1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Pazarlık: Kıbrıs Türkünün haklarını teslim edecek yok mu?
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Pazarlık: Kıbrıs Türkünün haklarını teslim edecek yok mu?

A+A-

21 Aralık 1963’den beri “Kıbrıs Cumhuriyeti”  Rum-Yunan işgâli altındadır.Makarios’un komutasında hazırlanan “Akridas Plânı”o tarihte uygulanmış,Cumhuriyetin Uluslar arası Örgütlerce ve üç Garantör devlet tarafından ortaklığı garanti edildiği hâlde 48 yıldan beri Uluslararası Camia dedikleri gayya kuyusundan Kıbrıs Türk Halkı leyhine tek karar çıkmadı.

Çünkü “Hristiyan Kulübü,”haçın girdiği yerden çıkmasını ve yerine  ay-yıldızın geri gelmesini asla kabul etmemektedir.

Bunun için Rum-Yunan işgâli devam etmekte,”Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti’ne dönüştürülen yapı sürmekte ve hakkı yenen Kıbrıs Türk Halkı Uluslar arası ambargo altında ezilmek istenmektedir.

Bugün hak kabul edilen “Tek yanlı bağımsızlık ilânı”, Kosova’da BM başta olmak üzere her örgütün onayını alırken,Arap ülkelerini silâhla besleyen ABD,İngiltere,Fransa,İtalya ve Almanya, bu ülkelerdeki yönetimlerin devrilmesi için omuz vermekle kalmamakta,isyancıların oluşturdukları “Yeni Yönetimleri” zaman geçirmeksizin tanımaktadırlar.

Tunus,Cezayir,Mısır,Sudan ve şimdi de Libya’da isyancılar tanınmakta,yasal yönetim dışlanmaktadır.

BM’nin Kıbrıs konusunda aldığı kararda belirtilen “Ayrılmak suretiyle,tek yanlı bağımsızlık ilânına” karşı çıkılmasına karşın, Istanbul’da yapılan toplantının sonucunda  bu yeni Arap isyanları konusunda  bir yana konabilmiştir.

Yakında Suriye için de aynı kararın alındığını görürsek şaşmayalım…

Ama 48 yıldan beri ortağı olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nden silâhla atılan Kıbrıs Türk halkının,binlerce Şehit pahasına oluşturduğu KKTC tanınmamakta,aksine Rum-Yunan dürtüsü ve öteki ülkelerde yerleşen Yunanlı politikacılar sayesinde ambargo altında tutulmaktadır.

Ne diyor Yunan kökenli Amerikalı Senatör ?

”Türk askeri işgâl ettiği Kıbrıs’tan çıksın!”…

Hadi ordan maskara…

İşgâlci Yunan askeri ve Rum çeteleri değil miydi?

Ya Kıbrıs Türk halkı katleden Yunan Ordusu ne olacak?

İşgâlciler Kıbrıs Cumhuriyetinden nasıl atılacak?

Bununla ilgilenen yok mu?

***

TÜRKİYE -AB İLİŞKİLERİ

Türkiye AB ile ilişkilerin donacağını açıklayarak bombayı patlattı.

Hafta başından itibaren ana konu bu oldu.

Ya “Kıbrıs Federal Cumhuriyeti” AB dönem başkanı olur, ya da Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin dönem başkanlığına getirilmesi ile Türkiye-AB ilişkileri donar…

Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile AB İşleri Bakanı Egemen Bağış arasında nuans farkı var ama ana  konuda fark yok.

Kimse bunu kullanmasın.

AB sorunlu ülkelere “Git sorununu çöz öyle gel” diyordu.Kıbrıs Rumuna bunu uygulamadı.

Yunanistan santaj yaptı.

Almanya Polonya’nın üye alınması için Kıbrıs Rum  ödününü verdi.

Türkiye’de Çiller-Karayalçın ikilisi, ilerisini göremedi.

Rumun kabul edilmesine ses çıkarmadı.

İnandılar ki hemen Türkiye için  de kapı aralanacak.

Bunun için o kabul edilmez  Gümrük Birliği anlaşmasını da kabul ettiler.

İşte şimdi Hanya-Konya belli oldu.2012’nin Temmuz ayında “Kıbrıs(Rum)Cumhuriyeti” törenle AB dönem başkanı olacak.

Bunun önü kesilmedi.

Çünkü önceki ve sonraki “Üçlü Komisyon” faaliyete geçti.Polonya ile birlikte Kıbrıs(Rum) Cumhuriyeti, o komisyonda görev aldı.

Yani Türkiye ile AB ilişkilerine Bakan üç devletten biri bugün zaten Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’dir.

Türkiye,bunu öne sürerek ne istedi?

Rumlar artık oturup KKTC ile anlaşsın.

