Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

ŞAFAK NÖBETİ…

A+A-

Çok haftalar var hayatımıza giren.

İlk yadırgarsın sonra hayatın birer parçası olurlar.

Kanser Haftası, Sakatlar Haftası, Müzeler Haftası…

Son uydurulan haftayı biliyorsunuz, Kutlu Doğum Haftası…

Her neyse…

Onlara bir yenisini de ben eklemek istiyorum.

Ama bu kutlama olmayacak.

Anma da olmayacak.

Öfke çıkacak oradan.

Her gününü, her anını tekrar tekrar yaşayacak, yaşatacaksın…

Savaş isteyenleri mesela…

Hani, “vuralım keselim” diyenleri…

Alacaksın…

Sıcak Temmuz günü parka giydireceksin pataniya gömlekler üstüne…

Sırtlarına malzeme çantası yerleştireceksin.

Ayağına postal vereceksin.

Başına demirden bir miğfer…

“Yürü” diyeceksin dikenlere doğru.

Yatıracaksın onu ohtocukların arkasına…

Atacaksın mevzi gibi çukurlara.

Sonra da hedef tahtası gibi o yöne sıkacaksın.

Ölmeyecek ama ölümü görecek orada.

Sonra esir düşenlerin sıraya dizilip kurşundan geçirilmesi sahnesini izleteceksin.

Beşparmaklardan uçuruma atılan askerleri bir daha yaşatacaksın.

Çığlıklar rüyalarına girecek.

Balon patlasa yere yatacak kadar psikolojilerini bozacaksın.

Hepsi bittikten sonra da sıcak evinden alıp, hiç bilmediği bir yere süreceksin.

Arkadaşları olmayacak orada.

Oturdu koltuğu unutacak.

Bilgisayarsız, internetsin oturacağı mekânda dondurma yiyemeyecek.

Deniz kıyısına gidip bira içmesine izin vermeyeceksin.

Sevdiklerini uzun süre göremeyecek.

Okulu varsa durduracaksın okulunu.

Hele üniversite kazanmışsa kayıt yaptırmaya göndermeyeceksin sene ortasına kadar.

Ve diyeceksin ki sonunda, “madem çok meraklısın, al sana kutlama”…

Adını ister Şafak Nöbeti koy istersen de bir hafta kutlamalı Şafak Nöbeti Haftası.

Böyle mi olmalı kutlamalar, anmalar haftası?

Böyle mi yapmalı inandırıcı olması için?

Beyler ki çoğu savaş görmedi.

Beyler ki bu toprakların yabancısıdırlar…

Bizim en büyük sıkıtımızı yaratan o sıcak haftayı deniz kıyınsa gidip mum yakacaklar.

Bir de kutlayacaklar konserlerle...

Kumanyalar gelecek kumanyalar gidecek.

İçki de içecekler, kola da.

Hatta çay.

Bir elleri yağda, bir elleri balda misali keyif yapacaklar denize bakarak.

Bomba sesi ile irkilmeyecekler.

Dağlar patlamayacak kulaklarında.

Toprak dökülmeyecek tam diplerine.

Ve ağaçlar yerlerinden sökülüp yanmayacaklar.

19 Temmuz’u 20’sine bağlayan gece kalabalık bir grup gidip çıkartmanın yapıldığı yerde denize bakacaklar.

Grubun çoğu da üstelik Kıbrıslı değil…

Ve Kıbrıs’ın ikiye bölünmesini kutlayacaklar.

Bir de isim verecekler o nöbete…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.