1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Safsataya karnımız tok!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Safsataya karnımız tok!

A+A-

Göz göre göre kadına yönelik ayrımcılığı destekleyen bir sistemi beslemek adeta devletin birincil görevi haline getirilmiş Kuzey Kıbrıs'ta.

Bunun adını da yine hükümet edenler koyuyor! Bu utancın sürdürülmesi devletin en aktif icraati olarak yaşamın her alanına damgasını vuruyor!

Kadının hala erkeğin desteğine ve korumasına muhtaç insanlar olduğunu bizzat KKTC anayasası tanımlıyor.
Kadınların ürettikleri, yaşamın içinde özne olarak varolmalarının sağlayacağı faydayı gözardı ederek toplumun ilerlemesi önüne ciddi bir engeli bizzat yasalarımız kolluyor.

Kadınların gördüğü şiddetin her türünü bizzat polis teşkilatı ve yargı sistemimiz gözetiyor.

Kadının ikincil oluşunu, yaşamın sürdürülebilirliği içerisindeki önemini reddetmeyi bizzat eğitim sistemimiz destekliyor.

Kadının emeğinin değersizleştirilmesini, ekonomik gelişim yolundaki adımlarda kadının katkısını bizzat istihdam ve sosyal güvenlik sistemimiz reddediyor.

Kadın emeğinin sömürülmesine bizzat hükümet göz kırpıyor. Kadınların ataerkil sistemin benimsediği namus algısı üzerinden kategorize edilmesine bizzat devlet destek veriyor anlayacağınız.

***

Gece klüplerinde çalışan kadınlar bizden değil!

Bizim kadınımız öyle şeyler yapmaz. Bu nedenle zaten hükümetimizin çalışmaları bizim kadınlarımıza yönelik olarak sürdürülüyor. Anne olarak ve eş olarak kadına kadınlık rollerini hatırlatıyor!

***

Meclis başkanına kadınlar günü dolayısı ile yapılan bir ziyarette başkan, toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik çalışmaların devam ettiğini söylemiş.

Biz herhangi bir çalışma olduğunu görmedik duymadık doğrusu! Demek ki ya gizli devam ediyor bu çalışmalar, ya da bu konuda önceden gerçekleştirilmiş çalışmalara ve çalışan kişilerin görüş ve önerilerine kapalı olması kararlaştırıldı.
Eğer aile bütünlüğünün korunması, kadının eşitliği üzerinden etkinlik, mesaj ve ziyaretlerin devam edişini kadına yönelik çalışma olarak adlandırıyorlarsa , dünyada bu alanda gerçekleştirilen çalışmalardan bihaber olduklarını söylemekten çekinmeyeceğiz.

Bir kere şu fikrimizi ortaya çıkarmak acı bir gerçektir: Daha bir kaç hafta önce yaşanan kadın cinayetine rağmen, herhangi  bir önleyici çalışmanın başlatılmamış olması, özellikle son bir haftadır açıklanan kadına yönelik şiddet tablolarına karşın hiç bir ilginin gösterilmemiş olması KKTC hükümetinin toplumsal cinsiyet perspektifini açık açık gözler önüne seriyor!

***

Laflara karnımız tok!

Göstermelik icraat ile, gerçek niyeti ayırt edecek kadar uzun süredir bu toplumda toplumsal cinsiyet eşitliği meselesini konuşuyoruz.

Gel gör ki, arpa boyundan öteye katedilmiş yolumuz yok!

Hep söylenen ve hiç dikkate alınmayan bir nokta var: Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik politikaların hazırlanması, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların yapılması için harcanması gereken ekonomik kaynaklar, devletin har vurup harman savurduklarının yanında devede kulak kalır.

Anlayacağınız: Niyet önemli niyet!

***
Uluslararası toplantılara katılan siyasilerimiz ve uluslararası bağlantıları bulunan sivil toplum örgütlerimiz aracılığıyla toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda aldığımız eleştirilere verilecek yanıtımız yok.
Bu durum KKTC Devleti'nin ayıbıdır. Bu yapı bazılarımızın yüzünü kızartıyor elbette. Fakat bazılarımızın hala daha yüzünü kızartmakta olan tek şey kadının omuzlarına yüklenen ve bu sayede kadını yaşamın pek çok alanından dışlayan gerici 'namus' anlayışıdır.

***

Dilimizde tüy bitti anlatmaktan! Bilenler, duyanlar görüyor. Ancak duyması gerekenler kulaklarını tıklayarak ataerkil sistemin kendilerine, sadece erkeklere sağladığı yaşam koşullarını yaşamaya gönül rahatlığı ile sürdürüyorlar.
Devlet makamlarında çalışan erkek kişilerin kadınlara uyguladıkları mobbingin, özelde tacizin, ayrımcılığın ve şiddetin üstünü kapatarak yaşamlarını sürdürmeye izin vermeleri de, toplumumuzda devlet eli ile erkeklere sağlanan özel muamelenin koruma alanı içerisinde artarak devam ediyor.

Sonra da kadınların yaşamın her alanındaki eşit katılımı konusunda çalışmaların devam ettiğini fütursuzca açıklayabiliyorlar!

Yazık! Çok yazık!

***
Okullarımızda önümüzdeki en az 3 nesilin toplumsal cinsiyet algısını ataerkil sistemin mevcut anlayış ileı şekillendirmeye devam etmesinin topluma, ilerlemeye ve çağdaşlaşmaya vermekte olduğu zararı görmezden gelerek, dünyadan koparılmışlığımızı artırarak devam ettirmesinden kar sağlayanlar hala erkekler. Bu avantajdan vazgeçmeye niyetleri olmadığı çok açık.

***

Sömürülen kadınlığın sona ermesi, kadının özne olarak Kuzey Kıbrıs'ta varlığını inşa edebilmesi için niyetsiz olanların, Kıbrıslı Türk topluma verdiği zararı görmezden gelmek, bize, Kuzey Kıbrıs'a ve geleceğimize yapılan en büyük ihanettir. Hatırlatırım!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.