1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Özyiğit: “DAÜ’de rektör korunmamalı, dahası hesap sorulmalı”
Özyiğit: “DAÜ’de rektör korunmamalı, dahası hesap sorulmalı”

Özyiğit: “DAÜ’de rektör korunmamalı, dahası hesap sorulmalı”

TDP Genel Başkanı Özyiğit, DAÜ eğitim yılı arifesinde yaşanan kaotik ortamın sorumlusunun, başta Rektör Öztoprak olmak üzere, keyfi uygulamalar yapan DAÜ Yönetimi ve tüm yaşananlara seyirci kalan CTP-DP koalisyon Hükümeti olduğunu vurguladı.

A+A-

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) eğitim yılı arifesinde yaşanan kaotik ortamın sorumlusunun, başta Rektör Abdullah Öztoprak olmak üzere, keyfi uygulamalar yapan DAÜ Yönetimi ve tüm yaşananlara seyirci kalan CTP-DP koalisyon Hükümeti olduğunu vurguladı.

Üniversite Öncesi Kurumları peş keş çeken, Toplu İş Sözleşmesi düzenini bozan Rektör Öztoprak’ın,  büyük çoğunluğu kendi atadığı kişilerden oluşan ve yasa tarafından Rektörün verdiği görevleri yapmakla görevli olan Senato aracılığı ile görev süresini uzatma çalışmaları sonucu DAÜ’de bir kaos yaşandığını kaydeden Özyiğit, “DAÜ’de bugüne kadar seyirci konumunda olan Sn. Başbakan, yaşanan kaosun ardından yasal değişiklik yapılmadan yeni rektör atamasının doğru olmayacağını söylemiştir. Sn. Başbakan’a hatırlatmak isteriz ki, göreve atamamak yetmez, hesap da sorulmalıdır” dedi.

“DAÜ halkın malıdır”

DAÜ’nün yasa ile kurulan bir Devlet Vakıf Üniversitesi olduğunu, Devlet’in her yıl Üniversite bütçesine 25 milyon TL (Üniversite bütçesinin yaklaşık %15’i) civarında katkı sağladığını anımsatan Özyiğit, “DAÜ hiçbir şahsın veya zümrenin özel mülkü değildir, DAÜ halkındır ve halkın demokratik yollarla göreve getirdiği Hükümet ve Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) halk adına DAÜ’ye sahip çıkmalıdır” ifadelerini kullandı.

Geçmiş UBP hükümeti döneminde Kuzey Kıbrıs Eğitim Vakfı ve DAÜ bünyesinde hizmet veren Üniversite Öncesi Eğitim Kurumları’nın (DAİ, DAK ve Kreş), dönemin muhalefet partileri ve kamuoyu tepkisine rağmen, yasalara aykırı bir şekilde kapatıldığını, eş zamanlı olarak da okulların binaları ve arazilerinin ihaleye çıkma gereği bile duyulmadan peşkeş çekildiğini kaydeden Özyiğit, Okulları bu koşullarda devralan işletmenin okul harçlarını %50 ve %100’e varan oranlarda artırdığını, öğretmenlerin yarısının işine son verdiğini, geriye kalanların ise maaşlarında %50’ye varan kesintilere gittiğini kaydetti.

“Yönetim krizi oluşturuldu”

Son dönemde ise büyük oranda Rektör tarafından atanan kişilerden oluşan Senato’nun yetki aşımı yaparak, senato çalışma esaslarını ihlal ederek, daha önce uygulanan usullerin dışında ve VYK’nın bilgisi ve onayı dışında bir süreçle, Abdullah Öztoprak’ın Rektör olarak önerdiğini, VYK’nın ise bu sürece engel olmadığı gibi, 3 aydır önünde bulunan öneriyi karara bağlamadığını kaydeden Özyiğit, DAÜ’nün bu şekilde bir yönetim krizi içine sokulduğunu vurguladı.

“Hesapsız kalmamalı”

TDP olarak hiç bir usulsüzlüğün, peşkeşin hesapsız kalmaması gerektiğini savunduklarını vurgulayan Özyiğit,  bu bağlamda 3 aylık geçiş hükümeti döneminde, Eğitim Bakanlığı görevini yürüten Asım İdris’in DAİ, DAK ve Kreş ile ilgili hazırlattığı araştırma dosyası ile tespit edilen usulsüzlükleri Bakanlar Kuruluna sunduğunu, ardından da Başbakanlık Denetleme Kuruluna ilettiğini, ayrıca Temmuz 2013 seçimleriyle göreve gelen Meclisin,  konuyla ilgili bir Meclis Araştırma Komitesi kurduğunu anımsattı.

TDP Genel Başkanı Özyiğit, aradan 1 yıl geçmesine rağmen CTP-BG--DP-UG hükümetinin diğer konularda olduğu gibi, bu konuda da sözünü tutmayarak, DAÜ’de yapılan peşkeş ile ilgili başlatılan süreci ilerletip sonuca bağlamadığına dikkat çekti. Mahkemeler tarafından TİS ihlali yapıldığı karara bağlanan Üniversite yönetimine karşı Çalışma Bakanı’nın yasanın öngördüğü ceza uygulamasını bile yapamadığını belirten Özyiğit, “Bu yapılan hükümetin yasa dışılığa, usulsüz uygulamalara göz yumması anlamına gelmektedir. Rektör Sayın Prof. Dr. Abdullah Öztoprak hesap vermesi gerekirken bugün yeniden Rektör atanıp atanmaması tartışılmaktadır” dedi.

Eğitim yılının arifesinde, Üniversite açısından bu kaotik ortamın ortaya çıkmasına neden olan DAÜ Yönetimini ve Hükümeti şiddetle kınadıklarını belirten Özyiğit, Hükümeti, her türlü bireysel ve/veya zümresel çıkarın esiri olmadan,  Üniversiteye sahip çıkmaya davet etti.

“Gelinen aşamada Hükümet ve VYK, birilerini koruma çabasında olmamalı, daha fazla kararsızlık yaşamadan, bu süreci uzatmadan, halka verdikleri sözleri tutmalı, soruşturma dosyaları sonuçlandırılmalı, usulsüz ve yasa dışı işlerden hesap sorulmalıdır” diyen Özyiğit, TDP’nin demokratik ve özerk bir Üniversite talebini yineledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.