1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Oyum daha çok ‘vergi’ isteyene!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Oyum daha çok ‘vergi’ isteyene!

A+A-

Ben de Turgay Avcı’dan öğrendim;

Danimarka’da geçtiğimiz ay yapılan genel seçimlerde propaganda döneminde ‘halktan daha çok vergi alacağız ama sağlıkta ve eğitimde daha çok hizmet vereceğiz’ diyen siyasi parti, oylarını en fazla arttıran parti olmuş.

Biz burada kafamızı kumun altına devekuşu gibi gömdük, siyasilerin birbiriyle didişmesini izliyoruz.

Hükümet burnundan kıl aldırmazken, muhalefet ve sivil toplum örgütleri ise tam anlamıyla bal yapmaz arılar gibi…

Gönül ister ki, artık bizde de siyasi partiler seçim öncelerinde bol keseden atıp, hükümet olduktan sonra ele güne rezil olacaklarına, ülke şartlarına göre yapsınlar bu işi…

Örneğin bir parti çıksa ve dese, ‘iktidar olursam, zenginden çok vergi alıp bunu halkın hizmetlerine sunacağım, eğitim ve sağlık gibi hayati önem taşıyan sektörlerde daha iyi hizmetler vereceğim’ dese, hiç ikilemeden bu partiye oy verir, hatta oy kazanması için gönüllü propagandasını bile yaparım.

Yok bu ülkede kasaba politikası devam ettiği müddetçe, bu Pazar seçim olsa, köklü değişimlerin olması uzak bir ihtimal bile değildir.

Önceki gün televizyonda istihdamları konuşurken, elimize gelen ihbarları da isimleriyle canlı yayında dile getirmiştik.

UBP Lefkoşa Belediyesi Üyesi de olan 47 yaşındaki Füsun Özsun’un Tarım Bakanlığı’nda istihdam edilmesini sert bir dilde eleştirmiştik.

Füsun hanım ortak bir arkadaşımız aracılığıyla bize mesaj göndermiş.

Artık zevkle izlediği televizyon programlarımız izlememe kararı almış.

Elbette saygı duyarız bu karara.

Ama hayat şartları ne kadar kötü olursa olsun böyle kişilerin devlette istihdam edilmesine de gönlümüz razı olmaz.

Bu Füsun hanım değil, kendi ailemizden en yakınımız bile olsa, bunları dile getirmek bizim meslek görevlerimiz arasında yer alır.

Hükümet maaş ödemekte zorluk çekiyor ama hala bakanlıkların arka kapısından istihdam yapmaya devam ediyor.

Bir anlamda kendilerine hak verebilirim.

Çünkü, seçimlerden önce ve sonra bu yönde söz verdi, çok zor da olsa bunu yerine getirmeye çalışıyor.

Ama birkaç yüz kişiyi memnun ederken, binlercesini de kırıp geçirdiğini göremiyor.

İşte Avrupalı ile farkımız bu;

Danimarkalı seçmen, kendinden daha çok vergi alacağını söyleyen, ama bunun karşılığında daha çok hizmet vereceğini söyleyen partiyi yüceltip, seçimlere toplumsal olarak bakarken, biz halen kasabalı kafasıyla hareket edip, bireysel menfaatler peşinde kaybolup gidiyoruz.

Çok ciddiyim; ilk seçimlerde çok vergi toplayıp, çok hizmet vereceğini söyleyen parti, benim oyumu alacaktır…

 

Okur Mektubu:

“Hukuk ayaklar altında!”

“Selamlar Levent Bey,

Biliyorsunuz kısa bir süre önce Hakim alımı için Yüksek Mahkeme Başkanlığı münhal ilan etmişti ve bu konuda Barolar Birliği bir uyarı yapıp basınla paylaşmıştı.
Bu uyarıda, mahkemelere ne zaman hakım ve savcı münhali yapılsa, alınacak kişilerin isimlerinin başvurular başlamadan belirlendiği ve hep belli avukatlık ofislerinde çalışanlar, hakim-savcı akrabaları ve iktidar partisinin işaret ettiklerinin alındıkları bilgisi verilmişti.
Ne yazık ki geçtiğimiz gün yine ayni oyunlar oynandı ve isimleri önceden belirlenen kişiler henüz daha yeni avukat olmalarına karşın (sadece 3 yıllık avukatlar hakim yapılıyor!) adları mahkeme koridorlarında kulaktan kulağa seslendirildiği gibi Hakim olarak da seçildiler. Hem de Hakimlik gibi yüksek deneyim gerektirdiği rivayet edilen bir makama.
İşin en acı tarafı da daha başvurular yeni başlamışken, Hakim olarak atanacakların isimlerinin herkesçe öğrenilmesi ve seçim komisyonunun ise hiç istifini bozmadan, yaptıkları (torpil) çok normalmiş gibi, yüzleri bile kızarmadan insan içine çıkarak adalet ve eşitlik dersi vermeleri.
Bu ülkede artık sığınılacak veya güvenilecek liman kalmamıştır. Her yerden pis kokular çıkmasını boş verin, pisliği gözlerinizle gördüğünüzde bile size öyle yüzsüz karşılıklar veriliyor ki kendinizden bile şüphe eder hale geliyorsunuz.
Mahkemelere son 10 yılda yapılan tüm savcı ve hakim atamalarını bir araştırırsanız ve hatta bu atamalardan önce yapılan başvuru kıstası değişikliklerini de görürseniz Mahkemelerde döndürülen dolapları daha yakından anlayabileceksiniz.
Hukukun, bazı hukukçular tarafından ayaklar altında ezildiği güzel ülkemden saygılarımla…”

