1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Partizanlığa meydan okuyan adam...
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Partizanlığa meydan okuyan adam...

A+A-

Ülkenin en büyük sorunu işsizlik...
Resmi verilere göre 15 bin dolayında insanımız evde oturuyor.
Bir diğer sorunumuz da istihdamlarda yapılan partizanlıklar.
Başbakan her ne kadar elimizde bu yönde somut bilgi yok dese de bunu artık sokaktaki çocuk bile biliyor.
Siyasilerin en güvenilmeyen kişiler olmasının nedeni de zaten, eşitlik ve adiliyet gibi özelliklerini kaybetmiş olmaları.
Kendi partilisi olmayanı işen atıyor, kendine yakınları içeri alıyor.
Devletin kaynaklarını sadece kendine yakın olanlara paylaştırıyor.
Kamu Hizmeti Komisyonu ise zaten devlete yapılacak olan istihdamlar için kurulmuş.
Hem de şu anda ülkenin en güvenilir kurumları arasında yer alıyor.
Ve şu anda başında bulunan Çetin Uğural ise her türlü baskıya rağmen görevini büyük bir özveri ile yürütmeye çalışıyor ve bunda da büyük başarı sağlamış.
Önündeki her türlü takoza rağmen tüm istihdamlar için hizmet verilmesini bekliyor.
Geçtiğimiz günlerde bize gönderdiği bir mektubu yayınlıyoruz. Devletin birimlerinin başına onun gibi partizanlıktan arınmış kişiler getirildikçe, bu ülkede ki bozuk düzen de, yerini sağlıklı sistemlere bırakacaktır.
...
 “Sevgili Levent Özadam,
Ülkemiz sorunlarının kökenindeki en önemli unsurlardan bir tanesi de kamudaki işe alma, terfi ve disiplin işlemlerindeki, adına ne derseniz deyiniz, ayırımcılık, kayırmacılık, nepotizm... vs. tüm bu tür çarpıklıklar olduğu açıktır.
Kamu hizmetlerindeki verimsizlik, bozukluk ve disiplinsizliklerin altındaki çarpıklıkları önelemek bu bakımdan büyük önem taşır.
Kamu Hizmeti Komisyonu’ndaki dört yıllık görev süremizde bu yöndeki titiz uygulamalarımızla bugün ülkemizin en güvenilir kurumu olmaktan gururlu ve huzurluyuz. Bu aynı zamanda yurtseverlik anlayışımızın göstergesidir de...
İşe alma, terfi vb işlemlerde objektif olunmamasını, yetkinin zimmete geçirilmesi olarak algılamak gerekir.
İhtiyat Sandığı gibi kamu hizmeti yürüten tüm kurumların, Kamu Hizmeti Komisyonu’nun öbjektif ve tarafsız uygulama kapsamı içerisine girme arzusu yeni değildir. Geçen hükümet döneminde de bu eğilim bilgimize gelmekte idi.
Bizim bu durumda geçen hükümete olduğu gibi şu andaki hükümete de mesajımız olumludur. Bu kurumlar görev alanımız dışında olmakla birlikte, Kamu Hizmeti Komisyonu olarak bu kurumlara da hizmet verilebilir. Geçmişte, imzaladığımız protokollerle çeşitli kurumlara bu tür hizmetleri vermekte olumlu sonuçlar almıştık. En son, küçük bir belediyemizin yapacağı bir kişilik istihdam için gelen talep doğrultusunda dahi konuya olumlu bakmış ve sınav uygulaması ile en uygun aday seçilerek, belediyemizin en iyi elemana sahip olmasını sağlama yanında, o belediyenin bulunduğu köydeki insanlarımıza ve gençlerimize de adalet duygusu ile huzuru götürmüştük...
Selam, sevgi ve saygılarımı iletirim...”
Çetin UĞURAL
Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı.


Kalyoncu: Sendikalar parti kursun!


5 Haziran’da yapılacak olan kurultayda genel başkanlığa aday olması beklenen Girne milletvekili Ömer Kalyoncu, bazı sendikaların dürüst olmadığını sokaklarda Ankara karşıtı eylemler yaparken, perde gerisinde ‘biz serhat bekçileriyiz’ dediklerini ve Ankara’dan gelen maddi yardımın devamından yana olduklarını söyledi.
Sendikaların SERHAT BEKÇİLERİ PARTİSİ kurmalarını da salık veren Kalyoncu, iktidara tali p olanların önce siyasallaşması gerektiğinin altını çizdi.


