1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. "Pazarımız daraldı”
"Pazarımız daraldı”

"Pazarımız daraldı”

Otellerin ortalama doluluk oranları Kasım ayında yüzde 49 olarak açıklanırken, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) Başkanı Hüseyin Aktığ 2013 yılından bu yana düşüş trendinde olduklarını, sonucun şaşırtıcı olmadığını söyledi.

A+A-

Aktığ: “Gerekenlerin yapılmadığı ve ertelendiği noktada öngördüğümüz bir düşüştür. Yaşanan düşüş sürpriz değildi”

“Coğrafya dolayısıyla bölgemizdeki güvenlik endişeleri sonucunda doğal olarak bir olumsuzluk bekleniyor ama bunun ötesinde bizim kontrol edebildiğimiz iyileştirilmelerin yapılabilmesi gerekir”

“2016 yılı için yaptığımız öngörü bizi umutsuzluğa itiyor”

Dolmacı: “Pazarlama ve tanıtıma yeterli katkı yine ayrılmadı. Açıkçası 2016 için ciddi bir gerileme bekleniyor”

“Zamanında tespit yaparak, müdahalede bulunmamamızdan dolayı düşüş tahminimizden çok daha fazla olacaktır”

 “Corendon havayollarının piyasadan çekilmesiyle Belçika pazarında büyük düşüşler oldu”

Özge KİZİR

Otellerin ortalama doluluk oranları Kasım ayında yüzde 49 olarak açıklanırken, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) Başkanı Hüseyin Aktığ 2013 yılından bu yana düşüş trendinde olduklarını, sonucun şaşırtıcı olmadığını söyledi. 

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) eski Başkanı Mehmet Dolmacı da yüzde 49 rakamının, kalıcı bir tanıtımın sonunda yaşanan bir rakam olmadığını ifade ederek, “Kasım’da bir grup bir doluluk yarattı ama diğer aylarda ciddi bir düşüş olacaktır. Doluluğu bakarak çok başarılıyız düşüncesine kapılmamak gerekiyor. Pazarlarımız daralmıştır” dedi.

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) Başkanı Hüseyin Aktığ ve Kıbrıs Türk Otelciler Birliği eski Başkanı Mehmet Dolmacı ülke turizmini değerlendirdi. Hüseyin Aktığ, 2013’den bu yana düşüş trendi içinde olduklarını belirtirken, “Bu durumda gerekenlerin yapılmadığı ve ertelendiği noktada öngördüğümüz bir düşüştür. Yaşanan düşüş sürpriz değildi. 2016 yılıyla ilgili öncelikle bulunduğumuz bölge ve coğrafya dolayısıyla bölgemizdeki güvenlik endişeleri sonucunda doğal olarak bir olumsuzluk bekleniyor ama bunun ötesinde bizim kontrol edebildiğimiz iyileştirilmelerin yapılabilmesi gerekir. O konuda ciddi zafiyetlerimiz vardır.

2016 yılı için yaptığımız öngörüde o konu bizi daha çok umutsuzluğa itiyor. Öncelikle turizmin farkındalığını istediğimiz düzeye henüz çıkaramadık. Bununla ilgili yaptığımız bir çalışma var. İnşallah gelecek hafta bunun ilk adımını kamuoyuna paylaşacağız. Fakat alınan kararlarda turizmle çok ilgisiz gibi görünen kararlarda dahi, turizme nasıl yansıyacağının değerlendirilmesinin yapılması gerekir. Bunu 2015’te bunu yaşadık. Girne sınırları içerisinde toz dumandan geçilmedi. Bununla beraber trafik tıkanıklığı ayrı olarak neredeyse bir kaos yaşandı. Bunun yansıması bu yıl değil aslında, önümüzde gelecek yıldan başlayarak olumsuzluğunu daha net göreceğiz” şeklinde konuştu.

Aktığ: “Çözüm üretilmesi gerekiyor”

Turizm alanında sorunların yaşandığın ve bu sorunların çözülmesi gerektiğini vurgulayan Aktığ, “Lapta bölgesindeki otel misafirlerinin hatta o bölgede yaşayan insanların güvenli bir şekilde denize ulaşımını sağlayan ve yolun karşıdan karşıya geçmesini sağlayan tünellerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir başka çalışma vardır. Bu durum ister istemez turizm ve ekonomiye olumsuz yansıyan gerçeklerdir. Bunun yanında sıralayabileceğim, personel eğitimiyle ilgili eksiklikler, finansal ulaşımın zorluğu ve pahalı oluşu gibi artık klasik ve kronik bir hale gelmiş sorunlardır. Bunları çözüm üretilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

“Turizmde bir yerlere gelmiş her ülke bunu aşmıştır”

Turizm sektörün bütün alanlarda etkili olduğunu belirten Aktığ, “Turizm sektörü öyle bir sektör ki, sadece bir turizm bakanlığı ile olabilecek bir olay değildir. Turizm bakanlığı ile birebir ilişkili gibi görünüyor ama turizm bakanlığının alacağı her kararda maliye, iç işleri ve dış işleri bakanlığının da etkisi vardır. Yani hükümetin tamamının hükümetin ve devletin turizm farkındalığına sahip olması gerekir. Çok ilgili veya ilgisiz gibi görünen karar ve geçilecek yasalarda bu kararın turizme yansıması nasıl olur diye düşünülmesi gereken mekanizmaya ihtiyaç vardır. Turizmde bir yerlere gelmiş her ülke bunu aşmıştır. Bizimde bunu gerçekleştirmemiz gerekir” dedi.

