1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Rum AB Dönem Başkanı Oldu
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Rum AB Dönem Başkanı Oldu

A+A-

27 ülkeli AB’yi iyi tanımıyorum.  Bütün bildiğim tipik bir  “konfederal sisteme”  sahip olduğudur.  Gerçekte AB’yi  “klasikleşmiş”  sistemler içinde düşünüp tanımlamak da galiba yanlış olacaktır.     ÇÜNKÜ:  Ülkelerin kendi içlerinde bile ulusal kimliklerine karşılık bütünsellik oluşturamadıkları,  demokrasiyi sindiremedikleri,  dolayısı ile  “hukuğun üstünlüğünü”  uygulayamadıkları gerçeklerde;  dünyanın ikinci küçük kıtası olan 10 milyon 466 bin 328 kilometre karelik Avrupa’nın 27 üye ülkeyi  “ortak müktesebatı”  ile  birbirine bağlaması,  doğrusu çok heyecan verici bir büyük başarıdır.

Tabi ki bu büyük başarının asıl sırrı  “Avrupa insan unsurudur.”   Tek kelimeyle  “kaliteli ve gelişmiş  insan” demiş olsak öteki tüm değerleri kapsamına alacaktır diye düşünüyoruz.  Nitekim  “euro para birlikteliği”  yaratıp uygulayacak kadar da ileri düzeydeki Avrupalı insanı,  tutun ki  9 milyon 347 bin 680 bin kilometre karelik ABD’nin  neredeyse Avrupa kıtası kadar bir coğrafyada oluşturduğu  “federal sistemin”  ardından,  dünyadaki ikinci  mucize olmalıdır…

İşte Güney Kıbrıs Rum yönetimi, dün resmen altı aylık süre ile bu  AB’nin dönem başkanlığını devraldı. Tabi canımız sıkıldı ama bir yandan da  “Avrupa Birliğinde “müktesebat” dediğimiz kanun ve hükümlerin nasıl  “büyük küçük,  güçlü güçsüz, zengin dar gelirli”  gibi ülkeler arası farklılıkları aşarak  ortak paydalarda bir  “Avrupalı”  olarak buluştuklarının mucizevi ispatını verdi…  (Tabi bunun yanı sıra süregelen gelen   “GKRY’i sorununu göz ardı edemeyiz)!                     

*****

AB  “BU SORUNU” AŞMAK ZORUNDADIR

Sorun şudur:   AB ülkelerini   “kanunlar,  tüzükler,  yönergeler” dediğimiz “müktesebat” birlikteliğinde toplayan ve 31’i  aşkın başlık altında Kopenhag Kriterleri olarak  toplanan maddeleri yerine getirme zorunluluğuna bağlayan   “sisteme”  karşılık  mesela Güney Kıbrıs gibi hem siyasi hem ekonomik yönden sorunlu ülkeler de  AB’ye  üye  olabiliyorlar!   

Çok kısaca  AB ülkeleri  para birlikteliğine varacak,  demokrasiyi  “büyük ülkeler-küçük ülkeler”  ayrıcalığından kurtarıp eşitlikçi  değerlendirmelerde mesela günü geldiğinde nüfusu bir milyon bile bulmayan  küçücük Güney Kıbrıs Rum Yönetimini bile,  “benim benim”  diyen  “mihver ülkelerin”   başına oturtup    Dönem Başkanı yapacak kadar ileri bir demokrasi sergilerken;     tutun ki   “azınlık çoğunluk”  yok,  “siyasi eşitlik”  vardır ilkesini sürdürmektedir.

PEKALA GKRY’İ BU BÜYÜK OLAYA LAYIK MIDIR:   Kıbrıs’taki tutumuna bakalım. 

- Öteden beri Türk halkını  “cemaat”  olarak tanımlamıştır.  Ve ne zaman çözüm söz konusu  olsa,  Türk halkını hep azınlık hakları içinde   değerlendirmiştir.  (Buna karşılık AB’de de  Almanya ile Fransa’nın yeri ile yetki ve sorumlulukları ne ise,  GKRY de  ayırımsız  gayırımsız,   nüfusunun ve ekonomisinin cüceliğine bakılmadan eşit  siyasi temsil hakkı verilmiştir. (Tabi ki bu temsil hakkı AB Parlamentosunda nüfusa göre sandalye sayısı ile   sınırlandırılmıştır.)

-  Rum liderliği 1977-79 Doruk Anlaşmalarında da sonrasında adada oluşturulacak federal sistemi ön gören  Annan planı ile Gambari planınında da çözüm önerilerini hep  “çoğunluk azınlık”  tutumu içinde masaya koymuş,  Türk halkının siyasi eşitliğini hiçbir devrede kabul etmemiştir.  (Oysa kendisi cüce devlet olarak hem AB’ye üye  kabul edilmiştir hem de sırası geldiği için Dönem Başkanı olmuştur.) 

- GKRY bu çelişkileri yaşar ve Avrupa’da kendisine layık görülen  “Birlik üyesi”  olma imtiyazından yararlanırken,   Kıbrıs’ta Türk halkına kendi Devlet egemenliğinden öte tırnak kadar hak hukuk tanımamaktadır.  (Ve yazık ki AB,  siyasi ve ekonomik yönden netameli olan böyle bir ülkeyi sadece üyesi yapmakla kalmamış,  Türk halkını izolasyonlarla ezerken Güney’i kayırmıştır!)          

BU NEDENLE AVRUPA KIBRIS SORUNUNDAN DOLAYI ŞAİBELİDİR:  Siyasi sorun çözülmeden Rum’u üye olarak bünyesine kaydetmesi en büyük hatası olmuştur. Bugün AB’nin başına hakkı olmadığı halde Dönem Başkanı olarak geçecek olan Güney Rum İdaresi umut edelim ki Avrupalı oluşu sindirememişliğinin kabızlığında Türkiye’ye tos atmak yahut attırmak  gibi bir cahillik yapmaya kalkmaz!  

Zaten bıktırıp usandırmıştır ki Almanya’nın Merkel takımından bir yetkili dayanamayıp  Rum’un köpek gibi arsızlık yaptığını söylemek zorunda  kalmıştır…

KISACA:  Tutun ki  AB  Güney Rum’unu başına belâ olarak sarmıştır. Ve bunun faturasını Kıbrıs Türk insanına ödettirmektedir!  

Tabi son zamanlarda Yunanistan krizine bağlı olduğu söylenen şu dünyayı saran ekonomik krizden Güney Rum Yönetimi de  nasibini almıştır. Haberlere göre AB’den beş on milyon euro istemektedir.  Yani Rum’un belası çoktan AB’nin başına fes olmuştur! 

Buna karşılık iç sorunları aştığımız anda Güney’in Rum’unu aşacağımızın somut olaylarını yaşıyoruz. Güçlenmemiz siyasi eşitliğimize dayalı çözümü sağlamamızın  da dayatması olacaktır.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.