1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Paralı tedavi…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Paralı tedavi…

A+A-

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Akçaba’nın paralı sağlık hizmeti konusundaki açıklamaları, Başbakanın ve Sağlık Bakanının yaptıkları açıklamalardan daha çok beğenildi. Çünkü siyasetçiler oy kaygısıyla popülizme kaçtılar. Öyle bir kaygı taşımayan bürokrat Akçaba ise açık ve net konuştu…
  
Siyasetçiler ne demişlerdi?.. Sağlık Fonu’na katkı gönüllülük esasına dayanıyormuş!.. Parası olmayandan ya da para vermeyenden zorla para alınmayacakmış!.. Ne ki, bunun tavşana kaç, tazıya tut politikası olduğu kısa sürede anlaşıldı. Çünkü bizzat Sağlık Bakanı’nın gerek hastane başhekimlerine ve gerekse sağlık birimleri mensuplarına verdiği kesin talimatların belgeleri ortaya çıktı. Bu belgeler, tahsilâtın kesinlikle yapılmasını öngörür…
  
Müsteşar Akçaba ise bütçeden sağlığa ayrılan payın çok yetersiz kaldığını inandırıcı ifadelerle açıkladı. Hizmetlerin yürütülebilmesi için Sağlık Fonu’na vatandaş katkısının gerekli olduğuna parmak basarak, bu fonda günde 50 bin TL toplandığında neler yapılabileceğinin mesajını verdi. Böylece vatandaşların özverisine seslendi. Sözü toplumun çok duyarlı olduğu kanser olayına da getirdi. “Bir yılda toplanacak12 milyon TL ile onkoloji hastanesini inşa edebiliriz” dedi.
 
Umarım, “fonda toplanacak paralar inşallah amaçlarına harcanır” temennileri de sayın müsteşarın kulağına gitmiştir…Acıdır ki, halkı sarmalına alan güvensizlik artık yeri geldiğinde bu tür temennilerin seslendirilmesine yol açıyor. Bunun nedenleri ve gerekçeleri de oldukça çoktur.
  
“Müsteşar” dediğimiz, bakanlıkların ita amiridir. Bir ita amiri olarak Akçaba, sağlığın içinde bulunduğu parasal sorunları bakandan da iyi bilmektedir. Bakanlar politika üretirler, bürokratlar ise üretilen politikalar arasında yollarını bulmaya çalışarak kurumları yönetirler. Benim tahminim o ki, Sağlık Fonu projesinin yaratıcısı da sağlığı yönetmekten sorumlu olan müsteşardır. Hiç kuşkusuz hükümete benimsettiği kendi projesine de sahip çıkacak ve kamuoyunda yandaş toplama çabasına girişecek.
  
Müsteşar Akçaba’nın bu yöndeki çabalarını aralıksız sürdürmesi gerekir. Çünkü devlette paralı sağlık hizmetleri henüz kamuoyunca ne iyi algılanabildi, ne de kabul görebildi. Özellikle sosyal sigortalılar, emekliler ve kamu çalışanları “bizden yapılan maaş kesintilerinde sağlık primleri var” ısrarında. UBP Genel Sekreteri Ertuğrul Hasipoğlu’nu geçen hafta KIBRIS TV’de Aslı Elder’in programında izleyenlerin kafası ise daha bir karıştı. Hasipoğlu, halen yürürlükteki uygulamaların tam tersine, sosyal sigortalılardan asla para alınmayacağını söylüyordu!..
  
Bütün dünyada olduğu gibi, bizim küçük dünyamızda da çok pahalı olan sağlık hizmetlerimiz ciddi darboğazlardadır. Dünyanın geneli nasıl başa çıkıyor bu darboğazlarla? Genel sağlık sigortasını uygulamak ve herkesi sağlıkta sigortalamakla.  Akçaba da sağlık sigortasının gerekliliğine inandığını saklamadı. Ama böylesi bir kurumsallaşma için radikal kararların gerektiğini belirtti. Varsın çağdaş ve etkin sağlık hizmetleri uğruna biraz da radikalleşelim. Radikalleşmeden darboğazları aşmak ve çağı yakalamak ne mümkün...
  
Vatandaşın göz ardı edilemeyecek genel bir beklentisi daha var. Bu halk muhtelif zamanlarda devleti ve ülkesi için özveriden kaçınmayacağını gösterdi. Ama taşın altına siyasilerin de elini koyması gerektiği bilinci bu halkta çok yaygındır. Vatandaş sağlık fonuna biteviye para öderken siyasilerin ise sağlık sorunlarına devlete yüklü faturalar çıkartarak dış ülkelerde çözüm aradıklarını görürse, yönetenlere itibar etmez.
  
Bir de hastanelerdeki bürokrasiyi savurganlıklara geçit vermeyen bir sisteme oturtmanın zamanı çoktan gelip geçmiştir. Örnek: Bir hasta dilerse günde birkaç hastane hekimini dolaşıp birkaç tane reçete yazdırabilir ve devletin eczanelerini sağabilir. Polikliniklerde doktor masalarına yerleştirilen bilgisayarlar amaçsız aksesuarlar mı? On line sistemde her hekim odasına gelen hastanın durumuna ekranda bakabilmeli ve bu ilaç istismarcılığını durdurabilmelidir.
  
Akçaba’nın çok kişinin acil servisleri poliklinik gibi kullandığı görüşüne de gönülden katılırım. Dahası öyle uyanıklar türedi ki, kolay ulaşım ve hızlı tedavi alabilme adına bulunduğu yere ambulans da çağırtmaktadır!.. Trajikomik bir durum. Sistemsizliğin sisteme dönüştürülmesi halinde bu trajikomiğe de bir denetimin gelecektir. O tür uyanıklardan, poliklinik ücretinin yanında ambulans ücreti de alınmalı.   

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.