1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Sağlık paralı olsun...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sağlık paralı olsun...

A+A-

On yıl kadar önceydi… Almanya’dan bir davet aldım… Yarı resmi bir kuruluşun, Berlin’de düzenlediği bir konferansta, Kıbrıs Sorunu hakkındaki görüşlerimi anlatmam isteniyordu. O zamanlar kapılar kapalı… TC pasaportu ile vize için müracaat ettim. İlgili konsolos, kendileri davet ettiği için, bir ücret talep etmeden, vizemi verdi ama bir ricada bulundu:

“ Lütfen on beş günlük bir sağlık sigortası yaptırıp, poliçeyi de yanınızda taşıyınız, yoksa kapıda sorun yaşayabilirsiniz!” Dünyanın nerede ise en güçlü ekonomisinin sahibi, yarı resmi misafirini, “hastalanırsan sana biz bakamayız ha!” diye uyarıyordu…  Haklıydı da… Çünkü kaliteli sağlık hizmeti, pahalı bir iştir…

Sonradan, resmi olarak, diplomatik pasaportla bulunduğum Brüksel’de, hastaneye de düştüm… Yazılarımın meraklıları, hikâyeyi anımsayacaklardır… Bizde bir ayda yapılacak tetkikleri, bir gecede yaptılar! Üç farklı alanda uzman tarafından muayene edildim! Vere vere, zaten kullanmakta olduğum hapı verdiler! Ama Sağlık sigortanız var mı?”  “Yok…” deyince, çıkarken, “hesabı” kimin ödeyeceği, sorun oldu…  “Evet… “Kıbrıs Cumhuriyeti” bile meseleye taraf oldu, kendi kartımla ödeyip çıktım! Geri dönünce kurula girip geri aldım ama bir gecenin ücreti, hiç de düşük bir ücret değildi… Hastane’nin servisi çok iyiydi ama bizim Cengiz Topel’den temiz değildi… Pencere’den bakınca tam karşınızda da Avrupa Parlamentosu vardı… Personel’in İngilizce bilmemesi de ayrı bir mesele…

“ Bonjur mösyö…”

“ Bonjur matmazel…” muhabbet bu kadar…

Diplomatik görevli de olsanız, sağlık pahalı bir iştir… Amenna…  Buyurun iki AB ülkesi! Biri merkezi, öteki de en güçlüsü… Masrafı çatır çatır tahsil etmeden, sizi kapıya koymuyorlar…

Ne var ki sağlık hizmetinin tamamıyla özelleştirilmiş olduğu ABD’de bile, sağlık giderleri için, hastalandığı ve yardıma muhtaç olduğu anda insanın doğrudan cebine saldırmazlar! Belçika’da benim karta saldırmamın sebebi, diplomatik bir rezalete meydan vermemek içindi! Bir de sağlık sigortası olmayan bir ülkenin mensubu olmanın verdiği utancı, bastırıp, kısa kesmek…

Evet… Sağlık, pahalı iştir…

Ama Amerika’yı yeniden keşfetmenin âlemi de yok! Dünyada en üst düzeyde sağlık hizmeti veren ülkeler, nasıl aşmışlar bu sorunu? Sağlık Sigortası ile…

Bizde var mı? Var be efendi… Sosyal Sigorta primlerinin belli bir yüzdesi, sağlık sigortası içindir! Ama ne olur biliyor musunuz? Genel havuzun içinde Maliye’ye yatar ve maaş ödenmesinde kullanılır! Kaldı ki on senden emeklilik, prim ödemeden geriye dönük emeklilik uygulamaları yüzünden, “afı gafı yeyen” bu sistem, iç ettiği sağlık sigortası primlerini de kullandığı halde, gene de emeklilik maaşlarına yetişemez, genel bütçeden katkı yapılmasa, ölmeye yer arar…

Hastaneleri çekip çevirmek için kaynak arayan Sağlık Bakanlığı, herkesin cebinden önce kendi “ütülen” haklarına sahip çıksın… Bir de zaman bulursam, Bütçe Yasası’na bakacağım! Bakalım Sosyal Yardıma giden kaynak, bakanlık bütçesinde ne oran tutuyor? Hastanelere harcanan hangi oranda? Ve son, dün sayın müsteşar’ın dediği gibi, Mağusa Hastanesi, bakanlık fonlarından inşa edilmedi! Sivil Savunma’da biriken, Sığınak Fonu’ndan yapıldı. Yasayı yapan komitenin, üyesiydim…

Sağlık paralı olsun… Ama dünyada nasılsa, bizde de öyle paralı olsun… “Kör tuttuğunu şaapar” politikası, devlet politikası olur mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.