Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Palto...

A+A-

Ufak ufak yaprakların dallarına veda ettikleri bu günlere sonbahar diyoruz.

Çıplak dalların ufak ufak yeşerip yapraklarla dolduğu ilkbaharın tam tersidir yani…

Bir taraf evet derse, diğer taraf hayır demeli.

Bir taraf kafayı aşağı yukarı sallarsa, diğer taraf sağa sola sallamalı.

Ki doğru yol bulunabilsin.

Kış olmazsa yazın kıymetini bilemeyiz.

Sonbaharın kahverengisini görmezsek ilkbaharın yeşilini nasıl severiz?

Kış gelmeden daha yazı özleriz.

Şimdi soğuklar gelecek.

Yağmurlar bastıracak aniden.

Kimimiz şemsiyesiz yakalanacağız kışa, kimimiz paltosuz.

Ah palto.

Öğrencilik yıllarımda ne kadar arzulamıştım paltoyu.

Soğuklar alabildiğine eserken, içim buz tutuyordu.

Eve gitsem ev soğuk, dışarı çıksam dışarısı soğuk…

İyi ki mağazalar vardı.

Bir de kahvehaneler.

Burada kahvehanelere genelde kıraathane derler.

Girerdim bir kıraathaneye, çaktırmadan sobanın yanında dururdum.

Garson, “hoş geldin abi” derdi, ben oralı olmazdım.

Kahve içmeye para mı vardı?

Garson arkasını dönüp gittiğinde sıvışır kaçardım.

Geçen yıl bir garibana rastlamıştım Haliç boyunda.

Mevsim yaza doğruydu.

Kış henüz terk etmemişti daha.

Bilirsiniz hani güneş çıktığında kediler bile oraya akın ederler.

İşte o günlerde Haliç’teki saçı sakalına karışmış adamı görmüştüm.

Kâğıt, çöp toplayıp, fabrikalara götürdüğü arabasının içinde yatıyordu.

Üstü başı darmadağınıktı.

-Abi, demişti bu kış günlerinde kahvehanelere gidip kapanana kadar oturuyorum…

Isınıyorum.

Kapandıktan sonra da bu arabanın içine girip yatıyorum ama donuyorum.

İyi ki şu içtiğim var.

İçtiği de kolonya…

Son günlerde gittiği kahvehane, onu kokuyor diye içeri almamaya başlamış.

Dert yanıyordu yani.

Talebelikte en azından yerimiz yurdumuz vardı ısınacak.

Fakat paltomuz hiç olmamıştı.

Kıbrıs’ta zaten paltoluk bir hava yok.

Ancak pardösü giyenler de az değildi.

Mesela Baf’ta Eşref Dayı vardı, hakemdi.

Bir de babam.

Şimdi düşünüce o günler aklıma geldi.

Başlarında fötr şapkaları, akşam olunca beraber çıkıp kahveye giderlerdi.

İyi arkadaştı onlar.

Bugünler kışa hazırlık yapan günler.

Sabaha doğru soğuk ve sisli, öğlene doğru nazı çekilen güneş…

İki zıt taraf olmazsa ne yazların tadı bilinir…

Ne de kışta giyilecek paltoların kıymeti.

Şimdi paltomuz da var pardösümüz de.

Ancak neye yarar kış eskisi gibi olmayınca.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.