1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Özgür: “Mahkeme kararı eşitsizlik doğurdu”
Özgür: “Mahkeme kararı eşitsizlik doğurdu”

Özgür: “Mahkeme kararı eşitsizlik doğurdu”

Birikim Özgür: “Meclis'in devreye girmesi sayesinde bu eşitliksiz de ortadan kalkmış olacak”

A+A-

Özge Kizir

CTP Milletvekili Birikim Özgür, muhaceret ve seyrüsefer affında ara emri alınmasıyla birlikte vatandaşlar arasında eşitsizlik ortaya çıktığını, ancak düzenlemenin yasallaşmasından sonra eşitsizliğin ortadan kalkacağını söyledi. 

Maliye eski Bakanı ve Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Birikim Özgür Haberal Kıbrıslı gazetesine çeşitli değerlendirmelerde bulundu. Öncelikle Muhaceret ve Seyrüsefer affına mahkemeden ara emri alınması konusunda açıklamada bulunan Özgür, pratikte vatandaşa yansımasının olmayacağını belirtti. Özgür,

“Yasama organını hiçe sayarak atılan adımlar zaten ara emri kararı ile durduruldu. Pratikte bunun vatandaşa yansıması olmayacak. Meclis artık açılmış bulunuyor ve bu yasa gücünde kararnameler ilk fırsatta hükümet tarafından meclis gündemine getirilecek ve mecliste yasalaştırılacak. Bu çerçevede sıkıntı da ortadan kalkmış olacaktır” dedi.

“Düzenlemeler yasalaştıktan sonra vatandaşlar, mağdur olmayacakları şekilde bu ödemeleri yapmaya devam edebilecekler”

Bu düzenlemelerin bir süre sonra tekrar başlayabileceğine dikkat çeken Özgür, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani düzenlemeler yasalaştıktan sonra herhangi bir vatandaş mağdur olmayacağı şekilde bu ödemeleri yapmaya devam edebilecek. Çünkü bu mahkeme kararları ile bir eşitliksiz de gündeme gelmiş oldu. Meclisin devreye girmesi sayesinde bu eşitliksiz de ortadan kalkmış olacaktır.” 

“Bu sadece Kıbrıs Türk halkının vereceği bir karar değildir”

Müzakerelerle ilgili olarak değerlendirmede bulunan Özgür, iki liderin New York’ta 2016 içerisinde çözüme ulaşılmasına ilişkin bir kararlılık ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Lakin bizim üzerimize düşen görev, ilk olarak Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili bir dolaylı vesayetten bahsetmektir. Bu sadece Kıbrıs Türk halkının vereceği bir karar değildir. İşin -öncelikli olarak- Kıbrıs Rum tarafı ve garantörler bacağı da vardır. Dolayısıyla bize düşen görev yapıcı tavrımızı sürdürmek, masadan kalkmayacak şekilde Kıbrıs sorununun çözümüne dönük yaratıcı alternatifler masaya koymak ve işin diğer unsurlarının da çözüme hazır olması yönünde müzakere masasında onları motive etmektir.” 

“Çok umutlu konuşamıyoruz”

Özgür, sözlerine şöyle devam etti: 

“Elbette bu aşamada çok umutlu konuşamıyoruz. Kıbrıs Rum tarafının 2016 yılı içerisinde bir çözüme ulaşılmasına dair bir kararlılık içerisinde olmadığı gibi de bir gözlemimiz vardır. Bu bakımdan Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in liderlik sergilemesi gerekiyor gibi bir sonuç çıkmaktadır. Anastasiadis’in liderlik sergilemesi halinde niye bir çözüm olmasın? KKTC olarak bizim çözüme inancımız tamdır. Kıbrıslı Türkler dünyadan tecrit edilmiş bir şekilde yaşamayı hak eden bir halk değildir.

“Bizim müzakere sürecine yapıcı katkımız uluslararası kamuoyu tarafından da bilinmektedir”

Bizim müzakere sürecine yapıcı katkımız uluslararası kamuoyu tarafından da bilinmektedir. Şu anda içinden geçmekte olduğumuz süreçte Türk tarafını suçlayan herhangi bir yaklaşımı da gözlemlemedim. Bu çok pozitif bir durumdur. Bu çerçevede de ben iki lidere başarılar dilemek istiyorum. Umarım en kısa zamanda Kıbrıs sorununun çözümünü sağlarlar.”