Okur Görüşleri

“Siyasette yeni yüzler istiyoruz”

“Sevgili Levent Özadam,
Geçtiğimiz hafta içerisinde ülke yönetim ile ilgili yazmış olduğunuz yazı çok güzeldi. Bu zihniyet değişmedikten sonra yönetimin değişmesi neyi değiştirebilir ki? Öncelikle geçmişten gelen kötü yönetimde köklü bir değişiklik yapıldıktan sonra yeni adaylar ve yeni arayışlar içine girilmeli. Belki herkes yüksek sesle söylemiyor ama geleceğe dair büyük endişeler içerisinde olduğumuz gözlerimizden okunuyor. Kıbrıs Türk halkının belirsizliğe dair makûs talihi değişmiyor… 
(Salih CANER- LEFKOŞA)
...
“Verilen sözler tutulmuyor”

“Sayın Levent Özadam,
Halil Yıldırım ailesinin dramını televizyondan öğrendim, daha sonra gazetelerden de okudum. Daha sonra Çatalköy Belediye Başkanı ve İçişleri Bakanlığı’nın kırsal kesim arsalarından verme fikri beni çok mutlu etti, içime su serpti. Belki görmüyoruz ama sanıldığı gibi bu ülkede tüm Kıbrıslılar çok zengin bir hayat sürmüyor. Kıt kanat geçinen, bir şeyler yapmak için çırpınan çok insan var. En son haberlere göre yardım sözü veren yetkililerden hiçbir haber yokmuş. Sizin aracılığınız ile onlara sesleniyorum, lütfen verdiğiniz sözden dönmeyin, herkese hibe edilen bu arsalardan bu insanlara da verin...
(Erdinç CAN) 

