1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Politikanın yüzsüzlüğü!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Politikanın yüzsüzlüğü!

A+A-

Göreve yeni başlayan kabineyi ben de beğenmedim...

Bunu da  açıklandığı günkü yazımda belirttim.

Hatta hayal kırıklığı yaşadım ve bu kabinenin ülke sorunlarını çözecek bir kabine olmadığına vurgu yaptım...

Kabineyi çoğu beğenmedi, partili ve partisiz onlarca kişi mesajlarında bizden farklı düşünmediğini iletti.

Kabineyi bakan olamayanlar da beğenmedi!

Ama bizim beklentimiz başka, onların ki başkaydı!

Biz ve bizim gibi düşünenler ülke sorunlarını çözecek yönetimler beklerken, kabine dışı kalanların gaylesini öğrenince politikacılarımızın ne denli yüzsüz ve şahsi menfaat peşinde olduklarını bir kez daha görmüş olduk.

Bir tanesi diyor ki, başbakan haksızlık etti, iyi bir ekip kuramadı!

Yani kendisi kabinenin içinde olsa ekip iyi olacak, olmadığı için tu-kaka!

Başkası Güzelyurt’a haksızlık edildi diyor!

Onun da derdi aslında ne Güzelyurt ne de ülkenin bütünü...

Yeni kabine kendi ismi olsaydı, haksızlık olmayacak, belki de son yılların en iyi kabinesi olarak görecekti...

Girneli bir vekil ise terazinin dengesi kalmadı dedi, rahatsızlığını belirtti...

Oysa Girne’den bir vekil bakan olurken, bir diğeri bakanlıktan gitti...

Bu işe nasıl bir dengesizlik olarak bakıyor anlayamadık...

Ama kabinede kendi ismi olsaydı, en dengeli kabine olacağını düşüneceğinden hiç kuşkumuz yok!

Bu açıklamalar bile ülkemizde artık siyasetin ülke için değil de şahsiyetler ve bölgeler için olduğunu gözler önüne seriyor...

Ülkede yaşanan işsizliği, ekonomideki çöküşü, çek yasaklıları ve hacizleri, tarımda, eğitimde, turizmde politikasızlıkları, kayıt dışı çalışma hayatının sancılarını, Türkiye ve KKTC arasında son zamanlarda baş gösteren gerginliği düşünen bir Allah’ın kulu bile yok!

Yoksa da varsa da bakan olmak!

Ya bölge dengeleri için, ya da şahsi menfaatlerden dolayı...

Siyaset bu ülkede hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı!

Okur Görüşü

 

‘Partili olarak utanıyorum!’

 

‘Sayrn Özadam, ben bir partili olarak utanıyorum artık. Sözde yeni kabinede dikkat çeken ve en çok tartışılan isim Nazım Çavuşoğlu. 19 Nisan 2009 seçimlerinin ardından oluşan Eroğlu hükümetinde Tarım Bakanı oldu,1. İrsen Küçük hükümetinde ise Milli Eğitim Bakanı olarak karşımıza cıktı.
Önceki gün açıklanan kabineye ise İçişleri Bakanı olarak girdi. 2 yılda üç değişik bakanlıkta görev yapan Çavuşoğlu, bu alanda da değişik bir rekorun sahibi oldu. Çavuşoğlu, 2 yılda 3 değişik hükümetle, 3 değişik bakanlığın başına geçen isim oldu.Bir bakan bulunduğu mevkiden alınır başarısız ise. Şimdi sorma hakkımı kullanarak soruyorum, iki yılda don-gömlek değişir gibi aynı adamı bir bakanlıktan öbürüne koymakla bu ülke ne kazanacak?

Cevap mı;  kocaman bir sıfır.

Sokaktaki çocuklar bile bu hükümeti takmaz artık.Haksız da değiller yani. Parti içi çıkarlar mı yoksa halkın çıkarları mı daha önemli?

(Zeki-LEFKOŞA)

 

Okur Görüşü

“Gelen aynı, giden aynı!”

