1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Rolleri değiştik mi?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Rolleri değiştik mi?

A+A-

Özgürlük bedeldir.

Birileri sizin özgür olmanız için kurallar koyduğunu söyler. Kapılabilirsiniz. Çabuk uyanmazsanız uyandığınızda, sizin özgürlüğünüz için düzenlenen kurallar ve yasaların onların semirmesi ve zenginleşmesine yaradığını görürsünüz.

Tüm bu zaman içinde, sizden önce bunu fark edenlerin katledilişlerine, vatan haini ilan edilişlerine, cezalandırılışlarına sömürülmelerine seyirci kaldığınızı fark edersiniz. Seyirciliğinizin hem birilerinin yok oluşuna, hem de onlarla birlikte sizin de kendi yok oluşunuza sebep olduğuna çark edersiniz.

Geç kalmışlık hissi tüm özgürlükleriniz elinizden alındığında yüzleşir sizinle.

Geç kalmış olmanın verdiği pişmanlık ve çaresizlik sizleri kasıp kavurmaya başlar.

Yalnız sizi ve ortak çıkarlarınızı koruduğu için dostlarınızı, komşularınızı, meslektaşlarınızı hatta ailenizden birilerini yok ederken uyumuş, uyutulmuş oluşunuz elinizdeki tüm gücü sizden alıp götürmüştür. Öylesine güçsüz ve yalnızsınızdır ki kara kara düşünürsünüz.

Bir an tecavüzün kaçınılmaz olduğu zamanlarda ondan zevk almayı öğütleyen o sözü düşünür, pişmanlık içerisinde, elinizde kalan son imkânlarınızı kullanabilmeyi düşünür, bunun için dualar edersiniz.

Olmayacağını fark ettiğiniz zaman, kaybettiğiniz her gün için daha da güçsüzleşip, direngenliğinizi yitirdiğinizi, yakınlarınızı daha da çok kaybettiğinizi fark etmeye devam edersiniz.

Değişen hiçbir şey yoktur.

Artık onlar güçlenmiş semirmiştir.

Oysa siz cılızlaşmış, sessizleşmişsinizdir. Adeta ses telleriniz alınmış, diliniz koparılmış, beyniniz sökülüp yerine onların istediği bir tablo yerleştirilmiştir.

İşte o gün içinizden kabaran öfke, anılarınızın ve hayallerinizin elinizden alınmışlığı, öfkenizi direnişe kaldırır.

O gün, işte o gün, kendinizi yeniden yeterince güçlü hissedersiniz.

Direnme gücünüz geri gelmiştir.

Adalet için, eşitlik için, barış için, özgürlüğünüz için yeniden kollarınızı sıvamaya başlarsınız.

İnanın, acıyı çeken yalnızca bedenleriniz olacaktır.

Düşüncelerinizin ve bedenlerinizin özgürleşmesine yol açacak olan her acı, sizi ve çocuklarınızı, her geçen gün daha da güçlendirecek, insanca yaşam için size unutturulmuş haklarınızın geri kazanılmasına hizmet edecektir.

***

11. Tiyatro Festivali hakkındaki değerlendirmeleri festivalin sonunda yazacağız elbet. Lakin 24-25 Eylül akşamlarında Lefkoşa Belediye Tiyatrosu salonunda sergilenmiş olan Ada oyunu hakkında birkaç söz söylemeden geçmek Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’na haksızlık olurdu.

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu sanatçılarına ve emekçilerine haksızlık olurdu.

Demek ki tiyatro sahnesini süsleyerek, sahnenin üzerini objelerle doldurup, şık kıyafetler ve pahalı makyajlar ile sanat eserini daha anlaşılır, daha içimize işleyen bir hale getirmek değilmiş mesele.

Mesele sanatçının onu içinde hissetmesi, hissettiklerini izleyici ile paylaşabilmesiymiş.

İşte Lefkoşa Belediye Tiyatrosu oyuncuları bunu yaptı.

Bizi oyunun içine aldı, yaşadıklarımızı ve bize yaşatılanları tokat gibi yüzümüze yüreğimize çarptı.

O halde 11. Tiyatro Festivali’nin yıldızı olarak Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nu ilan etmek için erken sayılmayacak. Festivalin sona ermesine hala üç oyun varken bunu söylemek hata mı?

Hayır!

Peşin hükümlü demeyin ne olur!

Gördüklerimiz göreceklerimizin garantisi ise söyleyecek başka söz, yapacak başka yorum yok.

Festivalin sonunda okuyacağınız değerlendirme yazısına kadar bekleyeceksiniz. Çare de yok

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.