Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Rica ederim

A+A-

“Bilgilerinizi ve gereği saygılarımla rica ederim… İMZA”

Hiç sevmem…

Kibarlık, naziklik bilirdim…

Kapılar açılır önünde sanırdım…

Yanlış öğretmişler bize…

Okulda da, hayatta da yanlış tanıtmışlar.

İhtisasa yeni başladığım yıl anlamıştım o deyimin ne anlama geldiğini…

 İlk o dönemde kızmıştım ona…

Ezerim bozulmuştu.

Ve silmiştim hayatımdan, “Rica ederim” i…

Bir işim dolayısı ile hastane yönetimine dilekçe yazmıştım…

Altına da öğrendiğim en kibar deyimi eklemiştim, “rica ederim” .

Başhemşire şefe vermeden önce dilekçemi okuduğunda yüzünden anlamıştım…

Yanlış bir şeyler var…

Ne? Der gibi baktım…

Ne? Der gibi baktı…

-Ne? dedim…

Yüzüme acayip şekilde bakarak,  ” Bu ne?” diye sordu…

-Dilekçe, demiştim…

“Olmaz doktor bey üst makamlara öyle hitap edilmez… Üst makamlara rica edemezsiniz…”

-Ya ne edilir? Diye sorduğumda da “Arz edebilirsiniz ancak” dedi, “arz”…

Arz?

Doğrusu, alt taraftakiler üstündekilere arz edebilirler…

Üsttekiler de altlarından hep rica ederler…

Rica emirdir bir bakıma…

Oysa ben ricayı kibarlık sanırdım.

Hala öyleyimdir.

Kibarlık ifadesi sanırım.

Sonra askerlikte çıktı karşıma arz ile rica…

Lise ayarında tahsilli komutan, üniversite bitirmiş mecburi askeri çağırıp emreder…

B u emir ricadır ve asker ricayı yani emri yerine getirmek zorundadır.

Askerse ki rütbesi ne olursa olsun üstündekilere hep sunar…

Yani arz eder…

Ve onların kabulünü bekler…

Sonra...

Anladım ki bu arz ve rica meselesi bizde de patlamış…

Kendilerini üst görenler rica ederek emir vermeye başladılar…

Alttakiler de arzlarını sunarak beklemeye…

İnsafa terktir bu…

Bizim gazeteyi okumuşsunuzdur…

İlk sayfadan verdi…

Yukarıdan birileri aşağıdakilere” rica” adıyla emrediyor…

“Yak, yık, parçala ama bu kurultayı bize kazandır, rica ederim… İMZA”

İğrendim…

Ve korktum…

Bu gidiş iyi bir gidiş değil…

Bu faşizmden başka ne olabilir?

Ve düşündüm…

Yoksa hep böyleydi de bizim mi haberimiz olmuyordu?

Mesela Baf’ta da öyle miydi?

Eğer öyle idiyse demek ki her tür baskılar o dönemde de rica ile başlayıp gidiyordu.

İhsan Doktor örneğin

Türk bölgesine gelemezdi çünkü muhtemelen üstten birileri alttakilere bu adam Türk bölgesine girmeyecek diye rica etmişlerdi…

Bir alttakiler de bir daha alttakilere bu adam Türk bölgesine girmeyecek ricasında bulunmuşlardı...

O da giremedi zaten…

Ve Türk bölgesine geçemeden aramızdan çekildi gitti…

Aynı şekilde Kutlu Adalı’yı vurdular…

Ricayla…

Aynı şekilde Şener Levent ve Ali Osman’ı tutukladılar.…

Hep ricayla başladı, arzla devam etti…

 O yüzden anlamını geç öğrendiğim “rica ederim”’i hiç sevmem…

 “Bilgilerinizi ve gereği saygılarımla rica ederim… İMZA”

Bu faşizmden başka ne olabilir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.