1. YAZARLAR

  2. Mehmet Aslan

  3. Roj TV ve Roja Me
Mehmet Aslan

Mehmet Aslan

Hemo Dino
Yazarın Tüm Yazıları >

Roj TV ve Roja Me

A+A-

Türkiye'de, Kürtler'in güzel günler geçirdiği söylenemez. Daha acısı taze olan Uludere katliamının izlerini silemedik yüreğimizden, ki bu acı o kadar derin ki uzun süre sileceğimizi de zannetmiyorum.

Bu acılardan daha acı olan  devletin ve Türk kamuoyunun vurdumduymaz tavrı ve hala adam akıllı bir adım atmamaları üstüne üstlük hükümetin, Kürtlere, ‘ne var öldüyseniz utanmıyor musun ses çıkarmaya' edasındaki çıkışları da Kürtler'in acı dolu tarihlerine, asla unutmayacakları bir dipnot olarak geçecektir.

Bu arada mecliste Uludere katilamı ile ilgili alt araştırma komisyonları kuruluyor ve gizli soruşturma (kimden gizli, niye gizli anlaşılması güç) adı altında bişeyler yapılmaya başlanmış ama bunların ne demek olduğunu ben hala anlayabilmiş değilim. Devletin ve hükümetin (artık ikisi de aynı şey ayırt edilmesi yada ayrıştırılması çok kolay değil artık) Biz öldürürüz gerek görürsek adım atarız ama sizin bunu bilmeniz gerekmiyor anlamındaki başka bir eylemi mi bu? Doğrusu pek anlam veremedim.

Bunun yanında Türkiye'de Kürtler’e reva görülen sadece Uludere katliamı değil, KCK adı altında Kürtlerin iradesine darbe vurmak için 5 binleri bulan ‘siyasi rehine’lerimizde var. Haftalarca, aylarca hatta yıllarca suçsuz yere tutuklanıp sonra dalga geçer gibi serbest (Urfa Egitim-Sen Şube Başkanı sayın Halit ŞAHİN de serbest, gözün aydın İlkay) bırakımaları, Türkiye'nin kendi tarihine (Türk tarihinde eşi bulunmaz) geçecek en büyük zulümdür. Bu zulüm Kürt halkının iradesine baskı yapıp bu halkın haklarına tecavuz etmek ve öldürüp,yok edip,susturmaklada sınırlı değil.

Niketim yıllarca suçsuz yere tutuklanan bu insanların çocukları, eşleri, anneleri babaları ve en basit haliyle bir aileleri var sizin bu ‘rehin alma’despotluğunuzun yanında bu ailelere verdiğiniz maddi ve manevi tahribat var ama bunun hesap günü geldiğinde verecek güçünüz olacak mı? Orası meçhul işte.

KCK adı altında yapılan haksız tutuklamalardan bahsetmişken,Türkiye'de yine bu bahaneyle T.C nin dört bir yanında başlatılan gazeteci avı ve  tutuklanan gazetecileri unutmamak lazım. Tutuklu gazetecilerin çoğu hala içerde ve hala sağlam bir delil olmadan, eften püften bahanelerle içerde tutulmaya devam ediliyorlar.

Bunun yanında İmamın ordusu, Kopenhang şehir mahkemesini kendi ordusuyla karıştırmış olacak ki Danimarka'ya, ROJ TV'yi kapatması için baskı uyguladı ama Kopenhang şehir mahkemesi demokrasi, hukuk ve insan haklarına uygun davranıp ROJ TV yi suçlu bulsa da, suçu oranında cezalandırıp, suçuna karşılık gelen bir para cezasıyla cezalandırdı. Bunun aksi, ROJ TV'nin lisansını kaldırmak olacaktı ki Türkiye bunu istiyordu ve bu paralelde Türkiye ile Danimarka arasında yoğun bir görüşme trafiği oluşturdu ve bir takım pazarlıklar yapılmaya çalışıldı.

Bunlardan bir tanesi NATO genel sekreterliğine Danimarkalı Andres Frog Rassmussen'nin getirilmesi şeklindeydi (bu son bilgi WİKİLEASK belgesinde var ve mahkemeyede delil olarak sunuldu). Nitekim uluslararası insan hakları beyannamesinde kesin bir şekilde belirtilen, ’her kim olursa olsun ifade özgürlüğü, savunma, basın, yayın hakları vardır’ maddesine uygun davranan Danimarka’nın Türkiye'ye örnek olmasını diliyorum.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
10 Yorum