“Liderler federal çözüm için çalışmaya devam etsin”

Kıbrıs Türk halkının iyi bir yönetimi hak ettiğini vurgulayan Özgür, “Kıbrıs Türk halkı çözüm olsa da olmasa da iyi bir yönetimi hak ediyor. Bu bakımdan liderler federal çözüm için çalışmaya devam etsin. Ancak diğer taraftan bizim, kendi ayakları üzerinde durabilecek bir yapıyı oluşturmak adına ne gibi reformları hayata geçirmemiz gerektiği hususunda kamuoyunun, gerek basın camiasının, gerekse toplumdaki bütün farklı kesimlerin bir duyarlılık içerisinde olması çok büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.

“Bu Türkiye ile ilişkilerimizi de zehirleyen bir konudur”

Toplumun denetiminin ve yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Özgür, “Siyaset üzerinde doğru yönde baskı oluşturması gerekiyor. Siyasetin günübirlik bir takım çıkar ilişkilerini değil, geleceğimize yatırım anlamı taşıyacak köklü reformlarla bu ülkeye hizmet etmesini sağlamak gerekiyor. Bu açıdan toplumun denetimi ve yönlendirmesi hayati önem taşır. Mali yönden kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapıya sahip değiliz. Bu Türkiye ile ilişkilerimizi de zehirleyen bir konudur” ifadesini kullandı.

“Türkiye ile sağlıklı ilişkiler öngörüyorsak…”

Türkiye ve KKTC’nin protokolleri, karşılıklı taahhütlerini yerine getirecek şekilde ele almasının çok önemli olduğunu belirten Özgür, “Türkiye ile sağlıklı ilişkiler öngörüyorsak ve desteğinin bizim kendi ayaklarımız üzerinde durabilecek bir yapıya kavuşmamız için kullanılması niyetindeysek bu noktada protokollerin doğru algılanması önemlidir.Gerçekçi zeminde ve her iki tarafın da karşılıklı taahhütlerini yerine getirecek şekilde protokolleri ele alması bana göre çok önemlidir” dedi.

“Türkiye ile imzalanan protokollerin uygulanıp uygulanmayacağını yakından izleyeceğiz”

Özgür, sözlerine şöyle devam etti: 

“İki taraftan bir tanesi eğer protokollerdeki taahhütlerini göz ardı eder, yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina ederse, bundan hem toplumumuz reformların hayata geçirilememesi nedeniyle zarar görür, hem de Türkiye ile ilişkilerimiz zarar görür. Bu da kimsenin çıkarına değildir diye düşünüyorum. Bu bakımdan biz bu süreçte hükümeti Türkiye ile imzalanan protokollerin ne kadar iyi algılandığı ve uygulanıp uygulanmayacağı gibi hususları da yakından izleyeceğiz.”

“Ara dönemden geçiyoruz”

Meclis olarak farklı bir dönemden geçmekte olduklarını ifade eden Özgür, “Aslında içinden geçtiğimiz süreci siyaseten ‘ara dönem’ gibi ifade edebiliriz. Bir azınlık hükümeti şu anda yürütme erkini elinde bulunduruyor ve mecliste en büyük parti konumunda da CTP vardır. Tabii ki bu süreçte hükümetten bizim köklü reformların hayata geçirilmesi anlamında çok beklentimiz yoktur” şeklinde konuştu.

“Ülkeye ve halkımıza zarar vermeyecek şekilde bu ara dönemi tamamlamalarını ve seçim sürecine geçilmesini umuyoruz”

Özgür, sözlerine şöyle devam etti: 

“Ancak ülkeye ve halkımıza zarar vermeyecek şekilde bu ara dönemi tamamlamalarını ve artık seçim sürecine geçilmesini umuyoruz. Bu süreçte ise biz meclisin denetim fonksiyonunu en güçlü şekilde yerine getirmesi adına yoğun bir çalışma yürüteceğiz.”

“Denetimin yeterli olup olmadığını zaman içerisinde göreceğiz”

Hükümeti denetim mekanizması konusunda açıklamada bulunan Özgür,“Denetimin ne kadar yeterli olup olmadığını zaman içerisinde göreceğiz. Özellikle kendi partimiz açısından biz konuda çok yoğun çalışacağımızı ifade edebiliriz. Elbette ki sorumlu muhalefet anlayışıyla bu faaliyetlerimizi yerine getireceğiz. Eğer ülkenin ve halkın çıkarına olacak herhangi bir yasal düzenleme de söz konusu olacaksa o noktada biz yapıcı bir yaklaşım içerisinde olacağız.Ara dönemin kazasız belasız atlatılabilmesi için CTP üzerine düşeni ziyadesiyle yerine getirecek diyebilirim” ifadesini kullandı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.