1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Parlayan üç ışıktan biri
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Parlayan üç ışıktan biri

A+A-

Afrodit, aşk ve güzelliğin olduğu kadar, ışığın da  sembolüdür.

Bundan dolayı, İran ve Mezopotamya'daki adı, İştar, Astarte, Sitare olup, İngilizce'ye Star olarak geçmiştir.

Ve yine bundan dolayı, Latince'deki adı, gecenin en parlak yıldızı ile ortaktır: Venüs...

Gökten dünyaya ışık salan üç varlık olduğundan, haberdar mıydınız?

Güneş, Ay  ve Venüs...

Güneş, Zeus'tur; Ay, Artemis...

Venüs de Afrodit...

O Akdeniz'in köpüklerinden, doğdu Baf kıyılarında.

Bir istiridye kabuğu açıldı ve içinden inci değil, Güzellik Tanrıçası doğdu; Kıbrıs'ta...

Kendisinin ikili bir kişiliği vardır: Afrodit Urania, temiz sevgilerin sembolüdür...

Afrodit Pendamos ise fuhuşun ve seksin tanrıçasıdır.

Demirciler ve İşçiler Tanrısı, Topal Hepheistos'un karısıdır.

Afrodit Pendamos, kocasını Ares ile aldatır.

Adonis'in belalısıdır, v.s. Çıplak gezer, zira güzelliği gözlerden saklanamayacak kadar önemlidir.

Güvercinler, kumrular ve gül ağacı ona kutsaldır.

Argonatlar Çanakkale Boğazı'ndan geçerken, Deniz Tanrıçası Tetis, merak edip onları görmek için, memelerine kadar, denizden çıkar.

Kürekçilerden Peleo, onu böyle çıplak görünce, vurulur.

Peleo'nun sevgisi o denli büyüktür ki, işi gücü bırakıp, Tetis'i kovalamaya girişir.

O kadar ki, Deniz Tanrıçası pes edip, Peleo'yla evlenmeyi, kabul eder.

Düğüne, bütün tanrılar davet edilirler.

Biri, hariç: Fesat Tanrıçası...

Fesat, fesatlığını yapmadan durur mu?

O zaman, nerde kaldı düğünün huzuru?

Tam yenilip içilirken, masalardan en donanmışının üstüne, altın bir elma düşer.

Üzerinde, "en güzele" yazmaktadır.

Masadaki kadınların tümü, elmanın kendisinin olduğunu iddia etmeye başlar!

Bakılır ki, kavga çıkacak, "En güzeli, Tanrılar tanrısı Zeus seçsin!" denilir.

Zeus Tanrılar tanrısıdır ama ne de olsa, evli bir erkektir ve karısı Hera da sofrada oturmaktadır.

Elmayı ona verse, öteki tanrıçalar rezillik edecekler.

Tanrılar Tanrısı, der ki: "Bu işi, Kaz Dağları'nın yakışıklı çobanı Paris'e veriyorum. En güzeli, o seçsin.

Bu esnada, tanrıçalar kim daha güzel kavgasını sürdürmekte olup, en zilli olan üçü, ötekilerini ekarte edip, finale kalmışlardır: Zeus'un karısı Hera, Akıl Tanrıçası Athena ve Güzellik ve Aşk Tanrıçası, bizim Afrodit...

Üç tanrıça, Paris'in karşısına çıktılar.

Hera ile Athena, an güzel giysilerini giymiş, en parlak mücevherlerini takınmış, en kışkırtıcı parfümlerini sürünmüşlerdir.

Afrodit ise, çırılçıplaktır.

Paris karar veremez.

Hera: "En güzel beni seçersen, sana kudret ve zenginlik vereceğim."der.

Athena: "Eğer beni seçersen, sana an ve şan vereceğim."

Afrodit, ise: "Ey güzel çocuk" diye fısıldadı, " eğer beni seçersen, sana dünyanın en güzel kadınını vereceğim! Bu geceyi, seçtiğinle geçireceksin!"

Yarışmayı kim mi kazandı?

Tabii ki Afrodit...

Baf  kıyılarının köpüklerinin kızı, sanırım taa o zamandan bir gelenek de oluşturdu...

Dünyanın ilk güzellik yarışması, mitolojiye göre Çanakkale boğazının oralarda, İda Dağı ( şimdiki adı Kaz Dağları ) doruklarında yapıldı ve onu, bizim Bafidissa kazandı...

Şu adanın entrikaları, çoğumuzu zaman zaman canından bezdirir.

Tanrıçası aşifte olan memleketten daha başka türlüsü de beklenmezdi ama  bu bizim yurdumuz!

Ve en büyük aşkımız…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.