1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Sağlığımızın bedeli 8 TL
Sağlığımızın bedeli 8 TL

Sağlığımızın bedeli 8 TL

Özverel, “denetim yapılmıyor” yaklaşımına açık çek vereceğini, sorunun denetimden değil, cezaların düşük olmasından kaynaklandığını belirtti.

A+A-

Özge Kizir

Sağlık denetimlerine uymayan işyerlerine yazılan para cezalarının çok düşük olmasından yakınan Lefkoşa Türk Belediyesi Halk Sağlığı Şube Amiri Levent Savaş Özverel, “Kapatma cezası ile para cezası arasında 8 TL vardır. Bir işyeri sağlık yönünden uygun değilse, ama kapatmayı da öngörmüyorsanız uygulayabileceğiniz ceza 8TL’dir. Örneğin bir kişi sağlık karnesiz çalışıyorsa uygulanabilecek ceza 8 TL’dir. Sağlık karnesini yaptırmak için devlet hastanesine ödeyeceği rakam ise 167 TL’dir. Adamın sağlık karnesi çıkarmak için vereceği ücreti karşılaması için 10 kere ceza ödemesi gerekiyor. Adam ‘Bana ceza kesin hastaneye gitmeyim’ diyor” şeklinde konuştu.

Ülkenin ünlü market ve simit evinin faaliyetlerinin, Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) tarafından 24 saatliğine durdurulması, gıda güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. L. Süpermarket’ten alınan somun ekmeğin içinden yabancı madde çıkması, bunun yanı sıra S. Simit Evi’nden alınan bir simidin içinde tel parçası tespit edilmesi üzerine Lefkoşa Türk Belediyesi Halk Sağlığı Şubesi, Haberal Kıbrıslı gazetesine açıklamada bulundu. Lefkoşa Türk Belediyesi Halk Sağlığı Şube Amiri Levent Savaş Özverel, denetimlerin sürekli olarak gerçekleştiğini, ancak parasal cezaların çok düşük olduğunu vurguladı.

“LTB, KKTC’de her gün denetim yapan tek belediye ve tek resmi kurumdur”

Yapılan eleştirilere kayıtsız kalamadığını ifade eden Özverel, “Lefkoşa Belediyesinin Halk Sağlığı Şubesi olarak sürekli diyebilirim ki, 7/24 denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Bu konuda alanında yetişmiş olan arkadaşlarımızdan oluşan 4 ayrı ekibimiz görev paylaşımı yapmıştır. Her gün iddia ederek söylüyorum KKTC’de her gün denetim yapan tek belediye ve tek resmi kurumdur. Eğer herhangi bir bakanlığa ait veya herhangi bir belediyeye ait bu şekilde denetim yapan varsa, çıksın karşımıza ‘hayır biz de yapıyoruz’ desin” şeklinde konuştu.

Şikâyette değil, sürekli denetim…

Belediyenin, denetimin sürekliliğini sağladığını vurgulayan Özverel şunları söyledi: 

“Denetim sürekliliği kesinlikle sağlanmaktadır. Bizim bu konuda denetim yapmayla ve işyerlerini izinlendirmeyle ilgili tüzüğümüz vardır. Bu tüzük gereği de biz denetimlerimizi sürekli olarak yapıyoruz. Yani vatandaş şikâyetlerinden dolayı denetim yapmıyoruz. Örneğin fırınlar, pastaneler, süpermarket veya unlu mamuller gibi yerler bir ekibin sorumluluğundadır. O ekip onları rutin olarak baştan başlar, sona kadar gider ve tekrar baştan başlar. Eğer 3. gün gittiği yerde sorun tespit ederse o sorun tespit ettiği yer üzerine yoğunlaşır. Belki de 3-4 gün üst üste denetim yaparak takip eder. Aralıksız olarak yapılan bir düzen içerisinde yapılan denetlemeleri vatandaşlar tarafından eleştirilmesi ya da ‘yarın kapının önünde üretim yapılacak’ gibi yakıştırma yapılması bizim açımızdan kabul edilebilir değildir. Kapattığımız yeri takip etmeyecek kadar beceriksiz miyiz? 24 saat çalışan kent güvenlik ekibi vardır. Biz kapattığımız yerlerin tümünü kent güvenliğine aktarıyoruz. Gece gündüz 24 saat takibi yapılıyor.

