1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Partilerin hedefleri tutarlı değil
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Partilerin hedefleri tutarlı değil

A+A-

Bu yazı hükümete güven oylamasının yapılmakta olduğu saatlerde kaleme alınıyor)Son 35 gün!

Bundan böyle dur durak yok!

Partiler 28 Temmuz odaklı çalışacak, adaylar koşuşturup duracaklar: Bazıları kendilerine, bazıları partilerine çalışacaklar…

Hükümet programıymış, oylamaymış hak getire! Esas olan 28 Temmuz!

Partiler, “sadece” seçimle uğraşırken, adaylar gemisini kurtarmaya çalışırken, hele ardından Cumhurbaşkanlığı ve yerel seçimlerin de yakın olduğu bilinirken…

Hiç kimse itiraz etmesin!

Seçim yapılacak işler düzelecek demesin hiç kimse!

Bakınız: UBP içinde yaşanmakta olan kurultay kavgaları duruldu mu hiç? Hayır!

Kalpler kırıldı mı, hırslar çatıştı mı, sözler söylendi mi, geri dönüşü yoktur. Siyaset uğruna bile dönüş olsa, geri dönenlerin parti ve ülke siyasetinden öte bir dönüş amacı taşıdıklarını da düşünür yurttaşımız, seçmenimiz artık.

Konumuz bu değil. Yaşanan çıkar çatışmalarını, hırsların yurt kazançlarının önüne geçtiğini yazmak değil bu yazının amacı.
Yazının gerçek amacı, partilerin bu seçimi nasıl gördükleridir. Sırasıyla yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri geliyor. Bu sıra öyle bir sıra ki, bütünleşebilmiş ve kavgalarından arınmış partilerin şansı yüksek olacak.

Genel seçim süresi boyunca yapılacak kamuoyu yoklamaları, gidişat ve seçim sonucu seçmene ışık tutarken, partilere de ışık tutacak/tutmalı.
Işık tutacak tutmasına da değerlendirmeyi yapacak zamanı ve enerjisi kalanların yolu aydınlanacak!

Kampanyaların da, alınan sonuçların da “milletvekilliği seçimleri” nin çok ötesinde bir ağırlık taşıyacağı kuşkusuz. Aynı nedenle partilerin ulaştığı genel ve yerel oy oranları da önemli olacak.

***

Şu anda UBP’nin amacı belli. Çıkarabileceği en çok oyu çıkararak, en azından hükümet ortağı olarak kalmak… Bu sayede tek başına iktidarda olduğu dönemde, belli alanlarda varlığını sürdürebilecek gücü elinde tutmaya çalışmak. Bu sayede, eleştirilen ve hatta yargıya taşınacağı söylenen konular hakkında, kendini savunma ve ifade şansı bulmak. Zaman kazanmak. Ayrıca, UBP içerisindeki bireysel ve zümresel hırslara da zemin hazırlayarak Cumhurbaşkanlığı yolundaki süreci garantiye bağlamak!

DP-UG’nin hedefi belli. UBP’den kopan 8’ler (veya 7’ler) sayesinde, son dönemlerde kazandığı en yüksek oy oranını alarak seçimden kendi zaferi ile çıkmak. Bu sayede hükümet ortaklığının yolu da açılmış olacağından, böylesi bir durumda partisini ilk zamanlardaki maddi ve manevi güce ulaşabilmek. Bu anlamda biraz da avantajlı görünüyor çünkü CTP’nin en fazla oy oranına sahip parti olarak sandıktan çıkması durumunda, tercih edilmesi ihtimali var. Kırgın eski UBP’lilerin varsa usulsüzlüklerin üzerine daha çok yoğunlaşabilmesi ihtimali de degerlendirilmesi gereken bir ayrinti.

Fakat tek bir koşulla: Seçimden sonra DGP ve ÖRP gibi UBP’ye dönmezlerse…

TDP’nin hedefi belli: Kurulacak hükümette kalabilmek ve yıllardır, TKP’den bu yana oturamadığı hükümet koltuklarında yer bulabilmek ve yapabileceklerini halka gösterme şansını ele geçirebilmek. Bu aşamada seçim öncesinde,parti içerisinde yaşanan sıkıntıların ve kırgınlıkların dezavantajlarını bertaraf edebilmesi için gerçekleştireceği etkinlikler ise merak konusu. Geçen seçimlerde Lefkoşa ilçe Başkanlığı görevinden ayrılan Özgün Kutalmış’ tan da hatırlanacağı gibi, seçim dönemlerinde TDP’nin de kırgınların yer aldığı bir parti olduğu gerçeği kuvvetleniyor. Bu aşamada, koalisyonda yer alması için parti içi kırgınlıkların aşılarak, uzlaşım sonucunda koalisyonda yer alma görüntüsünün topluma da, partiye de katkısı olacağı gerçeği göz ardı ediliyorsa, TDP’nin sıkıntılarını aşmasının kaçinilmazligi ortada.

CTP’nin hedefi belli. Tek başına iktidar söylemini diğer partiler gibi pek dillendirmese de, bu anlamda avantajlı olması için koşullar diğer partiler tarafından kendisine sağlanıyor. Liste kavgaları ile topluma malzeme olmayan, listelerini erkenden demokratik seçim ile oluşturararak çoktan seçim gezilerinin birinci turunu tamamlamakta olan partinin, iç tutarlılığı önemli avantaj kazandıracağa benziyor. Bu da oldukça iddialı sayılabilecek bir “çıta”yı dillendirmeye başlamaları sonucunu doğuruyor.

***

Seçmenin uyanık olması gereken bir dönemdeyiz. Toparlanıyoruzcuların yaptığı çağrıların seçmenlik ve yurttaşlık bilincine aykırı olduğu gerçeği ortada. Asıl yapılması gereken propaganda sürecinde söylenenleri değil, Kıbrıs’ın kuzeyine huzuru getirecek bir anlayışı oluşturacak gücünü akıllıca kullanabilmek. Bunu da seçmen layıkıyla yapacak güce ve bilince sahiptir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.