1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Sağlık Sigortası için 100 milyon TL’ye ihtiyaç var!
Sağlık Sigortası için 100 milyon TL’ye ihtiyaç var!

Sağlık Sigortası için 100 milyon TL’ye ihtiyaç var!

Mert, Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın tamamlandığını ve Bakanlar Kurulu’ndan Meclis’e sevkinin beklendiğini, ancak hayata geçebilmesi için 100 milyon TL’lik ek kaynağa ihtiyaç bulunduğunu belirtti.

A+A-

Özge Kizir

Tabipler Odası Başkanı Cemal Mert, Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın tamamlandığını ve Bakanlar Kurulu’ndan Meclis’e sevkinin beklendiğini, ancak hayata geçebilmesi için 100 milyon TL’lik ek kaynağa ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Mert, Meclis’te sağlıkla ilgili geçici özel komite oluşturulmasının ertelenmesinin arkasında yatan sebebin bu olduğunu ifade etti.

TC Yardım Heyeti’nin Türkiye ile KKTC arasında olumsuz bir etki yarattığını da ifade eden Cemal Mert, “Türkiye’yi sevmenin ve stratejik ilişkiler kurmanın birinci şartı, Türkiye ile KKTC arasında iki dost ve kardeş ülke ilişkisinin kurulmasıdır. Dolayısıyla bu Yardım Heyeti modeli ve bürokratik anlayış iki halkın arasını açmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Onun için CTP, yazılı belgelerinde olduğu gibi buna sahip çıkmalı ve Yardım Heyeti modeli ortadan kaldırılmalıdır” dedi.
Katıldığı televizyon programında değerlendirmede bulunan Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Cemal Mert, Meclis’te sağlıkla ilgili geçici özel komitenin kurulmamasın arkasında mali yetersizliğin olduğunu belirtti, devamla şunları söyledi: 

“Birkaç ay önce Sağlık Bakanlığı, Genel Sağlık Sigortası Yasası’nı bitirdi, mali hesaplamaları yapıldı ve Başbakana iletildi. Başbakanlık ise bunu Bakanlar Kurulu’ndan Meclis’e sevk etmesi gerekiyor. Açık söyleyeyim yapılan hesaplamalarda bu Genel Sağlık Sigortası’nın hayata geçmesi için 100 milyon Türk Liralık ek bir ihtiyaç vardır. Çünkü sağlık primleri Sigorta’ya gidiyor ve Sigorta bunları emekli maaşına ödüyor. Yani Sigorta’dan bu kaynak aktarıldığı takdirde 100 milyon TL’lik bir kaynak ihtiyacı vardır. Bu kaynak ihtiyacı önümüzde imzalanacak olan Mali Protokol’e konacak. Bu Mali Protokol kaynaklarından Genel Sağlık Sigortası çıkartılacaktır. Demek ki hükümet bu krizden dolayı olası bir durumda Türkiye’den bu yüz milyonluk kaynak gelmezse, acaba zor durumda kalır mıyız endişesindedir. Dolayısıyla böyle bir sıkıntı yaşanmış olabilir. Maliye Bakanı Birikim Özgür’ün ‘mali kaynak yoktur’ açıklamasından bunu anlıyorum.” 

“Vicdansızlıktır”

Komitenin kurulmaması konusunda eleştiride bulunan Mert şunları söyledi: 

“Meclis ve Hükümet için sağlık birinci öncelikli koşul değilmiş. ‘Evet değil…’ Öyle görünüyor. Halkımız ve sağlık sektörünün diğer paydaşları içinde demek ki sağlık birinci öncelik değil. Çünkü meclisteki doktor milletvekillerimiz ve hükümet üyelerimizi de zor durumda bırakacak bir şekilde, aylar önce üzerinde konsensüse varılmış sağlık Ad Hoc komitenin kurulmasını bloke ettiler. Bu bir vicdansızlık ve kabiliyetsizliktir. Biz Haziran’da Kıbrıs Türk Tabipler Birliği ve bağlı odalar, Meclis’te temsil tüm partilerin milletvekilleri Mehmet Çakıcı ve Ahmet Gülle de vardı ve bu konuda bir anlaşmaya vardık.

“2016 yılı sağlıkta reform yılı olacaktı”

Yaz aylarında Sağlık Bakanlığı’nda bir çalışma yapılacak ve bütün paydaşların katılımıyla bu yasalar bitmiş ve ham halde de olsa meclisteki Ad Hoc komiteye iletilecek. Ekim ve Kasım’da bu yasalar geçecek. Çünkü 2016 bütçesi Kasım ve Aralık’ta Meclis’te olduğu için geçemez. Bu yasalar geçtiğinde bunların bütçeleri de bütçeye konacaktı. 2016 yılı ‘sağlıkta reform yılı’ olacaktı. Bunu, Sağlık Bakanı Salih İzbul ve Başbakan Ömer Kalyoncu göreve geldiklerinde ziyaret etmeye gitmişti, onlarda bu anlaşmaya bağlı kaldıklarını ve bunun yapılacağını söylemişti.

