1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Samanbahça: Bir Lefkoşa vahası…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Samanbahça: Bir Lefkoşa vahası…

A+A-

Venedik mirası burçlar başkent Lefkoşa'nın boynundaki kolye ise SAMANBAHÇA da sinesindeki madalyondur.

Samanbahça şimdi sadece nostaljiyi koklamak isteyen Lefkoşalıların uğrak yeri değil. Birkaç bin yıllık geçmişi olan yorgun Lefkoşa'yı tanımak isteyen turistlerin de ziyaret etmekten keyif aldıkları bir başkent vahasıdır aynı zamanda…

1900'lü yılların başından beri zamana direnen bu özgün başkent mahallesi, uzun ve yoğun çalışmalardan sonra baştan aşağı restore edildi. Tarihe saygılı uzmanların elinde yeniden yaratılan Samanbahça, antik ve kültürel kimliğiyle artık daha bir göz alıcı.
Surlar içini dolaşan turistlerin burayı görmeden geçip gitmesi gezi programlarının eksikliği olur.

UNDP'nin finanse ettiği restorasyon projesi, yılların ihmaliyle yok olmaya yüz tutan o açık hava müzesini yeniden Lefkoşa'nın zengin mozaikli kültürüne kazandırdı.

Samanbahça; Arap, Roma, Bizans, Lüzinyan, Venedik, İngiliz kültürlerini günümüze taşıyan mozaiğin ortasındaki Osmanlı galerisi. Osmanlı mimarisinin sade ama etkileyici tarzı, bu galeride sergilenmekte…

Samanbahça evleri, Şaban Paşa Vakfı'na ait arazi üzerinde Kıbrıs'ta gerçekleştirilen ilk sosyal konut projesidir. 1878'de Osmanlı Sarayı adayı İngiltere'ye kiralar. 300 yıllık yönetim değişir. Türk ahalinin morali çökmüştür. Bunun üzerine, adanın en zengin ekonomik kurumlarından biri olan Vakıflar İdaresi, Türklere moral kazandıracak bazı yatırımlara girişir.

72 konutluk Samanbahça projesi de işte o yatırımlardan biriydi. Osmanlının Kıbrıs'tan ayrılışının 20'nci yıldönümünde Evkaf Murahhası Musa İrfan Bey'in talimatıyla yüzlerce Türk insanını düşük kira usulüyle barındıracak projenin temeli atılır. Ortaya çıkan, Vakıf felsefesinin güzel ve saygın bir ürünüdür. Bu sitede oturanlar Vakıflar İdaresi'ne mütevazı bir kira ödedikleri sürece evlerinde barınabileceklerdir… Yapılan kira sözleşmelerinin önü açıktır, süreyle sınırlandırılmamıştır…Site sakinleri su ihtiyaçlarını meydanda inşa edilen sarnıçtan karşılar. Bugün modern kentleşmenin sağladığı olanakla her eve su bağlantısı yapıldı. Buna karşın, restorasyonda elden geçirilmiş olan bu sarnıcın musluklarından yine şırıl şırıl sular akmakta. Osmanlı mimarisinin motiflerini taşıyan kubbeli ve sarı taştan sarnıç, orada yararsız bir obje değil yani... 100 yıllık işlevini sürdürmekte berdevamdır.

Kapı ve pencereler, Osmanlının geleneksel rengi yeşile boyanmış. Ahşap kapıları çerçeveleyen sarı taşlı şövelerin tepedeki kilit taşına dikkat buyrulsun. Orada, her evin numarası Osmanlıca yazılmış.

Mahallenin sarı parkelerle döşenmiş ve saksılardaki çiçeklerle bahçeye dönüştürülmüş 7 şirin sokağı, yine Osmanlı'nın parlak tarihini çağrıştıran isimlerle anılır: İbni Sina, Piri Reis Şaban Paşa, Fevzi Çakmak Paşa.

Dingin Samanbahça’nın başkentin gürültülü yaşamıyla buluşabilmesini sağlayan dört çıkışı var. Bu çıkışlardan biri Girne Caddesi’ne, biri Tanzimat Sokağı’na, biri Mahmut Paşa Sokağı’na, biri de Polis Sokağı’na açılır. Samanbahça’da bir zamanlar yeşil alan olan, mahalle çocuklarının otantik oyun alanı, çoktan beridir otoparka dönüştürüldü. Otoparka girebilmek için Tanzimat Sokağı kullanılır. Bu alan, keşke otopark yerine daha başka çevreci amaçlar için değerlendirilebilseydi. Beton yığınlarının ve trafik keşmekeşinin ortasında bir vahanın dinginliğini sunan Samanbahça, Lefkoşa kültürünün yaşayan hazinesi.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.