1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Sanal Düşmanlık…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sanal Düşmanlık…

A+A-

İşgalcilerin, istilacıların, menfaatleri önde gelen sömürgecilerin olduğu topraklarda barışı özlüyoruz…

Öyle mi?

“Gönyeli ovasının cinayetinden haberin var mı senin?

Var mı gerçekten, “adam öldürmem, silah taşımam” dedi diye cesedini götürüp Aşağı Baf’taki mağaraya atılan gençten?

Hepsinden de olamaz elbet.

Ama bu adanın bölünmeye giden sürecinin başlangıç noktalarıydı onlar…

Haberdar olmalı herkes.

İngiliz, sömürgeci olarak 80 sene kaldı bu topraklarda.

Sömürmek de kullanmak da işine geldiği için kaldı.

“Git” denileceğini anladığı gün klasik sistemine döndü.

Böl ne yönet.

Tam da o Gönyeli Ovasında hem de.

Sene 1958…

Aylardan haziran.

Günlerden 12…

Çok sıcak vardı o gün.

Kıyamet gibiydi.

Tarlanın kenarında, elinde bıçak 35 Rum vardı…

İngiliz geldi, gördü, tutukladı önce.

Sonra Lefkoşa hapishanesi diye yola çıkarttı…

Türk kadınlar eylemde, Türklerle karşılaşmasınlar, bahanesi öne sürüldü…

Yoldan geri dönüldü.

Ama çok sayıda Türk’ün EOKA nedeniyle sağdan soldan evlerini terk edip yerleştikleri Gönyeli’nin Türk dolu ana caddesinden tören geçidi yapar gibi geçirdi…

Göstere göstere hem de.

Ve az ileride tarlalara bırakıp, “serbestsiniz, köyünüze gidin” denildi.

Arkasından da tarlaları yakarak Gönyelilerde Rumlar tarlalarınızı yaktı intibaı yarattı.

Olacağı neydi?

Cinayet elbet.

Elinde balta, nacak, bıçak olan kahvedeki Türkler durmadılar.

Ve o gün.

O haziran sıcağının tam ortasında.

Kıyamet gibiydi o gün.

Güneşin, ateşiyle terlettiği vücutlar o gün, kan içinde kaldılar.

Ve tarla kan gölüne döndü.

Yerde yatan yedi ceset, iki de ağır yaralı vardı.

Toplam dokuz olmuştu ölenler.

Ve o gün olayların zirve yaptığı, bölünmüş adanın sinyallerinin en üste çıktığı gündü.

Göremedik.

Bilemedik.

Bilemediler.

Bilemediğimiz daha çok bilinmezler var.

1960’lı yıllar…

1974’e götüren süreç…

Atılan bölünme tohumlarının etkisiyle bugünleri yaşıyoruz, böyle ayrı, böyle hırslı.

Şimdi kapalı dediğimiz Maraş’ın duvarlarında, kiliselerinde hala Enosis yazıları duruyor.

Makarios’un adı hala mavi boyalarla boyanmış sırıtıyor.

Ve o yazıları yazanlar bugün de bölünmüş adanın yollarında, caddelerinde dolaşıyor.

İngiliz.

Ateşi yakan da körükleyen de İngiliz bugün üslerinde modern ülke imajıyla kendini imrendiriyor.

Uyanmalı artık.

Gönyeli Ovası Cinayeti ders olup okutulmalı.

Ve birbirimize düşmanlığımızın sanal, gerçeğinse sömürgecilerin eseri olduğu anlatmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.