1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Özçınar: "Omorfo'nun iadesi söz konusu olamaz"
Özçınar: "Omorfo'nun iadesi söz konusu olamaz"

Özçınar: "Omorfo'nun iadesi söz konusu olamaz"

Güzelyurt Belediye Başkanı Özçınar’ın yanı sıra örgüt başkanları, “Baf’tan gelen insanımız artık buralı oldu, iadesi söz konusu olamaz” dedi

A+A-

Çiğdem Aydın

Rum lideri Nikos Anastasiadis’in “Omorfo verilmezse çözüm olmaz” şartına, Türk tarafından  anında karşılık verildi. Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Diyalog’a yaptığı açıklamada “Komşularımız bizleri hala hiçe sayıyor. Bizler 1976’dan beri burada seçim yapıyoruz, yatırım yapıyoruz” dedi.

Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu, Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Sözcüsü  Şinasi Özdeş, Güzelyurt Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği Başkanı Ulus Ese, Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği eski Başkanı  Abdullah Cangil ve Güzelyurt Kalkındırma Derneği Başkanı Reşat Kansoy da görüşlerini Diyalog’a açıkladı.

Özçınar: Akıncı açıklama yapmalı

Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar, Diyalog’a yaptığı açıklamada şunları aktardı: “Bu konuya gelmeden önce şunu belirtmek isterim Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos Güney Kıbrıs’a ziyarette bulunacak ve Güzelyurt hemşerilik beratı alacakmış. Sözde Omorfo Belediye Başkanı  ve meclisi öyle bir karar almış! Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bu konuda açıklama yapmalıdır. Komşularımız hala bizi hiçe sayıyor. Oysa bizler 1976 yılından beridir, Güzelyurt’ta yerel seçimlerimizi yapıyoruz, Güzelyurt halkı da yöneticilerini seçiyor.  Bizler 1976 yılından beridir buradayız. Koskoca Yunanistan Cumhurbaşkanı bu ünvanı  nasıl kabul eder anlamıyorum. 

Bıraksınlar da kendi hemşerilerimizi  belirleme hakkı da halkı tarafından seçilmiş bizler tarafından belirlensin. Çok net söylüyorum. Güzelyurt halkının meclisinin böyle bir kararı yoktur... Diğer konuya gelince tabi uzun yıllara dayalı bir politikadır Güzelyurt onlar için ve bunu gütmeye devam ediyorlar.  Bilinmesi gerekir ki  artık 1974’ün Güzelyurt’u değildir burası, yatırımlar yapıldı genişledik. Hem sonra buraya gelen eşdeğerci yurttaşlarımız Güneyde mallarını bırakarak geldiler yerleştiler. Burayı yurt vatan bildiler yaşamlarını yeniden burada kurdular. Burada doğdular burada öldüler yani insani açıdan da bu istekleri olmaz. Olası bir referandum da varsa olacaksa Güzelyurt değil sadece tüm halk nerede ne olacağını net biçimde anlamalı ve ona göre kararını vermelidir. Ama Güzelyurt’un her zaman Rumların oyalama malzemesi olmasından halk yorulmuştur ve bu durumu da kabul etmemektedirler.” 

Alioğlu Otursunlar beklesinler 40 yıl daha… 

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Ali Alioğlu da Anastasiadis’e cevap olarak şöyle dedi, “Otursunlar beklesinler 40 yıl daha… Biz 74 sonrası buraya geldik burasını hasbel kader kendi toprağımız bildik. Yatırımlarımızı iyi ya da kötü buraya yaptık. Evlerimiz burada, hayatlarımızı burada kurduk. Bu kararı bu bölgede yaşayan insanlarımız verecek, bir referandum yapılacak neticede, fakat bu referandum yapılacaksa bile bizlere akıbetimizin ne olacağı önceden söylenmelidir. İnsanlar neye evet neye hayır dediklerini net biçimde bilmelidirler. Hiç kimsenin aklında tek bir soru işareti bile kalmamalıdır. Rumlara bakarsanız, onlar her yeri isterler. Güzelyurt, Girne, Mağusa her yeri isterler. Güzelyurt’un neresinden medet umuyorlarsa ben de orasından medet umarım. Eski nesil zaten artık yok. Benim hayatım buradadır. Bu yaştan sonra göçmen olsak nereye gideceğiz. Gidip nerede öleceğiz,  kim söyleyecek buna kim karar verecek? Bu konuda Cumhurbaşkanımız daha açık ve net konuşmalıdır. Halkı da, bizi de net bir şekilde aydınlatmalıdır..”