“Bize gelen müşteri gruplarına Antalya bölgesi talip olacaktır”

Türkiye’de yaşanan olumsuzlukların KKTC’deki turizmi birebir etkileyeceğini ifade eden Aktığ, “Türkiye’deki ekonomi, geleceğin belirsizliği, terör tehdidi ve her türlü oradaki olumsuz gelişme bizim turizmimizi dolayısıyla ekonomimizi birebir etkileyen gerçeklerdir. Rusya pazarından ciddi bir rakam almıyoruz ama bizim doluluğumuza katkı yapan Türkiye’nin güney sahilleri Rusya pazarından ciddi pay almaktadırlar. 

Rusya pazarını kaybettikleri noktada, bize gelen müşteri gruplarına Antalya bölgesi doğal olarak talip olacaktır. Doğal olarak da Kıbrıs’a gelmelerinde ciddi bir bariyer oluşturacaktır. Bu durumda bizi olumsuz etkileyecek olan nedenler arasındadır. Aslında çok ilgisiz gibi görünen bir konuda bile ne kadar direkt etkileyeceğini gösteren birde örnek vardır” şeklinde konuştu.

“Yaz sezonunda 2013’ten bu yana her yıl yüzde 5’lik bir düşüş görülmektedir”

Turizm değerlendirmesini 2016’nın Ocak ayında yapacaklarını açıklayan Aktığ, “Yaz sezonu 1 Nisan – 31 Ekim arasındaki dönemdir. Yaz sezonunda 2013’ten bu yana her yıl yüzde 5’lik bir düşüş görülmektedir. 2010-2013 dönemindeki büyüme trendini kaybettiğimiz bir yana ne yazıktır ki aynı noktayı dahi korumayacak bir duruma geldik. Bu durumda sürpriz bir gelişme değildir. Yapılması gerekenleri kamuoyuna paylaşıyoruz. Bunların yapılmadığı noktada da doğal olarak olumsuzluklar ve düşüşler yaşanacak” ifadesini kullandı.

“Yaşanan doluluk ve pazardan pay aldığımız ülkelerin sayısının artması bize rehavete itti”

Turizmdeki düşüşün yaşanması konusundaki nedenlere dikkat çeken Aktığ, “2009’da kurgulanan ulaşım ve teşviklendirme sistemi projenin sadece bir ayağıydı. Kurguladığımız projede ulaşım teşvikleriyle artırılacak, yeni gireceğimiz pazarların yanında imaj çalışmalarıyla tanınır ve bilinir hale gelebilerek bu pazarların desteklenmesi de vardı. Ana üç ayak bunlardı. 

Biz ne yazık ki bu dönemde sadece birini gerçekleştirdik. Ulaşım teşvikleri verildi. Yaşanan doluluk, pazar çeşitlemesi ve pazardan pay aldığımız ülkelerin sayısının artması bize rehavete itti. Nasıl olsa doluluk artıyor ve nasıl olsa 2-3 ülkeden 18-20 ülkeye ulaştık dedik, diğerlerini imaj çalışmalarını yapmadık, bununla beraber tarifeli seferlerle bu pazarlar desteklenmedi” dedi.

“Geriye dönüp baktığımızda bu konuyla ilgili hiçbir şey yapılmadı”

Aktığ, sözlerine şöyle devam etti: “2013’te yakalanan rekor büyüme sürdürülebilir değildir, imaj çalışmalarının yapılması, bu pazarlarda ciddi yatırımlar yapılması ve tarifeli seferlerle bunların desteklenmesi gerekiyordu. Tabiki bunun yanında sektörümüzün bu rekabet ettiğimiz pazarlarda öne çıkabilmemizi veya en azından olduğumuz yeri koruyabilmemizi gereklerini talep etmiştir. Giderlerimiz yüksektir. 

