Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Pankart...

A+A-

Barbaros Akdeniz’e indi.
“Kıbrıslıtürklerle anlaşma yaptım, onların adına ben de araştıracağım” dedi… 
Kıyamet koptu.
Zaten Anastasiadis de kopmak istemişti…
O da kıyametle beraber masadan koptu gitti.
Öyle bir kopuş ki ABD’de ameliyat masasında buldu kendini.
Böyle bir şeydir Kıbrıs meselesi.
Ne akıl alır, ne de akıl erer bu işe…
Hangi iş mantıklı ki burada?
Kıbrıs meselesi, deriz yıllardır.
Aklı eren var mı bu işe?
Yok.
1960 yılında fasariyalardan kurtulmak için anlaşma yapıldı.
Düzen kuruldu.
İmzalar atıldı.
Sandalyelere oturuldu.
Herkes memnundu tam üç yıl boyunca.
Sonra yeniden kıyamet...
Sokaklar ateş oldu, yandı.
Caddeler duman oldu.
Kuyular ise mezarlık.
Mağaralarda öldürülenleri duyardık.
Sonra bombalanan camileri, kiliseleri…
Ne biçim bir adaydı burası.
Şimdi sakin kent, sakin ülke denilen bu yerde bildik bileli karışıklılar bitmez.
Kimsenin aklı da bu işe ermez.
Bizdeki duruma bakalım.
Bizde dememizi yanlış anlamayın.
Geçici bir durum da olsa, kabul da etmesek, şu anda bizdeki durumdan bahsedebiliriz.
Biz dediğim ise kuzeye tıkılmışların olduğu yer…
Kıyamet koptu iki gündür.
Hayvancılar yollardaydılar.
Traktörleri ile geldiler.
Kalabalık geldiler.
Yürüdüler.
Caddeleri kapattılar.
Meclis denilen binaya gittiler.
Bariyer halka ne yapabilir ki?
Traktörü dayadılar oraya...
Demir, çim veya başka bir engel tanımadılar.
Polis, “yahu arkadaş” demeye kalamadı, geri çekildi.
Orada karar vardı.
Kararlı adamlar vardı.
Ve istediklerini bilenler.
Para değildi aslında bütün mesele.
Verilen sözlerin tutulmaması.
Hükümet denilen kurum verdiği sözleri tutmayınca, halk galeyana gelebilmeli.
Onu dün gördük.
Sanırım hükümettekiler de gördüler.
Karmakarışık bir ülke diyoruz..
Akıl erdiremiyoruz.
Sakin ülke olması gereken bu yerde ortalık hep toz duman.
Ve nitekim yürüyenler kararlıydılar.
Ancak anlayamadığım bir pankart vardı orada…
Sağ kolunu kalbine bastırmış RTE ‘nin gülümseyen yüzünün yanında, “Sayın cumhurbaşkanım yetiş, bu lanet siyasetten usandık artık” yazan pankarttı bu…
Sen halksın.
Sen hükümeti tayin edensin…
Ve sen o hükümete haddini bildirebilmelisin.
Eğer…
O hükümeti hükümetin kabul etmezsen, neden meclis denilen yer, de elçilik değil?
Yok, eğer o hükümet hükmetse, neden RTE’ye davet?
Karmakarışık bu yerde onu da akıl almıyor…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.