1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Sağlık… Yine sağlık…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sağlık… Yine sağlık…

A+A-

Sağlık sektörümüzün merkez hastanesi sayılan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni hale yola koymak adına verilen yoğun uğraşlar yadsınamaz. Bu hastaneye her gittiğimizde bir başka bölümünün elden geçirildiğini görürüz. Yine de çeşitli açılardan çağını tamamlamış bir görünüm vermekte olan bu emektar hastanemizin tam anlamıyla düzene konulabildiği, yıpranmadan kaynaklanan yaralarının sarılabildiği söylenemez.
  
Çağın tıbbi ihtiyaçlarına her birimiyle yanıt verebilen özel hastaneler devreye girdikçe Dr. Burhan Nalbantoğlu’nun standart dışı kalmış yönleri daha fazla göze batar olmaktadır. Tabii ki bu hastanemizin girdiği hızlı yıpranma sürecinde yoğunlaşan nüfusumuzun ve kitlelerin birimleri özensiz kullanma alışkanlıklarının da büyük payı var.
  
Merhum Dr. Burhan Nalbantoğlu çok yakın bir geçmiş olan 1974 öncesinde bu hastanenin projesini uygulamaya koyduğunda, topluma lüks gelecek bir tesisin mali külfetini yoksul bütçemize dayattığı gerekçesiyle kimi çevrelerin hayli eleştirisini almıştı. Bunlar haksız ve acımasız eleştirilerdi aslında. Bugünün koşullarında, aradan yarım asır bile geçmeden şimdi bu hastanemizin ne kadar yetersiz kaldığını görüyor ve merhum Nalbantoğlu’nun ileri görüşlülüğünü takdir duygularıyla anımsıyoruz.
    *        *       *
  
Buraya bir kez daha önemle not düşmeliyim ki; özel sağlık hizmetlerimiz ne kadar gelişirse gelişsin, ne kadar yaygınlaşırsa yaygınlaşsın, devletin sağlık hizmetlerinin vazgeçilmezliği kesindir. O nedenle gerek Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne, gerekse diğer devlet hastanelerimizin korunup geliştirilmesine yapılan harcamaların ve verilen emeklerin kutsal anlamı var. Burası tartışılamaz.
  
Kıbrıs Türk Medyası olarak bu hastaneleri devamlı mercek altında tutmamız ve sorunlarının çözümü için ısrarlı yayınlar yapmamız da devletin sağlık yatırımlarına verilen önemin gereğidir.
     *        *        *
  
Son günlerde yabancı uyruklu bir dostumdan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi konusunda dinlediğim gözlemler beni hem sevindirdi, hem de üzdü. Sevindirdi; çünkü bu dostum geçirdiği kalp krizinden sonra kaldırıldığı bu hastanemizin hekimlerinden ve hemşirelerinden son derece memnun. Onların ilgisini ve görev aşklarını öve öve bitiremiyor. Hekimlerimizin anında koydukları teşhis ve başlattıkları doğru tedaviyle yaşama yeniden döndüğünün altını şükranla çiziyor.
  
Gözlemlerinin beni üzen bölümü ise, hastanenin uygarlık dışı manzaralarına dair. Tuvalet ve banyo ihtiyacını çok ilkel koşullarda karşılayabilen ve yattığı servisin bu bölümlerinin tam anlamıyla döküldüğünü belirten dostum, ziyaretçi ziyaretlerindeki rahatsızlıklardan da yakındı. “Ziyaretçiler gelmeye başladığında gürültülü ve tedirgin edici bir ortam oluşur. Sanki burası hastane değil muhabbet yeri” diyor.
  
Esprilerle bezeyerek anlattığı bir başka yaşanmışlığı da yoğun bakım bölümünde bulunduğu sırada başından geçenler. Tam da onun tedavisiyle meşgul olunan saatlerde yoğun bakımda tamirat işleri başlatılmasın mı? “Resmen duvarlar yıkılıyordu. Çalışanlara yardım etmek için bedenime bağlanan cihazlardan kurtulup ayağa kalkmak geldi içimden, bu isteğimi zor yendim” diyor kendisi de inşaat sektörü mensubu olan bu dostum.
  
Hekimlerden, hemşirelerden ve onların kullandığı donanımdan övgüyle söz etmesine karşın bu yabancı dostum Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni terk etmek ve açık kalp ameliyatına uzanan tedavisini bir özel hastanemizde sürdürmek zorunda kaldı.
    *       *       *
  
Şu günlerde bu hastanemizle ilgili olarak yakınılan bir diğer önemli sorun da, havalandırmanın korkunç sıcaklar karşısında yetersiz kalması. Çeşitli servislerde klimaların su koyvermesi, özellikle hastaların cehennem azabı çekmesine neden oluyor.
  
Sağlıklı insanların bile Kıbrıs’ın bu korkunç sıcaklarında ne denli bunaldıklarını düşündüğümüzde, hastaların çektiği azabı tahmin etmek hiç de zor değildir.  

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.