1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. S.O.S. çağrısı
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

S.O.S. çağrısı

A+A-

Gönyeli çemberinden Mağusa’ya doğru ilerlerken yolun solunda rengârenk, masallardaki mimari yapıları anımsatan bir tesis var.

Mimarisi bizim mimari kültürümüze pek benzemez doğrusu.Bir de çok alışık değiliz sürekli temiz ve bakımlı görülen yapılar görmeye çevremizde.

İlk gençlik yıllarımda, hep özenir sorardım: Çocuk köyü olacak derlerdi.

Sonra büyüdüm. Öyle benim zannettiğim gibi, yaz tatillerinde arkadaşlarımızla anlaşıp bir haftalığına eğlenmek, kaynaşmak, sportif, kültürel faaliyetler yapmak için gittiğimiz kamplar türünden bir tesis olmadığını anladım.

Çok daha muazzam bir amaca hizmet verecekti.

Küçük yaştan itibaren aile bütünlüğü zarar görmüş, çocuklarının fiziksel ya da psikolojik, sosyal veya diğer anlamlarda gelişimine katkı koyamayacak ailelerin çocuklarını makûs talihlerine terk etmeye engel olacak bir çocuk köyüymüş bu… Şiddet görmeyecekleri, alkol ve uyuşturucuya teslim olmayacakları, hırsızlıkla, dolandırıcılıkla yaşam sürdürmekten başka seçeneklerin de olduğunun ispatlanacağı bir köy.

1993’ten bu yana SOS Çocuk Köyü orada. 19 yıldır var ve yaşıyor. Profesyonellerle gönüllüler elele verip, devletin de katkıları ile bugüne getirmişler çocuk köyünü.

Uluslararası bir zincirin halkası aynı zamanda…

Buradan pırıl pırıl çocuklar, gençler yetişip kendi evlerini kuruyorlar.

Aile sıcaklığına sahip, kardeşlerin de bulunduğu evlerde yaşıyorlar köyün içinde.

Sistem inanılmaz güzel kurgulanmış.

Profesyonel çalışanların katkıları maaş karşılığıymış gibi görünse de gönüllülük duygusuna sahip olmayan hiçbir birey çalışmaz, çalışamaz aslında böylesi bir görevde. Bir görev değil yapılan. Daha ziyade yürekten gelen bir hizmet veriyorlar SOS Çocuk Köyü’nde çalışanlar.

***

Hayran kalınacak bu yapı ne kadar tanınıyor şüphelerim var!

Toplum ne kadar biliyor böyle bir yapının varlığını emin değilim!

Burada olan bitenlerin ne kadar güzel sonuçlara gebe olduğuyla ne kadar ilgileniliyor göremiyorum doğrusu!

Memlekette inanılmaz bir politizasyon var. Toplum siyasi yapı düzelirse, her şeyin düzeleceğine inanıyor. Tıpkı Kıbrıs sorunu çözülmeden hiçbir şeyin düzelmeyeceğine inandığımız gibi.Oysa içimizde olan biten kötü şeylerden tek başımıza, yönetenlere gerek olmadan, uluslararası kurumlara muhtaçkalmadan, BM olmadan da kurtulmak mümkün bana sorarsanız.

Elimizi taşın altına koymaktan çekinip sistemden ve dejenere olan toplumdan şikayet etmeye hakkımız yok kılımızı kıpırdatmadan.

***

SOS de gönüllü katkı bekliyor.

Onlar daha çok tanıtım için harekete geçecekler, bizlerin de geleceğimiz ve güvencemiz olduğundan bahsettiğimiz çocukların daha şanssız olanları için harekete geçmemizi bekliyorlar.

Bizden istedikleri yalnızca para değil. Parasıyla katkı koymak isteyenlere de çok ihtiyaçları var elbette. Fakat katkının her türünün SOS çocuk köyüne faydası çok büyük olacak. Eğitimden sağlığa, kültürel katkıdan, emek katkısına kadar…

***

Korkularımızın çoğu yok olmak, tükenmek, maddi manevi öz değerlerini yitirip tutunacak dalı kalmamak değil midir?

Kendimize döndük.Bireysel yaşamlarımıza döndük.Olan bitenlerle ilgilenmiyoruz.Bunca sıkıntıların, sorunların yaşanmasına toplumsal duyarsızlığımızın etkisini sorgulayanınız oldu mu hiç?

Kendi toplumumuz, kendi doğamız, kendi sanatımız, kendi kültürümüzle ilgilenmeyişimiz değil mi pek çok sorunumuzun yaşanıyor olmasının temelinde yatan sebep?

Sosyal sorunlarımızla ilgilenmeye zaman ayırmıyoruz. Gemimizi kurtaracağız diye çevremizde batan başka gemilerin bize dibe çekişini hesaba katamıyoruz.

Peki, ne kadar katkı koyuyoruz sosyal sorunların ortadan kaldırılmasına? En son ne zaman katkı koydunuz bir sosyal sorunla başa çıkmaya? Ne zaman toplum yararına gönüllü bir şey yaptınız?

Hatırlatırım!

Toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri ve yaşam düzeylerini yükseltebilmeleri açısından en güvenceli yatırım çocuğa yapılan yatırımdır.

Çağdaş, demokratik ve sağlıklı bir toplum yaratılmak isteniyorsa, çocuğu fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişim yönünden bir bütün olarak ele alan ve evrensel değerlerle yetiştiren eğitim hizmetlerine önem verilmelidir.

Bir toplumun uygarlık düzeyi o toplumun çocuklarına verdiği değer ve hizmetlerle ölçülür.

Tüm çocuklara değe verilirse, gelecek değerli bireylerin varlığını garantiler. Değerli bireyler de değerli toplumun yapıtaşı olduğuna göre… İsteklerimiz gerçekleşmiş olur.

Geç kalmış olsak da her şey sona ermiş değil henüz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.