1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Pile aynamızdır
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Pile aynamızdır

A+A-

Yazıya başlamadan, amacımın “Rum tarafı propagandası yapmak” olmadığını saygılarımla arz ederim...

Tam tersine, bu yazının amacı ya da ana fikri, “biz bu işi yapamıyoruz” mesajını vermektir...

Kısacası, “gelsin Rumlar bizi de yönetsin” falan dediğim yok... Ama, vu yazıda, ne yapacaksak yapalım, bir an önce Kuzey Kıbrıs’ı da “insanca yaşanabilir, çağdaş bir coğrafya” yapmamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum...

Lefkoşa’nın Kuzey’inden Güney’ine geçerken, ayakkabılarımı dahi çıkarma ihtiyacı hissediyorum... Bıraktım “modernite” farkını; temizlik ve hijyende sınıfta kaldığımız açık ve de seçik!

Bir taraf az gelişmiş, öteki taraf gelişmiş. Bir taraf Manhattan, öte taraf Karaçi! (Sakın ambargo – izolasyon demeyin, ayıp mayıp demem küfrederim!)

Haaaa, eğer eskiyi koruyabilseydik, geçmişimiz, o muhteşem Surlariçi evlerimizi, hisarlarımızı, tarihi yerlerimizi tutabilsyedik ve “nostaljik Lefkoşa” olabilseydik; şimdi bu yazıyı ben değil, Rum bir meslektaşım o tarafta çatır çatır kıskanma kokan kalemiyle yazıya dökecekti.

Ama biz, geçmişimizi de koruyamadık. Tarihi evleri, kaçak işçi pansiyonuna çevirdik. Sokaklarda nüfusa kayıtsız binlerce çocukla!

Lumpen ilkel karışımı bir kent yarattık ve en sonunda da kanalizasyonla çöpleri birleştirip sokağa döktük. Dün temizlik başlamış! İlaçlayın da!

Lefkoşa’yı bıraktım, Güneyle Kuzey kıyası da yapmak istemem...

Gelin sizi Pile köyüne götüreyim...

Bence Pileli Kıbrıslı Türkler, dünyanın en ayrıcalıklı insanlarıdır.

Şov olaraktan Pileliler tabii ki KKTC vatandaşıdır...

Neden şov?

Gösteriş olsun diye vatandaşımızdırlar... Geçenlerde bir Pileli Türk, Rum polisler tarafından durduruldu ve alıkondu. O Rum polisler hakkında derhal soruşturma başlatılmalı. Yasadışı davranıldı – anlaşmalara aykırı hareket edildi. Peki bizim tepkimiz ne oldu?

Başbakan, bakanlarıyla, yanında ne kadar partili bürokrat varsa, Omorfo kaymakamı dahil, Pile’e gitti... Ve resmen nutuk salladı! Ne mi dedi?

Hemen hatırlayalım ne dediğini:

“… Pile’nin statüsü farklıdır. Ancak  KKTC adanın her yerindeki Türklerin haklarını koruma kararlılık ve gücündedir… Benzer olayların tekerrürü halinde Güvenlik Kuvvetleri her türlü tedbiri almaya hazırdır.”

Rum polislerin yaptığı eşekçedir, hukuk dışıdır – anlaşmalara aykırıdır ve protesto da edilmiştir… Ama başbakanımızın söyledikleri son derece kışkırtıcı ve ne yazık ki  8 Ağustos 1964 modeldir! Savaş arzusu vardır bu sözlerde!

Geçtiğimiz hafta içinde “Her Yerde Haber Var” adlı tv programımız için Pile’deydik. Muhtar Necdet Ermetal ile görüştük.

Pile, ayrıcalıklı bir coğrafya… Ara bölgede sayılıyor. BM Barış Gücü’nün kontrolünde. Örneğin fotoğraf çekmek yasak. İzin almanız gerekiyor…

Neyse, Pile’de elektrik, su, belediye hizmetleri Rum muhtarlık tarafından sağlanıyor.

Pile’ye, etrafı yüzlerce dönüm Türk arazisi ile çevrili bir alana, İngilizlerin Lancashire Üniversitesi inşa ediliyor. (Yüzde 51’I birr umm işadamına aittir üniversitenin)…

Pile’de her şey değişecek.

Pile’li gençlere bu üniversitede iş ve eğitim olanağı sağlanacak.

Pileliler, sağlık hizmetlerini zaten Güneyden alıyor. Güneyden alış veriş yapıyor. Güneyde restorana gidiyor… Hatta Güneyde çalışıyor ve ekmeğini evine getiriyor…

Ve elektrik, su, belediye hizmetleri yanında sağlık hizmetleri için de tek kuruş ödemiyor… Neden? Statüko belirsiz falan da ondan…

KKTC mi?

KKTC devleti Pile’ye giren çıkan herkese pasaport – kimlik kontrolü yapıyor!

Rum yapıyor mu?

Hayır!

Zaten Pile ile KKTC toprakları arasındaki bölge İngiliz Egemen Üsleri’ne ait… İngiliz de kimlik kontrolü yapıyor “girerken”… Çıkarken bakmıyor… Giren’i kontrol ediyor ama çıkanı umursamıyor…

Neyse; meseleyi nereye mi getireceğim?

Pile pırıl pırıl… Yolları ter temiz.. Otobanlarla Larnaka’ya, Ayia Napa’ya bağlanıyor… Hastane, tam teşekküllü ve 10 dakika mesafede…

Sular kesilmiyor, elektrikler kesilmiyor… Kimse sınır kapısı kuyruğunda dakikalarca bekletilmiyor...

Köyde, halk tuvaleti bile var ve inanmayacaksınız ama tertemiz… Bizdekilere benzemiyor!

Köy içinde tek bir ağıl yok. Sokaklarda köpek göremezsiniz.

Bu arada Türk Kahvesi ve camisi bile pırıl pırıl… (Avrupa Birliği finansesiyle)…

Pileliler mi?

Pileliler AB vatandaşı…

Evet, Güney Kıbrıs’ta ciddi bir ekonomik kriz yaşanıyor…

Ama, Pileliler, bizden şanslı…

Onlar, Avrupa’da yaşıyor…

KKTC mi?

Seçimde 350 kadar seçmenin oyu için mutlaka hatırlanacak yine!

Hatta başbakan, elektrik arızalarını KIB-TEK tamir edecek falan da diyecek. Dedi çünkü! Ya da, baktı hiç bir şey yapamıyor; 8 Ağustos 1964’te Erenköy’de yaşadığı günleri hatırlayıp, yüksek sesle ve aynı anlama geliyor olabilir ama resmen bağırarak öyle bir nutuk sallayacak ki; eminim eve gittiğinde kendisi bile gülecek!

Pile’ye bakalım… 1974 sonrası Kıbrıs’ın Kuzey kesiminde başarısız olduğumuzu anlarız.

Başka bir aynaya da gerek yok…

Pile aynamızdır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.