1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Sağlık politikamız varmış gibi mi; yoksa var mı?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sağlık politikamız varmış gibi mi; yoksa var mı?

A+A-

Bu soru önemlidir. Çünkü sağlık politikası dediğimiz bu konu, ülkeden ülkeye, politik sistemden politik sisteme farklılık gösterir. Ancak sağlık politikaları geliştirme söz konusu olduğunda, her ülkenin gelişim sürecine, demokratikleşme seviyesine ve politik sistemine göre değişmeyen öğeler mevcuttur. Bu öğeler nelerdir biliyor musunuz?

 

  1. Yasama organı

  2. Yürütme organı, Sağlık Bakanlığı ve devletin diğer kurumları

  3. Yargı

  4. Bürokrasi

  5. Politik partiler

  6. Sivil toplum örgütleri

  7. Medya

  8. Uluslararası örgütler

  1. Yasama organı, yani meclis, toplumu temsil eden önemli bir öğedir. Yürütmeyi takip etmek ve yönlendirmek görevi sayesinde, devletin işleyişi açısından önemli bir misyonu üstlendiğini göz ardı edemeyiz. Meclisimiz, sağlık politikamız hakkında veya sağlık politikamızı değerlendirmek açısından söz söylemeli, yönlendirici etkisini kullanmalıdır.

Bizimkiler ne yapıyor dersiniz?

  1. Çok partili bir sistemimiz olduğuna göre, iktidar da bu çok partili sistemin partilerinden bir tanesinin elinde olduğuna göre, yürütmeyi elinde tutan parti ve hükümet üyeleri, yürütmeyi de doğrudan ellerinde bulundururlar. Bu sebeple, Sağlık Bakanlığı ve Devletin diğer kurumlarının sağlık politikaları üzerindeki etkisini iyi kullanmak da, kötü kullanmak da yetkileri dâhilindedir. Hangi politikaların belirlenmesi, değişmesi ya da gözden geçirilmesi gerektiğine, öncelikle devlet ve devletin ilgili kurumları karar verir. Bu kurumlar başta başbakan, devamında da ilgili bakanların yetkisi dâhilindedir ki, bu noktada Sağlık Bakanı birincil önem taşımalıdır.

Peki, bizde öyle midir?

  1. Bürokratların bu süreç içindeki rolünü düşününüz! Tüm zamanlarını, bakanlığın temel idari işleri ile ilgilenmeye ayırırlar ki, bu çoğu zaman onların kırtasiyeciliğin içinde boğulup gitmelerine neden olur. Üretime, politika geliştirmeye, promosyona hiç zaman ayırmazlar. Uzmanlık, bilgi ve tecrübelerini ortaya koyamazlar, hatta bu nitelikleri atamalar esnasında göz önünde bulundurulmayabilir bile... Oysa bürokratlar, yürütmenin aktörleridir. (Erkek egemen bürokrasiye vurgu yapmak adına bu kavram tercih edilmiştir.) Dünyanın baka yerlerinde, kişilikleri, donanımları ve sistemin işleyişi ile bağlantılı bir biçimde, bürokratlar ya işlerini temel bakanlık işleri ile sınırlarlar; ya alternatif politikalar üretip öneri sunarlar ve uygulanmasına katkıda bulunurlar; ya yöneticilik rollerini verimlilikle eş zamanlı kullanırlar; ya da halkla ilişkiler rolünü üstlenip bakanlıklarının yaptıklarını ve politikalarının promosyonu ile uğraşırlar.

  1. Politik partiler, “demokrasinin en önemli unsurudur” dilimize yerleşmiş en kalıp söylemlerdendir. Gerek seçim programlarında, gerekse de muhalefette oldukları dönemlerde üretmek, önermek ve takip etmek önemli görevleridir. Bu görevlerini ne kadar yerine getirdikleri konusunda sanıyorum tartışmaya ihtiyacımız vardır.