Personel eğitimlerimiz, eğitilmiş personel ihtiyacımızın karşılanamamasından tutunda sıraladığımız birçok gerekçemiz var. Bunların yapılmadığı noktada ne yazık ki bu pazarlarda biz rekabet edemeyeceğiz. Bunun açıklamasını yapmıştık. Geriye dönüp baktığımızda bu konuyla ilgili hiçbir şey yapılmadı.”
“2016’da Güney Kıbrıs ekonomik krizini aşmış olacaktır. Bu artık çok net bir durumdur”
Turizm sektörünün tüm ülkeyi birebir etkileyen bir sektör olduğunu vurgulayan Aktığ şöyle konuştu: 

“Tüm ülkeyi birebir etkileyen bir sektördür. En çarpıcı örneğimiz de bugün Güney Kıbrıs’tır. Üç yıl önce ekonomik kriz içerisinde kıvranan bir ülkeydi. Biz 2013’te rekor kırarken onlar ağlıyorlardı. İnandıkları bir şey vardı, ‘turizm bizim ana sektörümüzdür’ dediler. Bu yokluk içerisinde bir taraftan karne ile vatandaşlarına ekmek verirken, diğer taraftan ana pazarımız olan turizmde İngiltere piyasasına çok ciddi bir çalışmaları yaptılar. Bir taraftan aç kalırken diğer taraftan kaynak yarattılar. Ancak 2015’te ekim ayı doluluk oranlarında yaptıkları açıklamaya baktığımızda, akılcıl ve doğru yolun bu olduğunu görürsünüz. Son 4 yılda yakaladıkları İngiltere pazarından en yüksek pay aldıklarını açıkladılar. Bu durumda turizme ihtiyacı olan yatırımların zamanında yapılmasının birebir gösteren örnektir. 2016’da Güney Kıbrıs ekonomik krizini aşmış olacaktır. Bu artık çok net bir durumdur. Bununda ana nedeni turizm sektörüne inanmaları ve bu konuda çalışmalarıdır.”

Dolmacı: “2016 için ciddi bir gerileme bekleniyor”

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KTOB) eski Başkanı Mehmet Dolmacı, yüzde 49 rakamını kalıcı bir tanıtımın sonunda yaşanan bir rakam olmadığını ifade etti. Dolmacı, “Yani bu kapalı bir gruptur. Kasım’da bu grup bir doluluk yarattı ama diğer aylarda ciddi bir düşüş olacaktır. Doluluğu bakarak çok başarılıyız düşüncesine kapılmamak gerekiyor. Pazarlarımız daralmıştır. 

“Katkı doğru kullanmıyor”

Pazarlama ve tanıtıma yeterli katkı yine ayrılmadı. Ayrılan katkı da doğru kullanmıyor. Açıkçası 2016 için ciddi bir gerileme bekleniyor. Dünya’da yaşanan krizde Mısır’da veya diğer terör krizleri bizim artı hanemize yazılırken, şuan yaşanan krizde maalesef tamamıyla bizim dezavantajımıza çalışıyor. Bir taraftan reklamı ve tanıtmayı durdurduk diğer taraftan Türkiye’de artan terör olayları ve Rusya ile yaşanan gerginlik çok ciddi sıkıntılar doğuracaktır” ifadesini kullandı.

“İşin aslı her tarafta başarısızlığımız var”

Zamanında tespit ve müdahalenin yapılmadığını savunan Dolmacı, “Zamanında tespit yaparak ve müdahalede bulunmamamızdan dolayı sanıyorum düşüş tahminimizden çok daha fazla olacaktır. En çok turistimizi Türkiye’den alıyoruz. Bununla beraber İngiltere, Almanya ve Hollanda gibi Avrupa ülkeleri sıralamada yer almaktadır. Fakat geçen sene Corendon havayollarının piyasadan çekilmesiyle Belçika pazarında büyük düşüşler oldu. Bir tek Almanya pazarı ayakta kaldı. İngiltere’de de sorunlar vardır, hala daha beklediğimiz rakamlara ulaşmış değiliz. Ortadoğu’da gerekli hiçbir adımları atmadık. Beklentilerimiz suya düştü. İşin aslı her tarafta başarısızlığımız var” dedi.

“Eğer bir ülke çatır çatır reklam yapıyorsa tur operatörü ona yönelmek zorunda kalır”

2014’ten sonra turizmde düşüş dalgasının yaşandığını vurgulayan Dolmacı sözlerini şöyle tamamladı: “Almanya operasyonunun devreye girmesiyle 2015’te düşüş çok hissedilmedi. Fakat 2016’da bu daha da çok hissedilecektir. Aslında şuanda bir düşüş yaşanıyor. Hem harcama gücünde, hem de geliş sayısında düşüş yaşanıyor. Bunun da en büyük nedeni tanıtım yapamamamızdır. Uzun vadeli bir proje haline getiremememizden kaynaklanıyor. Günü birlik hareket diyoruz. Böyle olunca yeterli tanıtım ve reklam sağlanmayınca bunu yapan ülkelere yönelim oluyor. Eğer bir ülke çatır çatır reklam yapıyorsa, tur operatörü ona yönelmek zorunda kalır. Siz hiçbir reklam yapmazsınız kimse de sizi talep etmezse tur operatörü sizinle neden uğraşsın?”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.