1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Özersay: “Cumhurbaşkanlığını gözlemledim”
Özersay: “Cumhurbaşkanlığını gözlemledim”

Özersay: “Cumhurbaşkanlığını gözlemledim”

Özersay12 yıldır üç cumhurbaşkanı ile çalıştığını ifade etti

A+A-

Ceren Ercih

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde harcanan paranın topluma açık bir şekilde şeffaf bir hale dönüştüreceğini ifade eden Cumhurbaşkanı adayı Do. Dr. Kudret Özersay, Erkan Eğmez’in Kıbrıs gündemi programına konuk oldu. Cumhurbaşkanı olduğunda yapacaklarını aktaran Özersay, aynı zamanda müzakere sürecinden ve yapılması gerekenlerden de bahsetti. 

“CUMHURBAŞKANLIĞININ ÖNEMLİ BİR ROLÜ VAR” 

“Görevimi yeri geldiğinde geri verip, köy köy gezip, temiz toplum, temiz siyaset ve şeffaflık için verdiğim mücadele cesaretimin derecesini ölçmek için yeterli bir mücadeledir. Maraş’la ilgili olarak söylediklerimde buna dahildir. Bunu kolay kolay kimse söyleyemez” diyen Özersay, Cumhurbaşkanlığı görevine gelmesi durumunda işin ehli olmayan, sicili temiz olmayan kimseyi atamayacağını söyledi. Kamu Hizmeti Komisyonu’nun kamuya yapılacak olan istihdamlarda çok önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Özersay,“Kamuda herhangi bir daireye kamu görevlisi olarak girilecekse kamu hizmeti komisyonu sınavlar yapar. Kamu hizmeti komisyonun başkanı ve üyelerini de cumhurbaşkanı atar. Dolayısıyla cumhurbaşkanı eğer bu komisyona gerçekten tarafsız ve işin ehli olan birini atarsa kamuda bir düzelme sağlanabilir. Cumhurbaşkanı bakanlarla ilgili toplantılarda başkanlık edebilir. Bugüne kadar cumhurbaşkanları sadece müzakere ilgili bilgi vermek için bakanlar kurulana gittiler. Öz saygımızı yeniden kazanabileceğimiz şekilde artık bu kurumları yeniden çalışabilir hale getirebilmemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanlığının da bu konuda çok önemli bir rolü vardır” dedi. 

“ÜLKENİN İYİ YÖNETİLMESİNİ SAĞLAYACAK NOKTAYI GÖRÜYORUM” 

Özersay sözlerini şöyle sürdürdü: “Kıbrıs Türk siyasi yaşamı için önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimi bir kırılma noktasıdır ve bu değişikliği gerçekleştirmemiz durumunda ciddi bir değişiklik olacağı konusunda hiçbir tereddüttüm yoktur. Müzakerelerde yer almış üç cumhurbaşkanı ile de çalışmış biri olarak cumhurbaşkanlığının nasıl olması gerektiğini de nasıl olmaması gerektiğinide 12 yıldır bizzat gözlemlemiş birisi olarak iyi bir biçimde bu ülkenin geleceğine ışık tutabilecek bir biçimde daha iyi yönetilmesini sağlayacak bir nokta olarak görüyorum. Kudret Özersay adaylığı bu çerçevede ortaya çıkmış bir adaylıktır. 

“MÜZAKERELERDE ROL ALDIM” 

Müzakerelerde yer almaya rahmetli Denktaş ile birlikte başladım. O dönemde müzakere heyetinin üyesiydim. Daha sonra Sayın Talat ve Sayın Eroğlu ile sürekli olarak müzakerelerin içerisinde aktif rol aldım. Sayın Eroğlu döneminde önce özel temsilci oldum daha sonrada müzakereci olarak görev yaptım. Doğrudan doğruya sorumluluk benim sırtımdaydı. Artan bir sorumluluk süreci yaşadım. 

“TANINMA BİZE BAĞLI DEĞİL” 

Herkes aslında burada ayrı bir devlet olduğunu biliyor ama tanıma da yine tanıyanın iradesine bağlı bir şeydir yani KKTC’nin tanınması Kıbrıs Türk’ünün iradesinde olan bir şey değildir. Başkasının iradesine bağlı bir şeydir. Biz artık Kıbrıslı Türkler olarak başkasının iradesine bağlı olan şeyleri bütün hayatımızı dayayamayız. Biz 46 yıl boyunca ne yaptık? Kıbrıs sorunu ya bugün çözülecek, ya yarın çözülecek diye sürekli müzakere yaptık. Sonuç alıcı değil sırf müzakere etmiş olmak için devam eden bir müzakere sürecine dönüştüyse bizim yapabileceğimiz en önemli şey artık bu müzakereleri hayatımızın merkezine oda noktası yapmaktan çıkarmamız lazım. Toplumsal enerjimizi sadece buna harcadığımız için belki de içeride yapılan yolsuzlukları, içerideki kötü yönetimi, içerideki partizanlığı yeterince konuşmayacak ve o konuda siyasilerimizi ve hükümetlerimizi yeterince denetleyemeyeceğiz en büyük sıkıntımız o. Bunu artık hayatımızın merkezi olmasından çıkarmamız lazım. çünkü bu sadece bizim irademize bağlı bir şey değil. ne yapacağız? Müzakereyi en iyi biçimde yapacak, bu konuda tecrübesi olan bir cumhurbaşkanı seçeceğiz. 

“İŞİN EHLİ BİR CUMHURBAŞKANI SEÇELİM” 

Müzakereleri en iyi şekilde yapabilecek işin ehli olan bir cumhurbaşkanı seçelim. Müzakerelerin dışında Kıbrıslı Türkler olarak Kıbrıs’ta bazı konularda tarafların iş birliği yapması için yeni model ve öneriler geliştirelim bunun içerisine sadece ticaret ve turizm olmasın. Enerji ve doğalgaz konusunda bu iş birliğini yapmak için ısrarla devletten devlete iş birliği yapmak yerine bir bakıma şirketleri de kullanarak bir biçimde bu iş birliğini yapabileceğimize inanıyorum.Biz içeride iyi olmak zorundayız. Bizi yönetenler siyasi liderlik gösterip bu ülkenin ve Kıbrıs Türkü’nün dış ilişkilerini geliştirmek durumundadırlar. Sadece müzakerelerden ibaret bir dış ilişkileri olamaz. 

“DOĞRU BULMUYORUM” 

Biz masadayız, müzakereye hazırız şeklinde bir yaklaşımı doğru bulmuyorum. Çünkü nasıl olursa olsun müzakereye biz varız gibi anlaşılabilir bu. Yapmamız gereken şey şu biz artık bu kadar senedir sonuç üretmeyen bir müzakere içerisinde kendimizi bulduk. Mademki askıya alıyorsun o zaman yeniden başlayacaksa sonuç alıcı bir müzakere olacak bu. Ben takvimlenmiş bir biçimde sonuç alıcı bir şekilde sonuç alınmış müzakere sürecinde tam da bu aşamada ısrar edilmesi kanaatindeyim. 

“RUM TOPLUMU İLE RUM LİDERLERİ BİRBİRİNDEN AYIRMAK GEREK” 

Biz Rum tarafı ile Maraş’ı Denktaş Bey zamanından beri çok müzakere ettik. Tüm bu müzakerelere rağmen sonuç almadık. Oysa benim söylediğim şey şu; bu konuyu müzakere etmeksizin Kıbrıs Türk kontrolünde olan bir bölgeden bahsediyoruz. Burada Rum toplumu ile Rum liderleri birbirinden ayırmak gerekiyor.” 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.