“CTP adına 5 sözcü ve 5 farklı açıklama vardır”

Tabipler Odası olarak Ömer Kalyoncu ile yaptığımız görüşmede bunu teyit ettik. Herkes bunu teyit etti ve böyle bir girişim yapıldı. Yani bütün partilerin sözlü mutabakatıyla Meclis Danışma Komitesi Kurulu bunu gündem yaptı ve getirdi. Mehmet Çakıcı bir söz almıştı ve eleştiri yapmıştı. Ardından Ömer Kalyoncu haberi olmadığını söyledi. Maliye Bakanı ise bunun için gerekli paranın olmadığını söyledi. Gazeteden okuyoruz: CTP adına 5 sözcü ve 5 farklı açıklama var. Bu nasıl böyle olabiliyor? İnanılmaz bir şeydir.”

“CTP, yeni sağ HP’ye bu toplumun kaderini teslim etmemelidir”

Kurultay ile birlikte CTP’nin yeni bir çıkış yapacağına dikkat çeken Mert, “Ülkede yaşanan krizler konusunda Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) yeni bir sentezle açılacağı ve büyük bir politik bir açılım yapacağı bir dönem olarak görüyorum. Bunun yavaş yavaş da nüveleri ortaya çıkıyor. Çünkü CTP ne Ulusal Birlik Partisi (UBP), ne Demokrat Parti (DP) gibi geleneksel sağa, ne de onların daha modern versiyonu ve ‘yeni sağ’ olarak nitelendireceğimiz Halkın Partisi’ne (HP) bu toplumun kaderini teslim etmemelidir” dedi.

“Bu toplumun CTP’ye ihtiyacı vardır”

Bu toplumun CTP’ye ihtiyacı olduğunu ifade eden Mert, “Dolayısıyla 2016 yılı muhtemelen Nisan ayında yapılacak olan kurultay ile birlikte CTP yeni bir çıkış ve siyasal sentezin toplumun önünü açan projelerin üretildiği bir süreci yaşayacak diye inanıyorum. Hiç kimsenin CTP’ye, Toplumcu Kurtuluş Partisi’ne (TKP) benzeme sürecini yaratma şansı yoktur. Dolayısıyla gelenekten geleceğe CTP’nin yeni bir açılım yapacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Yardım Heyeti mekanizması ortadan kaldırılmadan CTP ve UBP hükümeti bu anlaşmayı imzalamamalıdır”

TC Yardım Heyeti konusunda da değerlendirmede bulunan Mert sözlerini şöyle sürdürdü: 
“CTP seçim döneminde 2013’te yayınladığı vizyon programında ve tezlerinde savunduğu şekilde Yardım Heyeti yapısını değiştirmediği sürece ekonomik protokolü imzalamamalıdır. Benim görüşüm budur. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte imzalanması olası olan ekonomik protokolde, bu protokolün nasıl hayata geçirileceği şeklinde temel prensip anlaşılmadan, yani Yardım Heyeti mekanizması ortadan kaldırılmadan CTP ve UBP hükümeti bu anlaşmayı imzalamamalıdır.

 “Yardım Heyeti modeliyle biz barışa ulaşamayız”

Yardım Heyeti Ankara’ya gidecek ve ofisini orada açsın. Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı ofise girsin, KKTC ve Türkiye Maliye Bakanlığı gibi üst düzeyde bu yapılsın. Bu kaynaklar Kıbrıs’a verilecekse verilecek. Avrupa Birliği’nin ilkeleri çerçevesinde ekonomimizin, sosyal hayatımızın ve demokratik yaşamamızın kurgulanması ve bu güçlü destekle ve devlet yapısıyla Haziran veya Aralık’ta yapılacağı öngörülen bir referanduma Kıbrıs Türk Toplumu hazır girmelidir. Yani Yardım Heyeti modeliyle biz barışa da ulaşamayız.”

“İki halkın arasını açmaktan başka hiçbir işe yaramıyor”

Yardım Heyeti’nin Türkiye ile KKTC arasında olumsuz bir etki yarattığını ifade eden Mert, “Türkiye’yi sevmenin ve stratejik ilişkiler kurmanın birinci şartı, Türkiye ile KKTC arasında iki dost ve kardeş ülke ilişkisinin kurulmasıdır. Dolayısıyla bu Yardım Heyeti modeli ve bürokratik anlayış, iki halkın arasını açmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Onun için CTP, yazılı belgelerinde olduğu gibi buna sahip çıkmalı ve Yardım Heyeti modeli ortadan kaldırılmalıdır” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.