Kıbrıs Federal Cumhuriyeti oluşsun.

Bu yeni oluşum AB dönem başkanlığını yüklensin…

Ben başta Yunanistan olmak üzere buna taraf olan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin,Türk Halkı ile yönetimi paylaşmayacağını  iddia ediyorum.

Onlara Kıbrıs’ın bütününü temsil etme hakkı doğdu, bunu niye tepsinler?

”Vatanı bütün aldık yarım devredemeyiz” diyen Rumlar, kalkıp da şimdi “Yönetimi” Türklerle niye paylaşsınlar?

Kimse bunu ummasın.

Akıllarını peynir ekmekle yemediler.

Kaldı ki 50 yıllık sorunun Ekim ayında çözüleceğini ve hemen ertesinde referandum olacağını umut etmek de ham hayaldir...

Türkiye,kaybetmemek için Kıbrıs konusunda yeni politika üretmelidir.

***

ELEKTRİK MUHABBETİ

Ünlü RMMO,patlayıcıların nasıl korunacağını bile bilmediğini, geçen hafta gemi dolusu konteynerleri patlatarak gösterdi.

Şimdi füze atıldı,sabotaj oldu oyununa başvuruyor.

Yemezler bayım!

Neyse Tatlısu açıklarındaki elektrik santralı da havaya uçtuğundan Güney Kıbrıs’ta enerji açığı ortaya çıktı.

Bunun kapatılması için KKTC öneri yaptı.

Yaptı ama can çekişenler, içmek için uzanan suyu eli ittiler.

Ya tanınma sayılırsa?

Ya KKTC ile aynı kefeye konursak?

Sonuçta AB formülü akla geldi ve “Tüccarlar Devleti “olunduğu anımsandı.

Malum AB iki tarafın Ticaret Odaları ile  ilişki kurulmasını çok önceden benimsedi.

Şimdi de biri alıcı, öteki satıcı rolüne bürünecek.

Yahu bunlar elektrik üretmiyorlar diyen yok…

Olsun.

Bu yalana önce Hristofyas inandı ve Türk Ticaret Odasının santralında üretilen elektriğin(???)satın alınmasına  yeşil ışık çaktı…

Şimdi de bizim yaygaracılar sahne aldılar:”

Yahu onlar bize yıllar yılı bedava elektrik verdiler.

Biz niye para isteyelim?” diye soruyorlar.

Kimsenin aklına Ortak Cumhuriyetinin mallarını Rumların gasbettiği,ganimetlediği  gelmiyor…

Elektirk santralları Rumun babasının malı mıydı?

***

ONUR ÖYMEN VE BİR GERÇEK

Uzun yıllar KKTC’de görev yapan,daha sonra TC Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı ve daha sonra  CHP Milletvekilliği yapan değerli dostum Onur Öymen,son derece ilginç açıklamalar yapıyor.İlgili olanları zaman zaman bu köşemde aktaracağım.

İşte Türkiye’yi acıya garkeden son PKK hücumları karşısında yaptığı açıklama:

“Türkiye'deki terör eylemlerinin kökeninde Irak'ın Kuzeyindeki bir terör karargahı olduğunu bilmeyen yok.

Kuzey Irak'taki bu karargah varlığını sürdürdükçe sadece Türkiye'de yapılan mücadeleyle terörü bitirmek kolay değil.

Bu karargahı tasfiye etmek Irak Anayasasına ve BM Güvenllik Konseyi kararlarına göre Irak Hükümetinin sorumluluğunda.

Bu karargahın tasfiyesi için Irak Hükümetine çağrıda bulunan, Irak'ın sorumluluğunu hatırlatan bir ülke var mı?

Kuzey Irak'taki yerel yönetime çağrıda bulunan var mı?

Türkiye'de buna dikkat çeken var mı?

Eğer bunun aksi olsaydı, Türkiye'e konuşlanan bir terör örgütü komşu ülkelere saldırsaydı ve Türkiye bu örgüte karşı hiçbir önlem almasaydı dünyayı Türkiye'nin başına yıkmaya çalışmazlar mıydı?

Şimdi ne kendileri bu örgütü engelliyorlar ne de Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahalesine izin veriyorlar.

Bu nedenle Meclisin verdiği yetkiye rağmen Türkiye gerekli müdahaleyi yapamıyor.

Teröre bu kadar çok şehit vermemizin gerisindeki en önemli nedenlerınden biri budur.

Diplomasinin etkili biçimde uygulanmasıyla Irak hükümeti görevini yapmaya zorlanabilir.

Türk diplomasisinin en önemli görevi budur”.

1.Constitution of Iraq Article 7 Second paragraph

2.UN Security Council Resolution 1618 (2005)

3.UN Security Council Resolution 1624 (2005)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.