlendiren kişilersiniz. Sizin elinizde böyle bir güç var. Bu nedenle ben sizden bu önemli göreviniz nedeniyle çocuk psikoloğu olarak rica ediyorum, okuyun ve kendiniz geliştirin. Oyunun eğitici değeri, gelişim değeri, teşhis değeri ve terapi yani tedavi edici değeri bulunuyor. Bebekler doğduğundan itibaren oyun oynamaya başlar. Oyun, gerçek dünyayla hayal dünyası arasında bir köprüdür. Duygusal bir doyum sağlar. Oyun oynarken çocuk kendi artılarını eksilerini arkadaşının artılarını ve eksilerini görür. Oyun çocuğun birikmiş enerjisini toplumsal yolda boşalmasına fırsat kazandırır. Duygusal bir doyum sağlar."

"KÜRESELLEŞMEYE AYAK UYDURMALIYIZ"

Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Oktay da yeni kuşakların farklı özellikler taşıdığını kaydetti.

Küreselleşmenin sadece ekonomistleri değil eğitimcileri de ilgilendirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Oktay, "Kürselleşme dünyaya farklı eğitim modelleri, farklı eğitim yöntemleri sunuyor. O zaman bu farklılıklara Türkiye olarak, Türk insanı olarak ayak uydurmak durumundayız. Bunu yaparken de kendi öz değerlerimizi temel almak durumundayız. Aksi takdirde küreselleşme rüzgarında bir yaprak da Türkiye olur. Kendi değerlerimizle birlikte evrensel değerleri de taşımak istiyoruz. Bunlara da sahip olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Oktay, erken eğitimin önemine değinerek, "Çevreye duyarlı bir insan yetiştirmemiz gerekiyor. Bireysel eğitim ya da öğrenmeden öğretmeye doğru değişen öğrenme yaklaşımı giderek önem kazanıyor. Bunu başarabilmek için kişilerarası sağlıklı iletişim kurabilme becerileri yüksek insanları yetiştirmemiz gerekiyor" görüşlerini iletti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.