“Denetimlerde esas öne çıkan unsur, denetim birimidir”

Gıda üretimi yapılan, gıda depolanan, gıdaların hazırlandığı, pişirildiği ve satışa sunduğu yerler, işyeri denetim ekiplerimiz tarafından denetlenir. Bunun dışında bizim, halk sağlığını koruma yönünde iki birimimiz daha vardır. Biri Yaşlılara Hizmet Birimi diğeri de Çevre Sağlığı ve İlaçlama birimidir. İlaçlama birimi de çevre ve insan sağlığını direkt etkileyebilen haşere ve hamam böceği mücadelesi konusunda mücadele eden ekibimizdir. Onlar da insan sağlığını korumaya yönelik çalışıyor. Fakat denetimlerde esas öne çıkan unsur, denetim birimidir. Gıda mühendisi, biyolog ve benzeri eğitimli arkadaşlardan oluşan bir birimdir. Esas ekibin sorumluluğunu yürüten bunlardır.

“Biz belediye olarak üstümüze düşeni yapabildiğimizin maksimum seviyesinde yapmaya çalışıyoruz”

Biz belediye olarak üstümüze düşeni yapabildiğimiz maksimum seviyede yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda vatandaştan gelen her türlü müşteri şikâyete de direk olarak eğiliyoruz. Zaten L… ve S…’den gelen bu iki konu ikisi de Pazar akşamı cereyan eden, vatandaş şikâyetinin sonucudur. Fakat bunun dışında devamlı iş yerlerini denetleyip müşteri şikâyeti dışındaki olayları da kapatma işlemi uyguluyoruz. Yani gittik bakıyoruz sağlık yönünden ciddi bir problem var, o zaman kapatma işlemi uyguluyoruz. Fakat ciddi değil 2 saat sonra giderilebilecek hijyen ve temizlik problemiyse 2 saat çalışmayı durduruyoruz. 2 saat sonra kontrol yapıp eğer yapılmışsa ‘çalışabilirsin’ diyoruz. Yapılmamışsa da gereken kapatma veya çalışmayı engelleme uygulanabiliyor.”

img_6682-copy.jpg

“Esas dikkat çekmesi gereken nokta, para cezalarımızın çok düşük olmasıdır”

Sağlık denetimlerine uymayan işyerlerine yazılan para cezalarının çok düşük olmasından yakınan Özverel sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Esas dikkat çekmesi gereken nokta, para cezalarımızın çok düşük olmasıdır. Kapatma cezası ile para cezası arasında 8 TL vardır. Bir işyeri sağlık yönünden uygun değilse ama kapatmayı da öngörmüyorsanız, uygulayabileceğiniz ceza 8TL’dir. Örneğin bir kişi sağlık karnesiz çalışıyorsa uygulanabilecek ceza 8 TL’dir.

Fakat sağlık karnesini yaptırmak içinde devlet hastanesine ödeyeceği rakam 167 TL’dir. Adamın sağlık karnesi çıkarmak için vereceği ücreti karşılaması için 10 kere ceza çıkarması gerekiyor. Adam ‘Bana ceza kesin hastaneye gitmeyim’ diyor. Böyle olunca da hastalık üzerinde ekmek yapmaya devam ediyor. 10 kere gidip ceza kesmeniz gerekiyor.

“Sıkıntılar çok ve yasalara rağmen mücadele etmeye çalışıyoruz”

Cezaların yükseltilmesi konusunda 3 kez önerge yaptık. Ancak hükümetin biri gitti, diğeri geldi. Yasa değişiklikleri KKTC Meclisi tarafından yapılıyor. Maalesef ki yasa değişikliği olmadı. Öngördüğümüz cezaların, trafik cezaları gibi asgari ücretin katlarına endeksli cezalara dönüştürülmesiydi. Bizim ekiplerimiz 8 TL’lik cezayı kesmeye gerçekten utanıp sıkılıyor. Örneğin, bir imalathane pasta yapıyor sonra siz işyerine gittiniz, işyeri pırıl  pırıl fakat çalışan kişiler kendilerine dikkat etmiyor. Tırnakları pis ve önlükleri lekeli bir personel var. O işyerine kapatma uygulamanız işyerini cezalandırmadır. Fakat işyeri sahibi gerekeni zaten yapmış, işyerini temiz tutuyor, orada personelden kaynaklanan durumla ilgili ona cezayı kesebilmemiz lazım, ama kesemiyoruz. Kessek bile bu rakam 8 TL’dir. Kapatmayı uygulasanız işyeri sahibine vicdansızlık yapmış olursunuz. Yani sıkıntılar çok ve yasalara rağmen mücadele etmeye çalışıyoruz.

