1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Peki ya cezası?
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Peki ya cezası?

A+A-

Bu köşede günlerce Girne’deki Liman Kasino’nun yıkılmasının kasti olduğu ve bunun cezalandırılması gerekliliği yazıldı.

Çünkü listelenmiş bina olarak koruma altında olan bir binanın yıkımı yasal olarak yasaklanmış ve ağır cezalar öngörüyordu.

Kasino sahibi, Anıtlar Yüksek Kurulu ile Şehir Planlama Dairesi’ne sunduğu projede, sadece iç tadilat yapacağını taahüt ederek, projesini onaylatmıştı.

Nitekim birdenbire yüksek koruyucu perdelerin ardına saklana inşaat alanında hem Liman Kasino tamamen yıkıldı, hem de tarihi eser kapsamında sit alanına da müdahale edilerek, kaya mezarları da geri dönülmez şekilde kepçelerle kazılarak tahrip edildi.

Şimdi Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Eski Esereler ve Anıtlar Yüksek Kurulu, Liman Kasino’nun devam eden inşaatı durdurdu.

Bakın karar gerekçelerinde ne söyleniyor;

“Kurulca 13 Temmuz 2010’da onaylanan Otel Liman Casino Tadilat Projesi’nin uygulama aşamasında, binanın tamamen yıkıldığı, enkaz ve malzemelerin inşaat alanından uzaklaştırıldığı, binaya ait hiçbir emare kalmadığı tespit edilmiştir.”

Şimdi proje aslına uygun olarak yeniden onaya sunularak yıkılan binanın yerine aynısının yapılması süreci başlayacak, karara göre.

Ancak önemli olan bir nokta var;

Binanın tamamen yıkıldığını, enkaz ve malzemelerin inşaat alanından uzaklaştırıldığı ve binaya ait hiçbir emare kalmadığı tespitinde bulunan kurul, aslında bu yıkımın bilinçli olarak yapıldığına işaret ediyor.

Listeli bir binanın bilinçli olarak yıkılması ise, 3 yıla kadar hapislik cezası öngörülen, para cezası da uygulanan, son derece ağır bir suç.

Listeli binaya ancak istemeden bilinçsiz olarak zarar verdiğinizde yerine aynısını yapmakla yükümlü kılınıyorsunuz.

Oysa kurulun verdiği karar, hiç de bilinçsizce işlenmiş bir suçu tarif etmiyor, ifade etmese de zararda kasıt olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Ama hiçbir yasal yaptırımda bulunulmuyor!

Aynı zamanda kaya mezarlarına verilen zararla da ilgili hiçbir ifade yer almıyor kararda.

Bunlar da üzerinde düşünülmesi gereken son derece önemli noktalardır.

Yani aslında şimdi konu, tam da öngörüldüğü gibi, aynısı denilerek yapılacak olan bir yeni inşaatla aslında geçiştiriliyor.

Zaten kasino sahibi yeni bir bina yapmak için yıkmamış mıydı binayı?

İşlenen böylesi açık ve tahribi yüksek suçlar karşısında bu kadar duyarsız kalınırsa, bundan sonra nasıl bir korumacılık sağlanabilir ki?

Eğer listeli binalarımızı, sit alanı içindeki tarihi eserlerimizi koruyamayacaksak, açık yasaları bile uygulayamayacaksak, nasıl bir devletten bahsedebileceğiz ki?

Bu karar resmi gazetede yer alırken, aynı anda ajanslara düşen bir başka haberde de Mağusa’da Salamis Arkeolojik Sit Alanı 3. derece kapsamındaki bölgeye toplu konut projesine şartlı onay verildiği ifade ediliyordu.

Gerekçe olarak da yapılan sondaj çalışmalarında tarihi esere rastlanmaması gösterildi.

Verilen izindeki koşul ise, kazı esnasında tarihi esere rastlanması durumunda, yasanın gereklerinin yerine getirileceği ile ilgili.

Oysa kentlerin tarihi dokuları, inşaat alanları, imar planlarıyla düzenlenir. Şimdi arkeolojik sit alanı içinde toplu konut projesine onay vermek, bir kentin dokusuyla, tarihi ve kültürüyle ne kadar bütünlük sağlayacak ki?

Yok eğer karmaşık bir bütünlük içinde olacağı kararı üretilmişse, bunun da yine gelecek yıllar ve projeler öngörülerek yapılması gerekmez miydi?

Akdeniz’in en zengin kültür miraslarına sahip olan coğrafyalardanız.

Yazık ki, ne korumak ne de tanıtmak adına son derece yetersiz kalıyoruz. Elimizdekileri çok kolay harcıyoruz.

Hem de üç kuruşluk menfaatler uğruna!

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.