(Avukat)

 

Okur Mektubu:

UBP’de parti içi hesaplaşma!

“Sayın Levent Özadam ben Mormenekşe köyünden size bu mektubu yazma ihtiyacını duydum bakan Kaşif köylümüz olan Ergün Yahat’ı hastaneden alma nedeni ne gazetecilik ne de hemşireleri gazeteye yazdı diyedir. Bunun tek nedeni Ergün Yahat UBP Kurultayında örgüt yenileme seçimlerinde gerek örgüt gerekse kadın kolları ve gençlik kolları seçimlerinde başbakan İrsen Küçük’e yakın kişileri seçtirdi ve başbakan için köy köy gezip oy topladı. Bunun en basit örneği Ahmet Kaşif’in Şoförünün eşi kadın kollarını oğlu gençlik kollarını UBP Mormenekşe köyü örgüt başkanlığını da Saraycı kesimin desteklediği aday 5 oyla Ergün Yahat sayesinde kazanmıştı. İşte bu gün geldi Ergün Yahat kurultayda İrsen beyi destekledi diye parti içi hesaplaşmadan dolayı Kaşif onu Hemen hastaneden bahane uydurarak uzaklaştırdı ve daha önceden kurultayda  kendisini destekleyen ve iki ay önce işe aldığı Sercan Çavuşoğlu’nu geçici olmasına rağmen hemen Mağusa hastanesine getirip ustabaşı yaptı. Biz UBP’liler burada sayın başbakana soruyoruz parti içi hesaplaşmadan dolayı size destek oldu diye Ergün Yahat’ı feda ettiler. Unutmayın Ergün Yahat seçimlerde UBP’nin basın işlerini de yürüttü. Köyümüzde ve civar köylerde örgüt başkanları kurultay delegeleri bu durumdan rahatsız imza kampanyası ile tepkimizi duyuracağız sayın başbakana, bizler gerçek UBP’liyiz gerçek…”

(Nazan TAŞÇIOĞLU.-MORMENEKŞE)

foto.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Erdal ÖZCENK, dün aniden rahatsızlanan bir hastaya acil serviste iğne vurulmuş ve gönderilmiş. Ancak hastanın apandisiti patlamış. Bu konuda da soruşturma başlatmanız bekleniyor.

Sayın Kemal DÜRÜST, halen Almanya’da gitar çalan bir öğretmen, yurt dışında yaşadığı halde devletten maaş alıyormuş. Bu işe aklımız pek yatmadı, bir araştırın bakalım, eğer doğruysa uçağa atlayıp düşeceğim bu kişinin peşine.

Sayın Tamer ÖZDAŞ, Güzelyurt’ta itfaiye arkasında futbol sahası büyüklüğünde bir arsa almışsınız ve merak konusu olmuş. Bölge halkı soruyor, fabrika mı kuracaksınız yoksa otel inşaatı mı başlatıyorsunuz diye…

Sayın Ahmet KAŞİF, Belçika’da çıkan yeni bir yasaya göre kapalı alanlarda sigara içen kamu çalışanlarını maaşlarından kesinti yapılacakmış. Bu öneriyi tuttum, lütfen bizde de uygulayınız. Özellikle de müdürler yasaya uymuyorlar.

Sayın Ferdi Sabit SOYER, Serdarlı ziyaretinden sonra Vadili halkından mesajlar gelmeye başladı. Onlar da yağışlardan olumsuz etkilenmişler, ziyaret etmenizi bekliyorlarmış.

Sayın Erdoğan ŞANLIDAĞ, uzun bir aradan sonra nihayet araziye indiniz ya ne mutlu size. Partiniz sizden bu sıralar çok şeyler bekliyor. Uzun bir tatilin acısını fena çıkaracağa benziyorlar.  

