1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Paranın kısa tarihi
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Paranın kısa tarihi

A+A-

Birinin zenginliğini konuşurken, “Karun gibi” demek, halâ geçerliliğini koruyor. Karun, Lidya Kralı Krezus’un Türkçe’deki söyleniş biçimidir. Kendisi, MÖ 566-545 tarihleri arasında görevde bulunmuş, Lidya devletinin son kralıdır. Dünya tarihi açısından önemi, kendi adına PARA bastıran, ilk kral olmasıdır. Elbette, Altın sikke… Oysa tecimsel faaliyet, tarih kadar eskidir.

Bütün ünlü ekonomistler’in, para ile ilgili görüşleri var! Niyetim o ayrıntılara girmek değil! Ama hiçbirinin inkâr edemeyeceği gerçek, önceden kişi malı kadar zenginken, Para’dan  sonra, artık parası kadar zengin olmuştur. Altın para, öncelikle servet değer birimidir. Ve sonra da değişim aracıdır. 

Paranın, para cinsinden değeri, sıfırdır. On kilo altın’ın değeri, altın cinsinden gene on kilo altın değil midir? Ya da 5 bin dolar’ın fiyatı, kaç dolardır? Hiç!

Osmanlı’nın asıl para birimi olan AKÇE, gümüş sikkeydi. Bir sikkenin değerini, taşıdığı değerli maden belirlemekteydi. Osmanlı akçelerindeki gümüş miktarı azalınca çıkan yeniçeri isyanlarını, herhalde unutmadık. Tarihe biraz meraklı olanlar, Amerika’nın keşfinden sonra Avrupa’ya akan altın ve gümüş bolluğunun, Osmanlı’yı mali bir krize soktuğunu ve iflasın da borçlanma sonucu geliştiğini, hatırlamalıdırlar.

Krezus’tan 18.yy başlarına kadar, para denilince, devlet tarafından bastırılan, kıymetli maden anlaşılırdı! Altın veya gümüş… Aşağı yukarı, 2 bin yıl!

Çin’de tarihi eskidir ama Batıda kâğıt paraların basılması ve kullanılması 17 nci yüzyılın sonlarına rastlamaktadır. İlk kâğıt paranın 1690’lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde Massechusetts Hükümeti, İngiltere'de ise "Goldsmiths" ler tarafından basıldığı ve dolaşıma çıkarıldığı, bilinir. 

Bu aslında para değil; bankanın, üzerinde yazılı değer kadar altın parayı ödemekle yükümlü olduğunu belirten, bir senetti! Taşınması daha kolaydı… Giderek banknot, altın sikkenin yerine, “Para” diye anılmaya başlandı… Temsil ettiği altına göre… Ve artık, bu yeni “para”yı, devlet değil, bankalar basıyordu. Bu durumu düzenlemek üzere1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının kurulması ile de banknotun yaygınlaştığı görülmektedir. Sanıldığı gibi bunlar devlete bağlı değillerdir. Örneğin Amerika Merkez Bankası’nın ortakları, sekiz adet, özel bankadır…

Osmanlı’da ilk kâğıt para, 1840 yılında basılıp, adına da “Kaime-i Mutebere” denilmiştir. Avrupa’dakinin aksine bizde banknotu da devlet basmıştır! “Altın” parayı temsilen! Anadolu halkı onun için 5 bin ton altını, evde saklamaktadır! Asıl paranın o olduğunu unutacak zamanı geçmedi, halâ!

İkinci Dünya Savaşı sonunda, bütün dünyanın yakılıp yıkıldığı o felâket dolayısıyla, ayakta kalan tek ülke; “bundan sonra, para birimi olarak, altını değil; benim milli para birimimi kabul ederseniz; taahhüt ederim ki bana milli paramı getiren herkese, karşılığı kadar altın öderim” dedi. Ve uluslar arası para birimi, US Dollar oldu… Neye karşılık?  Altın’a…

Ne var ki 1971’de o “müteahhid” devlet, elindeki altın rezervinin, dünya piyasasında dolaşan dolarları karşılayamayacağını görünce, başka bir para sistemi politikası üretti: Borca Dayalı Para Sistemi! Neye göre para? Altın’a göre değil, bilgisayardaki kayda göre… Ortada nakit yok… Para, bankaların bilgisayar kayıtlarında…

Herkes borçlu, yatırım, istihdam finiş! Sadece “Para ticareti” yapanlar abad olmuş!

(İlk defa tam bir sene önce 3 Temmuz 2012'de yayınlandı.)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.