 

“Ülkede sistem değişmedikçe, hangi vekil bakan olursa olsun, hangi parti hükümete geçerse geçsin bir adım bile ileriye gidemeyiz.

Aylardır yazılarınızı takip ederim iyi ve güzel yazarsınız. Hükümetin adam kayırmalarını deşifre edersiniz. Hangi örgüt başkanının yakınına istihdam yapıldı ortaya çıkarırsınız. Peki sonuçta değişen ne? Gelen aynı giden aynı. Artık yeni politikalar üretecek vizyon sahibi yeni yüzler görmek istiyoruz. Bizim gideceğimiz başka bir ülkemiz yoktur...”

(Canan-GİRNE)

 

Okur şikayeti

Dershanelerden şikayet!

 

“Sayın Cemal Bulutoğluları, okullar bölgesinde bu dersaneciler yüzünde huzurumuz kalmadı.
Öğrenciler, bizim avlularda dolaşıyor bahçemiz aşık öğrencilerin buluşma yeri oldu.
Eğitim Bakanlığı ve belediye ile bu işe bir el atın.

Atlas, Dört İşlem , Artı, Yeni Sistem dershane sahipleri, siz para kazanacaksınız diye evimizden soğuduk. Allah sizi bildiği gibi yapsın...”

(Bir vatandaş)

 


MESAJ KUTUSU

 

 

Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, UBP’de yaşananlara kıs-kıs gülüyormuşsunuz. Önceki gün de iki dargın vekil ile bir yemekte buluştuğunuz görülmüş. Şimdi bütün gözler size çevrildi. Hamlelerinizi merakla bekliyoruz...

...

Sayın Hasan BOZER, dargın vekillerle parti merkezi arasında uzlaşma sağlamak için hafta sonunda tüm enerjinizi bu yöne vermişsiniz. Arabulucu olmanız iyi güzel ama bu vekillerin niyeti epey kötü görülüyor. Bakalım nasıl onları razı edeceksiniz, kolay gelsin...

...

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, yeni bakanlığınız hayırlı olsun. İlk görevleriniz arasına şu dernek enflasyonuna son vermeyi de eklerseniz çok iyi edersiniz. Bu kadar küçük bir ülkede bu kadar çok derneğin olması biraz tuhaf değil mi?

...

Sayın Mehmet ÇAKICI, Cumartesi günkü gökdelen karşıtı eylemde gözler sizi aradı ama bulamadı. Hayırdır yoksa eyleminize destek vermediler diye Girneli vatandaşlara küstünüz mü? Siyaset böyle şeyleri kaldırmaz bilesiniz...

...

Sayın Saffet BARUTÇU, mesajınıız aldım duyarlılığınızdan ötürü teşekkür ederim. Şikayetlerin içeriği konusunda en kısa zamanda sizi bilgilendireceğim.

...

Sayın Kutlay ERK, parti içinden gelen haberlere göre sürpriz bir şekilde genel başkanlığa aday olabileceğiniz iddia ediliyor. Özellikle son yazdığınız köşe yazısında buna dair işaretler görülmüş.

...

Sayın Serdar DENKTAŞ, yeni parti binanıza sonunda yerleştiniz hadi hayırlısı. Ancak makam odanızdaki ucunda sepet olan ipin ne anlama geldiğini anlayamadık. Bakkal alışverişlerinizi bundan böyle bu sepetle mi yapacaksınız?

...

Sayın Hasan TAÇOY, hafta sonu matbaacı dostlarınızla birlikte döner partisine katılmışsınız. Hulusi ustanın enfes döneri karşısında nutkunuz tutuldu diyorlar. Sizin kolestrol sorununuz yoktu değil mi? Afiyet bal şeker olsun...

...

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, sonunda bakanlık muradına erdiniz ama bölge insanı son iki gündür istihdam için sizi epey bunaltmışa benziyor. O kadar çok kişiye söz verdiniz ki bakalım pirincin taşlarını nasıl ayıklayacaksınız?

...

Sayın Mustafa AKINCI, Girne’deki gökdelen karşıtı eylemde en fazla ilgi ve alkış size olmuş. Bu ilgi karşısında bir hayli duygusal anlar yaşamışsınız. Ne varsa eskilerde var değil mi?

