1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ruhsat hikâyesi…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ruhsat hikâyesi…

A+A-

Kafaya taktım bir kere.

Madem Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşıyım.

Madem en az cumhuriyeti elinde tutanlar kadar onda hakkım var.

Ne almaya hakkım varsa alacağım, dedim…

Ve kimlik kartımdan, pasaportumdan sonra araba sürüş ruhsatı da almaya karar verdim.

Verdim ama çok uğraştım.

Hani derin sulara dalarsın.

Gözünde maske yok.

Su da bulanık üstelik...

Elini uzatsan belki müren balığı ısıracak.

Parmağın kopacak…

Ayağınla yere bassan kestane kesecek.

Canın yanacak.

Tuhaf bir durumdu bu.

Kafaya takmıştım ama.

Hakkımsa alacaktım.

İbrahim Aziz geldi aklıma…

O bilir, dedim.

Orada yani Lefkoşa’nın güneyinde yaşar.

Yasaklıydı.

Kuzeye geçemiyordu.

Sonradan geçti.

Geçti ama onun da kuzeye geçişi bir maceraydı.

Askerlik falan istediler.

Neyse ki o iş bir şekilde halloldu.

Aramıza katıldı.

Katıldı ama yine de olması gereken yerde yaşıyor.

Bizim gibi kaçıp gitmedi kuzeye.

Kıbrıs’ın bölünmesini hiç istemedi.

Kabullenmedi…

Onu aradım.

“Ruhsat almak isterim ama ne yapacağımı bilmem, napacayık,” dedim.

“Bekle,” dedi.

Birkaç dakika sonra su netleşmeye başlamıştı.

İmtihan saati bile hazırdı.

Birkaç ay önce öğrenci ruhsatı aldım…

Dün da gerçek sürücü ruhsatı için güneye geçtim.

Nasıl aldığımı anlatmak isterdim.

Ama yer yok.

Uzun sürer.

Sadece şunu söyleyebilirim…

Sürücü kursunun da içinde olduğu 10 yıllık Kıbrıs Cumhuriyeti ruhsat bedeli KKTC’deki 10 yıllık uzatmayla aynı değerde…

Yani KKTC ne yapar ne eder cepten parayı çeker…

Ruhsatı bir kenara koyalım.

Yağmur öncesi sıcağında bulunduğum Lefkoşa’da yani imtihan yerinde biri ile tanıştım.

Adı şart değil.

Sürücü ruhsatı imtihanı yapan hocalardandı…

Üç yıldır Türkçe öğreniyormuş.

Türk arkadaşları var.

Timbu’dan İstanbul’a iki kere gitmiş…

Sıkça kuzeye geçiyor.

Kıbrıs’ı konuştuk.

Fasariyalardan bahsettik…

Sonra Kıbrıslılara, Kıbrıslılığa geldi sohbet…

“Biz birbirimizle aynıyız” dedi, devam etti…

“Tepkilerimiz, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz…

Hep aynıyız.

Hatta konuşmadaki vurgularımız…

Davranışlarımız…

Karakterimiz…

Mesela Kıbrıslılarda hırsız yok.

Ama anavatanlardan gelenler…

Geçenlerde annemin evine hırsız girdi.

Ne varsa götürdü…

Hırsızlar Yunanistan’dan geldiler, Yunanistan’a kaçtılar…”

Onu dinlerken şaşırdım.

Bizde ne varsa onlarda da var…

Keşke çoğu nerede olmamız gerektiğinin farkına varır.

Varır da biz de doğru bir yere varırız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.