  1. Medyanın sistemden etkilendiği kadar, politik sistemi etkileyebileceği de kabul edilir. Fakat medyanın etik kurallara uyumlu davranması ve yandaş, icazet alan bir politikayı prensip olarak kesinlikle reddetmesi şartı ile elbette. Demokratik söyleme göre medya bağımsızdır ve kendisini gerçeği bulma ve yayınlamaya adamıştır. Öte yandan, liberal demokrasilerde bu söylemin aksine medya, hükümetleri, bazı siyasal partileri ve hatta bazı çıkar gruplarını bilinçli olarak destekleyebilmektedir. Bazı durumlarda, popülizm yapmak, fazla izlenme veya fazla tercih görmek adına bireysel, olaylara ve hastalıklara yönelerek yoğun yayın yapması, kamuoyunu yanıltıcı işlev görebileceğinden sakıncalıdır. Ülkemizde bu duruma pek sık rastlanmaktadır. Örneğin pahalı ve az sayıda hastada fayda sağlayan tedavi yöntemlerinin ve mekânlarının medyada belli çıkarlar uğruna sürekli işlenmesi nedeniyle toplumun beklentisi, lüks sayılabilecek bu yöntemleri sağlık sigortaları veya sosyal güvenlik kapsamlarına alınması yönünde baskı yapmalarına sebep olabilir. Bu kimi zaman bir reklam, kimi zaman da bir patronu, bir çıkar grubunu desteklemek için kullanılsa da kamuoyunu yanıltıcı, sağlık sistemini yanlış etkileyici bir yönteme dönüşebilir. Kamuoyu bilincini yanıltabilir, hatta sağlık sistemine ve işleyişe zarar verir, güvensizlik yaratabilir.

  1. Sivil Toplum Örgütleri temelde gönüllü örgütlerdir. Politik gücü ele geçirmek gibi bir kaygıları normal koşullarda yoktur. Bir diğer deyişle, kamu politikasını etkilemeye çalışırlar ancak politik güç elde etmeye çalışmazlar. Bu örgütlerin çalışmaları ve önerilerine mutlaka kulak vermek, hatta desteklerini alacak çalışmalar gerçekleştirmek, halkla hareket eden bir politik kavrama sahip olduğuna işaret etmek açısından iktidardaki siyasal partiler için önemlidir. Ancak çok dikkatli olunması gereken önemli bir ayrıntı vardır ki; bazı durumlarda sivil toplum örgütleri, üye gruplarının spesifik çıkarları ile toplumun çıkarlarını karıştırmakta ve bu anlamda bencil davranabilmektedir.

  1. Bütün bunların ardından, gelişmişlik düzeyi ile bağlantılı olarak, uluslararası örgütlerin sağlık politikalarına etkisi gelir ki, bizim ülkemizde her ne kadar anayasal kuvvette kabul edilseler dahi işlevsizleştirilememelerinin en büyük sebebi de bizim gelişmişlik düzeyimizdir. Oysa uluslararası örgütlerin sağlık politikaları konusundaki değerlendirmeleri ve görüşleri değerlendirilmiş olsa, çok daha faydalı ve işlevsel sağlık politikası yapılanmaları yaratılabilir.

***

Ne yazık ki, ülkemizde sağlık bakanlığı, devlet hiyerarşisi içinde, diğer bakanlıklar ile karşılaştırıldığında orta ve hatta alt düzeydedir. Sağlık Bakanlığı’nın hangi politika konusunu gündeme getirip hangisini getirmeyeceği veya sorunlara ve çözüm önerilerine nasıl yaklaşacağı sağlık bakanının elinde olmadığı gibi, bürokratların tecrübesi ve donanımı ile de bağdaşmaz. Hal böyle olunca, medyanın hatalı etkisi, kamuoyunun bilinçsiz yaklaşımlar ve sivil toplum örgütleri ile yetersiz iletişim sağlık sistemimizi topallayan, yol kat edemeyen aksak ve prensipleri değişken bir sisteme dönüştürmektedir.

Sağlıksız bir toplumun ilerisinden, geleceğinden bahsedilemez.

Tüm bu fikirler ışığında, sağlık politikamız var mıdır, yoksa varmış gibi mi yapılmaktadır varın siz karar verin?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.