Özdeş Omorfo’nun altını üstüne çeviririm 

Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Sözcüsü Şinasi Özdeş ise Anastasiadis’in açıklamasına sert sözlerle cevap verdi. Özdeş, “Bu hususta biz Omorfoyu  terketmek istemiyoruz. Eğer bir gün böyle bir şey olacaksa Omorfo’nun altını üstüne çeviririm. 24 saatte Güzelyurt’un altını üstüne çeviririz. Çocuklarımız burada doğdu onlar Güzelyurtludurlar. Bu toprağa sahip çıktık ve bu topraklarda yaşamak istiyoruz. Omorfo momorfo yok bizim kitabımızda bizimdir. Görüşmeciler tazminatla çözsünler, Güneyde bıraktığımız topraklara karşılık takas önersinler, bu topraklarda yaşayan herkes göçmendir. Bu topraklara hepimiz yaşamlarımızı mallarımızı bırakarak geldik neredeyse bir çoğumuz üçüncü kez göçmen olduk, buraya gelebilmek için hayatımızı tehlikeye attık vazgeçmeyiz, başka bir defa göçmen olmak istemiyoruz” dedi.

Ese: Bu mesele artık tartışılmaz

Güzelyurt Esnaf ve Zanaatkarlar Birliği Başkanı Ulus Ese ise, “Güzelyurt’taki insanlara 74 ten beridir işkence yaparlar. İnsanlık suçudur. Bu belirsizlik bizlerin psikolojisini bozar. Dünyanın hangi yerinde insanlar evlerinden bahçelerinden her an olabilecekmiş gibi yaşar? Ama bu durumu Güzelyurtluya verildi. Bu mesele artık tartışılmaz Güzelyurt’un kararı bizlere aittir. Bizi bu belirsizlikte yaşatmaları bir işkencedir. Kınıyorum bu suç işlenmeye devam ediyor. Buna yetkililerimiz artık müsaade etmemelidir” şeklinde konuştu.

Cangil: Ben de Baf’ı isterim

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticileri Birliği eski Başkanı Abdullah Cangil ise Anastasiadis’e, “O zaman be de Baf’ı isterim” diyerek cevap verdi ve şunları söyledi, “Herkes bir şey söyler, ben de söylerim ben de Baf’ı isterim. Baf’ı vermezlerse çözüm olmaz. Ben de aynen böyle söylüyorum. Toplum olarak bizi bitirdiler, dalga mı geçerler bizimle, çözüm olsa ne olur olmasa ne olur. Güzelyurt ile ilgili herkes siyaset yapar ben buna artık alet olmak istemiyorum. İkide birde Güzelyurt verildiydi, veriliyordu derken bizi bitirdiler burada yaşayan insanları bitirdiler yazıktır artık günahtır. Ben de Baf’ı isterim Baf verilmezse çözüm olmaz derim var mı beni duyan dinleyen…” 

Kansoy: Bu çözüm veya barış dili değil…

Güzelyurt Kalkındırma Derneği Başkanı Reşat Kansoy ise şunları kaydetti,  “Ben bu Haralambosa cevap vermekten sıkıldım artık. Biz çok açık ve net söyledik kırmızı çizgi diye insani bir durum olamaz. Bu çözüm veya barış dili değildir. İyi niyet varsa bir alın teri akıtılacaksa karşılıklı anlayış ve empati  olmalıdır. İnsani duygusal değerlerin ön plana çıktığı toprak ve mülkiyet konusunda da insani olarak değerlendirme gerekiyor. Güzelyurt Kıbrıslı Rumlara ve Kıbrıslı Türklere yetecek verimli topraklara sahipti fakat iki tarafın da lehine olacak şekliyle olmalıdır. Müzakerelerde Güzelyurt masası kurulsun iki toplumun da şehir planlamacıları ortak bir komite kursun ve iki toplum birlikte bu yatırımın olmadığı bakir kalmış bölgeyi yeniden Federal bir kent haline nasıl getirebileceklerini konuşsunlar. 42 yıl geçti aradan  ve birçok insan 74’ten sonra gelen insanlar duygusal bağ kuramadı evet ama 74’ten sonra bu topraklarda doğanlar duygusal bağ kurmuştur bunlar nerede yaşayacak, nerede işleyecek? Neden bırakıp gitsinler bu insani mi olur? Tahliye edilmek hem maliyetlidir hem de psikolojik açıdan insanları ciddi travmalara sürükler, bu belirsizliğe Güzelyurtlu Kıbrıslı Türkler evet demeyecektir. Geleceğini görmüyorsa, geleceğinde nasıl geçineceğini, nerede nasıl yaşayacağını görmüyorsa neden ve neye evet desinler..” 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.