1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Özerkleşme!
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Özerkleşme!

A+A-

 

Hükümet ile grevdeki El-Sen arasında anlaşma sağlandı.

 

Buna göre, KIB-TEK özelleştirilmeyecek, özerkleştirilecek.

 

Bakanlar Kurulu’nun aldığı kararın Resmi Gazetede yayımlanmasıyla grevini kaldıran sendika, taleplerinin kabul edilmesini olumlu karşıladığını açıkladı.

 

Başbakan da grev devam ederken ilan ettiği münhalin grevle ilgili olmadığını, sendikayla uzlaşı neticesinde istihdam açığını kapatmak üzerine yapıldığını açıkladı.

 

Böylece her iki taraf da süreç içerisindeki yasal zeminlerini yeniden oluşturdular.

 

Sendika Bakanlar Kurulu yasağına rağmen sivil itaatsizlik yaparak devam ettiği grev neticesinde çalışanların ceza almamasını sağladı.

 

Hükümet kanadı da yasayı çiğneyerek grev koşullarındaki iş yerine istihdam yapılmasını sendika üzerinden meşrulaştırmış oldu.

 

“İflas noktasındadır Haziran’a kadar batar” denilen kuruma, 36 kişi daha istihdam edilmiş oldu.

 

Başbakan aynı zamanda kurumun özerkleştirilmesi konusunda da sendikayla uzlaştıklarını açıkladı.

 

Bu durumda sormak gerekiyor.

 

Sendika bu konuda aylardır sürdürdüğü çalışmalarını ve özerkleştirme temelindeki yasa çalışmalarını hükümet kanadıyla paylaşmıştı. Konuyla ilgili defalarca panel ve seminer düzenlemişti.

 

Neden bugüne kadar kurumun özerkleştirilmesi yönünde ortaya konulan görüşler dikkate alınmadı ve günlerce sendikayı dövme anlayışı üzerinden halkı da mağdur eden bir sürece izin verildi?

 

Aslında hükümet en başından sendikayı yıpratma politikası yürüttü. Grevi yasaklamak için 24 saat beklemesi de sonrasında AKSA’dan işçi taşıyıp münhal ilan etmesi de bununla birleşti.

 

Medya etkisini de kullanarak aslında bir hükümetin sorumluluğunda olan hizmetleri tamamen sendikanın sorumluluğuna yükledi.

 

Hükümetin bu uzlaşı arayışında samimi olduğunu söylemek zor. Ancak umalım ki, samimiyet kurumun özerkleştirilme temelinde yeniden yapılandırılmasında gösterilir.

 

Sendikalar açısından ise, özellikle 30 Ocak mitingine giderken toplumsal destek sağlama, dahası sendikal temelde geniş bir birliktelik oluşturma konusunda sıkıntılar yaşanabilir.

 

Tel-Sen grev yasağı nedeniyle bu eyleme sendika bayrağı altında katılmayacaklarını açıkladı. Grevler nedeniyle oluşan tepki, tarafların uzlaşısına da eklendiğinde, Toplumsal Varoluş noktasında çok özel yeni bir şey söyleyecek, gündem yaratıp yaptırım oluşturacak bir eylem gerçekleştirmek, sendikalar ve muhalefet açısından zor görünüyor.

 

Ancak bu tabii ki uzun zamandır dile getirilen varoluş temelindeki endişelerin ortadan kalktığı ya da anlamsızlaştığı anlamına gelmiyor.

 

Dönemin Başbakanı Ferdi Sabit Soyer anlatıyor, canlı yayında;

 

“TC Ulaştırma Bakanı, aradı bizimle görüşmek istediğini söyledi. Tabii ki görüşelim dedik. Ancak benim ilgilimi en çok çeken Bakan’ın AKSA Yönetim Kurulu Başkanıyla birlikte AKSA’ya ait özel uçakla gelmesi oldu.”

 

İşte bu görüşmede elektriğin özelleştirilerek AKSA’ya verilmesi talebinin bizzat hükümete iletildiğini kendilerinin ihale talebinin ise yine AKSA tarafından ilginç bir teklifle cevap verildiğini anlatıyor.

 

Buna göre 36 milyonluk maliyete karşılık, bu ihaleye AKSA, 26 Milyon teklifle girer. İhaleye katılan diğer şirketlerin dava tehdidi karşısında da hükümet geri adım atarak, sonradan faturalara ek maliyet olarak yansıttığı santral alımını kendisi gerçekleştirir.

 

Ama o çevrelerin bu karardan memnun olmazlar!

 

Soyer şimdi de Türkiye’de bazı üst düzey yetkililerin “sonunuz CTP gibi olmasın” tehidinde bulunduğunu anlatıyor, UBP’ye.

 

Şüphesiz ki bunlar önemli açıklamalar. Keşke çok daha önce yapılmış olsaydı.

 

Şimdi Türkiye yetkilieri başta olmak üzere, AKSA’nın da bu açıklamalara cevap verme borcu vardır.

 

Açıklanan rakamlara bakılırsa AKSA faaliyete başladığı zamandan bu yana zarar beyan ediyor.

 

Peki o zaman bu kadar zarara rağmen neden çalışıyor?

 

Zarar eden bir şirketin sözleşmesi neden yenilenmeye devam ediyor?

 

AKSA maliyetin de altında bir ihale teklifi ile ne hedefliyor?

 

Daha da önemlisi Türkiye yetkilileri ile ilişkisi nedir ki, özel uçaklarda özel tekliflerinin taşımacılığını yaptırıyor?

 

Sanırım hem bu sorular hem de cevapları, içinde bulunduğumuz ortamın, siyasetin etkisizleştirilmesinin, vesayetin ve varoluş tehdidinin de gerçek yüzü.

 

 

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.