“Laboratuara götürdüğünüz her madde analiz yapılmaz”

Şimdi L… ekmeğinde siyah bir parça çıktı. Hamurun içinde yoğrulma sırasında eriyerek dağılmış. O dağınıklık merkez siyah olmak üzere siyahın tonu düşük şekilde yayılmıştır. Onun ne olduğunu bilmiyoruz. S…’nin simidinde ise gözle görülen bir tel vardı. Bu konuda laboratuara da sorduk. Çünkü işyerinin böyle bir talebi vardı. Laboratuar bunun zeytin mi veya başka bir şey mi olduğunu analiz edemiyor. Çünkü laboratuara götürdüğünüz her madde nedir diye bir analiz yapmaz. Zeytinse, zeytinin asitlik veya yağ oranına bakar. Laboratuar madde tahlili yapmaz.”

Taçay: “Lefkoşa bölgesinde en sık karşılaştığımız sorun temizlik sorunudur”

Denetim Birim Sorumlusu Sibel Taçay da bu konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Son kapatılan yerin yapılan denetimlerde akşam market açık olduğu sürece de takibi yapıldı. Ertesi gün bizim zabıtamız gitti ve elinde anahtarla açtı. Lefkoşa bölgesinde en sık karşılaştığımız sorun temizlik sorunudur. Bununla beraber kalifiye elemanın olmaması da büyük sorundur. Kalifiye eleman olmadığı için hijyen ve temizlik bilinci yerinde oturmamıştır.

Beyaz Yasemin Projesi

Gerçekten çok iyi koşullarda çalışan ve yıllardır bu düzgün çalışma sistemini koruyan birçok işyeri var. Beyaz Yasemin Projesi restoranlara ya da kafeteryalara yönelik bir projedir. Bu projede biraz daha farklı bir denetim yapılır. Rutinin üstünde bir denetimdir. Tamamen tarafsız olmasını istediğimiz için paydaşlarımız da vardır. Standart üstü çalışan yerlere ayrı bir belge veriyoruz. Önce temel hijyen eğitimi verilir. İşyeri şartlarını düzenler, düzenledikten sonra ortak çalıştığımız grupların birer temsilcisiyle birlikte denetim yapılır. Geçen seferki uygulamada 7 restoran katıldı ve 7’si de başarılı oldu. Şu anda tekrar başvuruları kabul ediyoruz. Önümüzdeki birkaç işletmeye daha belge vermeyi istiyoruz.”

img_6680-copy.jpg

Ecesoy: “Sağlık karnelerinde tahlillerin yapılması için devlet hastanesi zorunluluğu vardır”

İzinlendirme Birim Sorumlusu Ali Ecesoy ise bir diğer sorunun da Sağlık Karnesi sorunu olduğunu belirterek şöyle dedi: 

“Yaşadığımız bir diğer sıkıntı da sağlık karnesi sorunudur. Sağlık karnelerinde tahlillerin yapılması için devlet hastanesi zorunluluğu vardır. İki ayrı kurum olduğu için burada bir aksaklık oluyor. Önceden biz bunu dışarıda özel laboratuarlarda yaptırırdık. Orada daha sağlıklı bir şekilde ilerlerdi ve daha erken sonuç alırdık.

Bir yığılma olduğu için sağlık karnelerinde bazı aksaklıklar ve sorunlar yaşıyoruz. Bu durumda hastanelerden dolayı olduğu için biz bazı şeyleri göz ardı etmek zorunda kalıyoruz. İnsanlar tahlillerini verirler ve süreç uzar. Bu süreç uzadığı için kontrolde biraz aksama olabilir. Bizden kaynaklanan bir durum değildir.”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.