1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Renkli Kimlik Modası…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Renkli Kimlik Modası…

A+A-

Son yıllarda Kıbrıs üzerinde uygulanan politikalar meydanda.

1950’li yıllarda verilen start onlara göre “sık dişini de az kaldı” bize göreyse “yıkılmadık ayaktayız”…

RTE geldi, dolaştı, gördü, yerinde inceledi ve yanındaki “yetkililere” direktiflerini verip gitti.

Gerisi boştu artık Tayyip için…

O  “verilen emirle taş kesilecekti ” bilinciyle giderken içi rahattı çünkü uygulayıcılar ona sadıktılar.

İrsen ve bakanı olduğu ülkesi Kıbrıs’ın kuzeyi  için “ esas ev sahibi RTE ” diyebilen işbirlikçi tiplerden oluşan takım, direktiflere baka baka hangi sırayla yapılması,hangisinin önce çıkartılması gerektiği konusunda ihtilafa düşerekten, tartışmalarını sürdürüyorlardı.

Nitekim dün,” Beyaz gül kırmızı gül, güller arasından gelir” türküsünü okuyarak

bir tanesi için karar verdiler…

Kaçak maçak kim olursa olsun, yeter ki feribot parasını verip “ülkemize ne amaçla olursa olsun gelsinler…

İster yorganıyla,ister tüm sülalesiyle gelsin.

İster  cebinde para olsun, isterse kasatura…

Ama yeter ki gelsin, “ne olursan ol yeter ki gel” diyerek aramıza katılsın…

Ve biz de aldığımız emirler doğrultusunda onlara ister beyaz, ister yeşil, ister turuncu kırmızı ille ki birer kimlik verelim.

Renk hiç önemli değil.

Nasılsa bir belge verdik mi, üç, bilemedin beş yıl sonra onlar da kendilerini burada “daha Kıbrıslı” hissedecekler ve olası bir referandumda “RTE’nin” dediği yönde oy kullanacaklar…

Çünkü biz  %65 “evet” dedik haklıyız..

İrsen ve ekibi o kararnameye imza attıkları gece rüyalarında Tayyip’i başlarını okşayıp “aferin oğlum iyi iş yaptınız ” dediği rüyalarından bir daha görmüşlerdir.

Ve muhtemelen sabah kahvaltılarında eşlerine, “hanım zeytinyağında iki yumurta pişir. Yanında da hellim olsun çünkü dün çok iyi bir görevi yerine getirdik” demişlerdir.

Böyledir işbirlikçilik.

Sonsuza kadar koltuklarında emirleri yerine getirip ödül alacaklarını sanırlar.

Oysa ki biter…

Ve damdazlak kalırlar ortada ellerinde ne memleket, ne de sözlerinin geçeceği bir cadde kalır.

Neyse.

Önemli olan bizlerin -bitiyoruz diyen ve bu uğurda savaş veren Kıbrıslıların- Cenevre konvansiyonundan,BM kararlarından, savaş suçlarından ,işgal, asimilasyon, entegrasyon ve azınlıklardan bahsedip fazla kimlik verilmemesi gerektiğini tartışıp zaman kaybetmememizdir.

Artık uyanmalı ve hedefi tutturmalıyız.

Ne mi yapmalı?

Zor değil ama, gerçekten çok zor.

Bu memleket bizim diyenlerin kimlik olarak sadece  Kıbrıs kimliğini taşımaları.

Bunu becerebilirsek ne yerleşiklerin ellerindeki çeşitli renklerdeki kimliklerin bir önemi kalır ne de “kurtardık” diyenlerin sözleri geçer…

Kumyalı’da balıkçı Üzeyir , polis memuru Abdullah’ı denizde boğmaya teşebbüs etti…

Lefkoşa’daki trafik tartışmasında iki kişi, Sermet’i hastanelik etti…

75 yaşındaki Akdoğanlı Hüseyin dayı av tüfeği ile intihar etti.

Adam baktı ki sıra ona da gelecek iyisi mi gideyim demiştir…

Gitti.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.