Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

PROVOKATÖR…

A+A-

Yıl 1955…
Buna 6-7 Eylül de diyebilirsiniz…

Mekân, İstanbul İstiklal Caddesi…

Ve Çatalca- Silivri hattı.

Belgesellerden, yazılardan öğrendiğimiz kadarıyla o dönemde Kıbrıs meselesi de vardı…

Karışıktı dünya.

Bir şeylere gebeydi.

Doğdu doğacaktı…

Ki birden gün içinde çıkan gazetelere Atatürk’ün evine bomba atıldığı yazıldı.

Gazete satan çocuklar bağırdılar, “Ata’ya bomba” diye.

Ne zaman bir araya gelmişler.

Nasıl toplanmışlar kimse anlayamadı o anda.

Sıcağı sıcağınaydı çünkü.

Kamyonlar haber yayınlanmadan daha Taksim’e vardılar.

Ve halkın galeyana gelmesine ramak kala daldı ellerinde sopalar, İstanbullu bile olmayan tipler.

Yıkımdı o gün.

Bir ülkenin kültürünün yarısı o gün göçe karar vermişti.

Gittiler.

Aşağılanmadıkları, ölüm tehlikesi yaşamayacakları başka diyarlara göç ettiler.

Kimisi kendi ülkesi sandığı Yunanistan’a, kimisi 3. ülkelere.

Ve o gündür bu gündür hasret bitmedi.

Yıl 1969…

Yani o yıldan 14 yıl sonra…

16 Şubat 1969…

Yer, yine Taksim Meydanı.

 76 gençlik örgütü izin de alarak ABD'nin 6. Filo'sunu protesto etmek için toplandılar.

Komünizmle Mücadele Derneği” halkı gençlere karşı tepkiye çağırdı.

Taşlı, sopalı bir sürü faşist bir araya geldiler.

Gençler Sultanahmet’ten Taksim’e yürüyüşe geçtiğinde bunlar sipere geçmişlerdi.

Ve ülkeleri için yürüyenlerle ABD’nin çıkarlarına hizmet edenler arasında Taksim’de çatışma çıktı.

Ölenler yaralananlar oldu orada.

Yıl 1977…

Yine Taksim Meydanı…

1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı kutlaması.

Meydan hıncahınç doluydu.

Heyecan, coşku vardı.

Derken otel ve sular idaresinden silah sesleri duyuldu.

Panik oldu.

Ezilen yaralanan ve ölenler…

 Yıl 2013…

Yine Taksim Meydanı…

Bilhassa çevreye, doğaya, kısaca ülkenin her yerine yapılan menfi müdahalelere duyarsız kalmayan gençlik, harekete geçti.

Ok yayından çıkmıştı bir kere.

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Anılarını canlandırmak isteyip Gezi Parkı’na beton konduracaklara karşı başlatılan eylemle Gezi Parkı, oldu Gençlerin Eylem Parkı.

Direniş başladı.

Direnişle uyuyan halk da uyandı…

Direnişe katıldılar.

Birlikte devleştiler.

“En büyük güç halktır” gerçeğini hükümetin yüzünde patlattılar.

Polis geri çekildi.

Bekledi.

Ancak halka rağmen güya halk için çalışanlar parkı geri alıp betonunu konduracak ve direnişi kıracaktı.

Direnişse pasif direnişti.

Öyleyse…

1955, 1969 ve 1977’de provokasyon vardı.

Aradan yıllar geçti.

Gerçeği öğrendik.

Dün sabah…

Yer Taksim Meydanı…

İlk görüntülerde belinde tabanca, burnunda gaz maskesi, elinde telsiz olan birileri TOMA” lara Molotof Kokteyli attılar.

Vali “Onlar polis değil provokatör” dedi…

Neler olduğunu öğrenmek için bakalım kaç yıl geçecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.