MESAJ KUTUSU

Sayın Zorlu TÖRE, bir gazeteye sürekli sizinle uğraştığı için 1 trilyonluk tazminat davası açmaya hazırlanıyormuşsunuz. Gelin vaz geçin bu sevdadan, bakın diğer bakan arkadaşlarınıza basınla ballı kaymaklar.
...
Sayın Ahmet KAŞİF, devlet hastanelerine özellikle de Girne Akçiçek Hastanesi’ne gündüzleri gereksiz hizmet alımı yapıldığı geceleri ise Allaha emanet bırakıldığı yönünde sayısız şikayetler alıyoruz. Allah rızası için şu siyasi kararlardan vaz geçin artık.
...
Sayın Mehmet HULUSİOĞLU, Arapköy’de zor durumda olan Yıldırım ailesine verdiğiniz arazi sözünü ne zaman yerien getirmeyi düşünüyorsunuz. Bu vatandaşa hem sizin hem de ilgili bakanın sözü var. Olayın takibindeyiz bilesiniz.
...
Sayın Ali TÜFEKÇİ, Arapköy Muhtarı olarak sizi de darda olan bölge insanının sorunlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Bu arada bölgenin orman arazilerinin de birilerine peşkeş çekilmeye çalışıldığı da iddia ediliyor. Gözünüzü dört açın!
...
Sayın Alkan OLSUN, aranızda eğer çürük elma varsa bunları temizlemek sizin de görevleriniz arasındadır. Birilerini koruyacaksınız diye yaptığınız açıklamalarla tüm camiayı zan altına soktuğunuzun farkında mısınız?
...
Sayın Hüseyin EMİNOĞLU, Lefkoşa Surlariçi artık siz ve bir kaç muhtara emanet. Devletin olmadığı yerde işiniz bir haylı zor görülüyor. Bölgeye sadece seçimden seçime gelen siyasilerden ne size ne de bu ülkeye fayda gelmez değil mi?
...
Sayın Asım VEHBİ, dostlarınız arasında lakabınız Evliya Vehbi’ye çıkmış diyorlar. Geçen hafta Hindistan’da bu hafta Brezilya’da bakalım haftaya nerelerde görüleceksiniz. Yakında Mars’a ve Ay’a giderseniz şaşırmayacağız.
...
Sayın Sinan BAĞDATLI, hükümet zeytinyağı ithalatını yasaklayınca eski mesleğe geri döndüğünüz ve bilgisayarlarla haşır neşir olduğunuzu öğrendik. İş bilenin kılıç kuşananındır sözü tam size uyar değil mi? Hayırlı işler dileriz.
...
Sayın Hasan İNCE, Lefkoşa’daki dev mağazanız hayırlı ve uğurlu olsun. Bana komşu geldiniz işiniz bir hayli zor. Beli bir saatten sonra gürütlü istemem, şirketinizin araçları benim evin önüne par ederse lastiklerinizi şişlerim bilesiniz. Şaka bir yana mağazanız göz kamaştırıcı olmuş, bol kazançlar dileriz.
...
Sayın Enver KARAKAYA, Arena’daki hayal kırıklığından sonra dudaklarınızın uçukladığını öğrendik, geçmiş olsun. Ben artık sadece Çetinkayacıyım size de tavsiye ederim. En azından renk hasretini böyle gideririz.
...
Sayın Şahap AŞIKOĞLU, Berlin fuarından hayli mutlu döndüğünüz ve önemli bağlantılar yaptığınızı öğrendik. Bir de şu uçakları havalandırabilirseniz işte asıl o zaman Kıbrıs Türküne moral dopingi olacak.
...
Sayın Beyhan BEROVA, birileri size izlediği televizyon programını yanlış aksettirmiş olacak ki bu kadar gücünüze gitmiş. Meslekteki arkadaylarınızın sizin ne kadar mesleğine bağlı ve duyarlı bir anestesi uzmanı olduğunu biliyor, canınızı sıkmayın söylentilere. Ağzı olan konuşuyor işte...
...
Sayın Metin YALÇIN
, kaybetiğiniz Dalmaçyalı’yı nihayet bulduğunuzu öğrendik, hadi gözünüz aydın. Bu arada eğitim için verdiğiniz bir kamyon dolusu paranın da boşa gittiğini öğrendik. Dalmaçyalılar böyledir, sadıktırlar ama IQ ları biraz düşüktür.
...
Sayın Hasan Ali BIÇAK, sizi arayanlar nedense bir türlü ulaşamıyorlar. Sekretaryanızı uyarmanızda yarar var. Kurumunuzun iletişimde daha hassas olması gerekiyor değil mi?
...
Sayın Erhan BAŞAY, sıkı diyette ısrar edince bir iğne bir iplik kaldığınız gözlemleniyor. Yakında ten renginiz yeşile çalarsa sakın şaşırmayın. Ah bu orta yaşın gözü kör olsun değil mi?
...
Sayın İlkay ASLIM, bu sıralar ülke dışında geçirdiğiniz zaman ülke içinde geçirdiğinizden daha fazla olmaya başladı. Leman hanımın meşe ağacından merdane siparişi verdiğini söyleyelim de şimdiden haberiniz olsun. Bir oklava da ben hediye edeceğim.


Günün Fıkrası

Fren

Temel ile Fadime nişanlılarmış evsizlik sıkıntısı çekiyorlarmış
arkadaşlarından falan bir türlü ev bulamamışlar.
Elele tarlada yürürken Temel dönmüş ve Fadime ye
yumulmuş o heyecanla yattıkları yerin tren rayı olduğunu görememişler.
Başlamışlar sevişmeye...Derken uzaktan tren geliyor. Makinist bir bakıyor rayların üzerinde 2 insan, sireni çekiyor..
Temelle Fadime tınmıyor, 100 metre kala tekrar çekiyor gene kaçmıyor bizimkiler , 50m..30m derken imdat frenini çekiyor makinist...
Tabii vagonlar birbirine giriyor çok büyük maddi hasar var...
Hemen Fadime ile Temel i suçüstü mahkemesine çıkarıyorlar...
Hakim:
-Ya kardeşim treni görmedin mi , sireni duymadın mı ?
Temel:
-Duyduk hakim bey
-Ulan niye kaçmadınız o zaman?.....
-Valla hakim bey bir baktım ben geliyorum , Fadime
geliyor , tren geliyor......
Dedim ki "FRENİ OLAN DURSUN.."
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.