Sayın Murat KARALAR, Ankara’da önemli dostlarınız olduğunu bilirdik de Cemil Çiçek ve Beşir Atalay ile dostluğunuzu yeni öğrendik. Siyasetteki geleceğiniz bir hayli parlaktır değil mi? Allah muhabbetinizi bozmasın.

Sayın Derviş CANALTAY, geçen hafta doğum gününüz için yapılan partide Börke Kaşif ile yaptığınız düet halen konuşuluyor. Profesyonel şarkıcılara taş çıkartmışsınız. Böyle yeteneklerinizin olduğunu bilmezdik doğrusu.

Sayın Ali Özmen SAFA, sizin gazetenin baskısı mı bozuldu yoksa benim gözlerimde mi bir aksaklık var. Kadroyu güçlendirirken, baskı kalitesi ters orantıda düşüyor, bilesiniz…

Sayın İrsen KÜÇÜK, Genç TV’nin yeni tesislerine yaptığınız ziyarette epey etkilenmişe benziyorsunuz. Ben de dün gezdim binayı, neredeyse kayboluyordum. Ülkenin bütün kanal ve gazetelerini oraya toplasak içini sığar değil mi?

Sayın Turan BÜYÜKYILMAZ, Karadeniz Kültür Derneği olarak devlet babanın yaptığı 10 bin liralık maddi katkı ile neşenizin epey yerine geldiği gözlemleniyor. Diğer dernekler şimdi sayenizde sıraya girdiler ve bahtlarına çıkacak olan katkıyı bekliyor.

Sayın Emir ERSOY, son günlerde kendinizi tamamen çevre sorunlarına verdiğinizi ve bu konuda bir kitap hazırladığınızı öğrendik. Allah inşallah bize de gösterir emeklilik günlerini de kitap yazmaya başlarız.

Sayın Ahmet YÖNLÜER, herkes ne olacak bu Gönyeli’nin hali diye sormaya başladı. Sizi uyarmıştık futbolculara karşı cimri olursanız, onlar da futbol değil evcilik oyunu oynarlar. Hadi bakalım pamuk eller cebe…

Sayın Hasan BOZER, meclis bahçesindeki asmaların altını siyasi partilere araçlarını koymak için eşit bir şekilde bölüştürmüşsünüz. Peki üzümleri toplamak serbest mi, yoksa onlar meclis mutfağına mı inecek?

Sayın Ünal ÜSTEL, Girne’den birkaç yakınınız aradı, telefonlara bakmadığınızdan şikayet edip sitem ettiler. Bu bakanlık ne kadar zor zanaat değil mi? Ne halden anlıyorlar, ne de yoğunluktan…

Sayın Mustafa ÇELİK, havalar serinleyince yeniden ciğer kahvaltılarına başladığınızı öğrendik. Ama bu işe biraz daha ücretsiz yaparsanız ciğer parası ödemekten maaştan size bir şey kalmayacak. En azından siyasetçilerden bari sermayeyi kurtarın.

Sayın Saffet ÖRÜ, bu sıralar tavlada bileğinizi büken çıkmıyormuş. Emeklilik yaradı desenize. Akın Aktunç ve Ahmet Ülker’in sokağa çıkacak yüzleri kalmamış. Bileğinize kuvvet…

Sayın Ahmet ERTAÇ, yeni keşfettiğiniz makarna sosunuzla övünüp durduğunuz söyleniyor. Ancak dostlarınız merakla bekledikleri davetin ne zaman olacağını soruyorlar. Bakalım atıp tutuyor musunuz yoksa gerçekten bu konularda hünerli misiniz?

Sayın Ece EMİN, siz de Alaçatı hayranları arasına katılmışsınız. Yakında orada bir güzellik merkezi açacağınız da söyleniyor. Hiç de fena bir fikir değil yani. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Alihan PEHLİVAN, eve girmeniz bir süre yasaklanmış diye duydum. Olacak artık o kadar. Benim evde bir boş oda var. Bahçe işlerini üstlenmen şartıyla istediğin kadar kalabilirsin. Bulaşıklar da sana ait tabi ki…

 

Günün Fıkrası : Yeni gelin…

Tipik bir maço, tipik güzel bir kadınla evlenmiş. Düğünden sonra adam aşağıdaki kuralları sıralamış :

1 - Eğer istersem evde olacağım canım ne zaman isterse… Bana güçlük çıkarmanı, dırdır etmeni istemiyorum.
2 - Başka türlü söylemediğim sürece her akşam iyi bir akşam yemeği hazır bulmak istiyorum.
3 - Eski arkadaşlarımla ava, balığa, içmeye veya kart oynamaya da gideceğim ve sen karışmayacaksın. Bunlar benim kurallarım yorumun var mı?
Yeni gelin cevap vermiş :
-Hayır, benim için uygun… Yalnız şunu bilmelisin bu evde seks her gece saat 7 de olacak… Sen olsan da olmasan da!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.