...

Sayın Salih USAR, böbreğinizdeki fındık büyüklüğündeki taştan kurtulmuş ve yeniden doğmuş gibi olmuşsunuz, geçmiş olsun. Bu arada sakalları kesmeniz de sizi en az 10 yaş gençleştirmiş.

...

Sayın Hatice FAYDALI, Bakan Kaşif aynı makamda kalınca ilk kutlayan siz olmuşsunuz. Ayrıca derin bir nefes aldığınız söyleniyor. Şimdi sizin de hızlı yükselişiniz sürecektir hiç kuşkunuz olmasın...

...

Sayın Dengiz KÜRŞAD, Girne alışveriş etkinliğinde görülmüşsünüz. Şamişi ve lokmaları çok sevmişe benziyorsunuz. Ama kilolarda her geçen gün artıyor bilesiniz. Sauna seanslarını aksatmamak lazım değil mi?

...

Sayın Kemal DEVECİ, bugünlerde Girne’yi mesken tuttuğunuza göre adaylık konusunda ciddi olduğunuz gözlemleniyor. İskele valiliğinden sonra Girne amirallığı mı var yoksa sırada?

...

Sayın Tevfik DİRENÇ, bakan Töre bakanlıktan gitmeden makamı bırakmanız kamuoyunda onurlu bir davranış olarak algılandı. Darısı diğer bürokrat arkadaşlara diyoruz.

...

Sayın Mehmet BAYRAMOĞLU, siz Londra’dan çeşitli hamleler yapıyorsunuz ama parti merkezinizden de size karşı homurdanmalar yükselmeye başladı. Yakında bir protesto mektubu alabilirsiniz.

...

Sayın Mehmet MOREKET, senin kızlar tembel çıkınca Fayka’nın bebeğiyle torun hasretini gideriyormuşsunuz. Kızlara baskı yapmazsan daha çok hasret çekersiniz. Biraz sesinizi yükseltin bakalım bir faydası olacak mı?

...

Sayın Erol ATAKAN, şirketinizin Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ne yaptığı katkıları memnuniyetle izliyoruz. Umarız diğer büyük işletmelere de örnek teşkil eder...

...

DS 444 plakalı aracın sürücüsü, Cumartesi günü akşamüstü Dereboyu’ndaki trafik ışıkları kırmızı yanarken aldırış etmeden sürüşe devam ettiniz. Sizin gibi tanınmış bir şahsiyete yakıştıramadık doğrusu...

...

KZ 551 plakalı aracın sürücüsü, dün Ciklos mevkiinde aracınızla seyir halindeyken araçtan dışarı çöp attığınız görüldü. Bayramlık ağzımızı açardık ama hadi bari haftaya kötü başlamayın!

 

Günün Fıkrası

 

Düşünce tarzı

Sınıfta öğretmen sormuş:
- Dalda üç kuş var, birini vurdum kaç tane kalır?
Çocuk cevaplamış:
- Hiç kalmaz örtmenim.
- Olur mu oğlum, demiş öğretmen,
- 2 tane kalır.
- Olmaz öğretmenim, demiş çocuk,
- Siz birini vurunca diğerleri aptal değil ya sesten ürküp kaçarlar...
Öğretmen şaşırmış ve:
- Aferin oğlum, cevabın yanlış ama düşünce tarzını beğendim, demiş. Sonra çocuk, - Öğretmenim, ben de size bir şey sormak istiyorum. Karşıdan üç tane bayan geliyor, üçü de dondurma yiyor, ama biri yalayarak, biri ısırarak, diğeri de emerek yiyor dondurmayı. Sizce bunlardan hangisi evlidir?
Öğretmen kızmış ama, cevap veremedi dedirtmemek için belli etmemiş.
- Emerek yiyen evlidir, demiş. Çocuk:
- Olur mu öğretmenim ne alakası var, parmağında yüzük olan evlidir. demiş.
- Ama düşünce tarzınızı beğendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.