1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Özelleştirmenin kısa tarihi…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Özelleştirmenin kısa tarihi…

A+A-

Avrupa Birliği halkımızın büyük çoğunluğunca idol olarak benimsenmiştir. Öngörümüz AB’nin yoluysa özelleştirmeden neden bu denli nefret edilir öyleyse? AB’de devletçilik sisteminden eser yoktur. AB özel girişimciliğin ve serbest piyasa ekonomisinin özgür coğrafyasıdır. AB, kendini idol olarak alanlara da bu sistemini adeta dayatır.
  
Demek ki, hem AB’yi hedef ve idol olarak benimsemek, hem de özelleştirmeden nefret etmek paradokstan başka bir şey değildir.
  
Ama burada azıcık duralım. Çünkü bu yargıya varmadan önce, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki özelleştirme serüvenine, kısacık bir tarihin penceresinden  göz atmakta yarar var.

     *       *       *

1974 savaşından sonra kendi coğrafi sınırlarımızın içinde kalan tüm ekonomik değerler devletleştirilmişti. Sanayi, turizm ve tarımsal alanlar birer devlet işletmesine dönüştürülmüştü. Böylece ortaya Sanayi Holding, Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri ve Devlet Üretme Çiftlikleri (DÜÇ) gibi önemli kurumlar çıkmıştı. Kısa adı KİT olan Kamu İktisadi Kuruluşları şemsiyesi altında bir yığın devlet işletmesi ekonominin çarkını çevirerek toplumu savaş koşullarından esenliğe çıkarma sürecine girmişti. Ne heyecanlı ve ne umutlu günlerdi o dönem!.. Bu modelin çalışanları arasında yer alan binlerce kişi birer devlet memuruydu. Sosyalist ya da Komünist değildik ama, o düzenlerdeki ekonomik modele benzer bir sistemimiz oluşmuştu. Aç ve açıkta insanımız kalmamıştı.
  
Sistem bir süre verimli çalıştı. Önemli tesisleri Haspolat bölgesinde bulunan Sanayi Holding sayesinde ülkemiz bir hafif sanayi beldesine; Kıbrıs Türk Turizm İşletmelerinin Girne ve Mağusa’daki turizm tesisleri sayesinde Türk bölgesi keşfedilmeye açık bir turizm alanına, devlet üretme çiftlikleri sayesinde toplumca kibutzlarıyla kalkınan bir İsrail modeline dönüşmüştük.
Toplumumuzda ilk önemli sendikalaşma hareketlerinin temeli de işte o günlerde atılır. Var olan sendikalar ise güçlenir. Bugün hâlâ sahnede olan kimi sendikalar, o günlerin eseridir. Çünkü devlet işletmelerinde sendikalaşmak her zaman kolay olmuştur. Marifet özel sektörde sendikalaşabilmektir!..
  
Sendikaların varlıklarını duyumsatabilmek ve tabanlarını sağlam bir zeminde genişletebilmek için giriştikleri eylemeleri gerekçe gösterenler KİT’lerin dağıtılıp özelleştirilmesi düşüncesini yürürlüğe koyarlar. KİT’lerin tesislerini ele geçirmek için fırsat kollayan iç ve dış sermaye çevreleri, karar mekanizmasındaki etkin kişilerle birlikte özelleştirme kampanyasını başlatırlar. Toplumun elindeki ekonomik kurumların bir furya halinde elden çıkarılması işte o evrede başlar. Güvenilir çağdaş yasaları hazırlanmadan tetiklenen bu ilkel özelleştirme furyası içinde Sanayi Holding, Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri ve Devlet Üretme Çiftlikleri başta olmak üzere KİT’ler özel sermayenin eline geçer, ya da başarısız ve basiretsiz uygulamaların  sonucu olarak yok olup gider. Nice savaş ve dönem zengini bu evrede oluşurken, sendikal hareket de büyük kan kaybına uğrar. Çünkü sendikalar, çok sayıda üyesini ve etkinlik alanlarını kaybetmişlerdir.

     *       *       *

Özelleştirme fiyaskolarının böylesine utanç verici tarihi olan bir ülkede, bu ülke insanlarının çoğunluğu AB normlarına hayran olsa da, elbette ki özelleştirme girişimlerine nefret ve korkuyla bakacaktır. Çünkü bu ülkenin insanları birer verimli devlet istihdam alanı olan KİT’ler elden çıkarıldıkça ülkeye yabancılaşmanın, işsizliğin, yoksulluğun ve sendikal yıkımların nasıl geldiğini bizzat yaşayarak görmüştür.
  
Acı olan şu ki, 80’li yıllardan beri birer verim ve istihdam alanı olan kamu iktisadi kuruluşları tarumar edildiği halde, çağdaş içerikli bir özelleştirme yasasının yapılması inatla ihmal edilmektedir. Devletsel ve bireysel hakları koruyucu bir özelleştirme yasası yapılsa büyük olasılıkla bu travmatik süreçleri yaşamayacaktık. Her şey gelişigüzel, günü birlik ve şaibeli kararlarla ve de baskın basanındır havasında yapılmakta… 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.