1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Rumdan Rum'a kampanya…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Rumdan Rum'a kampanya…

A+A-

Arasta esnafı, “Rumlar bizden su bile almıyor, KKTC’ye para girmesini istemiyorlar” dediler…

Kızdılar.

Ah o günler.

Ta 50 yıl öncesine gittim.

Bandabuliayı düşündüm.

Giderdik.

Türk, Rum, Ermeni, Maronit esnaf oradaydı.

Her sabah dükkânlarını açarlardı.

Halk sabah erken saatte oraya uğramadan işine gitmezdi.

Önce bandabulia.

Esnafla atışma, şakalaşma, sonra alınan sebze, meyve ve etle eve.

Ve işe.

Başka türlü nasıl başlanırdı ki güne…

Gün onlarla güzeldi.

Derken…

Denktaş ve adamları haber gönderdi...

Rumlardan hiçbir şey alınmayacak.

Alan yakalanırsa, cezası var.

Hatta Rumca konuşmak bile yasak.

Konuşanın bıyığını keserlerdi…

Bizden bize alışveriş başlatmışlardı.

“Türk’ten Türk’e” kampanyaydı bunun adı…

Kapalı bölgelerden dışarı çıkmadan kendi kendimizi yiyecektik.

Kendi kendimizi tamir edecektik.

Kendi kendimize benzin üretecektik.

Arabaların depolarını ful yapacaktık.

Kendi kendimize…

Araba demişken…

Araba bu.

Hadi su kolay...

Kemal Dayı, bahçesindeki kuyudan Mutallo’ya taşırdı.

Kireçli ama olsun yine de su işi tamamdı.

Ama arabalar lastik ister.

Conta, glaj değişmek, motor yağı ister.

İster oğlu ister…

Evde kullandıklarımız ne olacak?

Ev eşyaları, yatak, yorgan, tava, tencere…

Gümrükte biz yoktuk.

Dışa açılan kapımız da yoktu.

Kömür, ekmek, un, lamba, çeşme ve çeşme malzemeleri nasıl gelecekti kapıdan içeriye?

Yoksa her türlü ham maddeyi Mutallo’da mı üretecektik?

Mutallo mesela.

Un ambarı olacaktı.

Arpa, hayvan, sebze ambarı…

Kalem, kâğıt, defter…

Ayakkabı tabanları, golla, deri, çivi…

Tahta, bez, boya, gözlük bilumum ev eşyası.

Say, say bitmez ihtiyaçların listesi…

Köpek beslemezdik köpek mamasına gerek yoktu ama çocuk maması gerekirdi.

Salçalar, konserveler, hamur işleri belki kolaydı…

Ancak deterjanı nasıl elde edecektik?

Denktaş ve adamları haber gönderdi...

Biz bize alışveriş başlatmışlardı.

“Türk’ten Türk’e” kampanyaydı bunun adı…

Rumlar ne derlerse desinler önemi yoktu bunun…

Onlar batmalıydılar düşünceleri…

Ve gel zaman git zaman.

Karşıdakinin düşüncesine bakmalı insan.

Ne demek ister diye…

Ve anlamaya çalışılmalı…

Kendi toprağımda, üstelik alacağım malların çoğu yerleşiklerden…

Olmaz ya; Rumların başında Denktaş’ın benzeri olsaydı muhtemelen o da Denktaş gibi patlatırdı bir Rum’dan Rum’a kampanya.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.