1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Özgürlüğün bedeli…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Özgürlüğün bedeli…

A+A-

“Sınır” dediler, tarlaların bir yerlerine dikenli teller çektiler…

Tarlalar bir zamanlar buğday başakları ile neşeleniyordu…

Bahçeler vardı o sahte sınır güzergâhında…

Portakal, kayısı, elma yetiştiriliyordu…

Mal sahiplerine, “kusura bakmayın” bile denilmedi…

Tabelalar asıldı, ülkenin her yerine…

”Askeri Yasak Bölge”.

Vur emri var oralarda…

Girene kurşun serbest…

Köylü geri çekildi, tarlasına uzaktan baktı.

İçi gitti.

Gözleri yaşardı, yaşları dökülemedi…

Dondu kaldı…

 Biraz da kendisi sebepti buna…

Tarlasında buğday yerine artık mayın yetişiyordu.

Ve neden, diye soramadı.

Biliyordu…

“Özgürlük, kurtuluş” demek, meğer yasak demekmiş.

Sınır denilen mayınlı bölgeler, çok da fazla değilmiş aslında, terk ettirilen bölgeler yanında…

30 yıldan fazla zaman kimse bırakmak zorunda kaldığı yerini göremedi…

Gidip koklayamadı havasını.

Suyundan içemedi…

Bağını, evini, koltuğunu…

Sokağını, gancellisini, kapısını…

Okulunu, dairesini, dükkânını…

Kimse dönemedi bir daha bıraktığı değerli her nesi varsa…

O vakitten sonra bırakamadığı tek şeyi, her gün geliştirdiği anılarıydı…

Anılarına mahkûm oldu.

Anılara gitmeye yasak koyamadı yasakçı.

Beyinlerin düşüncelerine pranga vuramadı gardiyan.

Ve kapıdaki süngü, müdahale edemedi kimseye…

 Son yıllarda ülkede işler kötüye gidiyor.

Bunu yaşıyoruz.

Ölüme yatmış mağdurlar da kurtarılmış, özgür bölgeden.

Açlık grevi dediler adına özgürlük denilen kurtuluşun…

Bu muydu, kurtulurken umulan?

Özgürlük hayallerine koşarken beklenen böyle bir şey miydi?

Kabahatin büyüğü yine de bizde…

O gün kamyonlara doldurulup kuzeye gönderilirken yaptık hatanın en gereksizini.

Kalacaktık.

“Gitmeyiz” diye diretecektik.

Süngü, hiç bir tarlaya “sınır” deyip mayın döşeyemeyecekti o zaman.

Hiçbir kimse, itiraz edenlere, “itiraz etmeyecektiniz” diyemeyecekti.

Okudunuz veya duydunuz.

Belki de izlemişsinizdir…

“Bakanım” diyen Taçoy, hakkını pankartlarla aramaya kalkanlara, “pankart asmayacaktınız”, demişse…

İtiraf etmiştir… “Burada demokrasi yoktur.”

Hep söylüyorduk…

Yine söyleyeceğiz.

Kurtuluş, özgürlük dedikleri an, ülkemizin yarı tarafına, “burası askeri yasak bölge” tabelasını astıkları andı…

Ve burada askerin dediği olur ancak.

Polis de askere bağlıysa…

Askeri Yasak Bölgede yaşayan siviller, askere itaat etmesini bilecekler.

Özgürlüğün de kurtuluşun da vardır bir bedeli…

Bedeli ise hakkını pankartlarda aramayacaksın…

Kendi ülkende, kendin gibi yaşamak için de ancak, ölümüne yatacaksın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.