1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Sanki birşey bıraktılar…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sanki birşey bıraktılar…

A+A-

Güvercinler Türkiye’deki meydanlarda insanların başlarına konup, ellerinden yem yiyorlardı… Biz güvercinleri yiyorduk.

Sarayönünde güvercinler çoğalınca, “Ne oluyoruz” dedik.

O aralarda, “Biz sizden daha Kıbrıslıyız” diyenler, “siz nasıl Türksünüz” demeye başladılar.

Lokantaların kokuları değişti…

Hellimli, zeytinli, pilavunalar yerine lahmacunlarla simitler pedahlandı…

Çay bardakları ince belli, çaylar demliydi artık.

“Kahve içer misiniz” devri kapandı, demli çay alır mısınız devri açıldı…

Yollarda saygılı şoförler, sürücüler yok denilecek sayıya indi…

Trafik kuralları çoğunluk tarafından sağdan akan sisteme göre algılandı…

Kazalar artışa geçti…

1974 öncesi ve sonrasında üniversite sınavlarında üst seviyelerde olan başarımız giderek Türkiye’nin en geri kalmış illeri seviyesine indi.

Yani öğrenim ufak ufak yerlerde süründü…

Ve dini bütün ülkenin, laik ülkemize uygun gördüğü din ağırlıklı eğitim yerleşti…

Kuran kursları normal sayıldı.

Her köşeye cami, her ortama imam dikildi.

Adam başı bir imam seviyesine az kaldığı halde dini baskılar durmadı.

Oysa eskiden Avrupa seviyesinde yaşamımız vardı.

İmrenecek durumdaydık.

Gerek kültürümüz…

Gerek yaşam biçimimiz ve mutfağımız.

Bakmayın Türk mutfağı derlerken ağızlarının dolduğuna…

Meze kültürümüzle biz sadece birbirimize yani Kıbrıslılar Kıbrıslılara rakip olabiliyorduk.

Garsonlar değişti…

Meyhane sahipleri değişti…

Masalara meze diye sigara börekleri ile ne olduğu belli olmayan beyaz peynirler doluştu…

Hal böyle iken…

Şartlar giderek aleyhimize çalışırken…

Ve Kıbrıslıların sayısı azalırken…

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri devlete bizim ülkemizdeki üniversitelerde bile avukat çıkacaklara Kıbrıs hukuku öğretilmiyor, dedi…

Ve aman ha diye dikkatlerini çekti…

Oysa uyarıda bulunduğu devlet de devletin kontrolünü elinde tutuğu varsayılan hükümet de Kıbrıs’a ait değil…

Gerçi devlet de hükümet de yok ama varsayalım ki var…

Hiç yaptırım gücü olmayan bir hükümet olur mu?

Yok…

Emri veren TC…

Askeri yönetimi idare eden TC…

Polisi, itfaiyeyi ve merkez bankasının idaresini yapan TC…

Dini, eğitimi, yolu, tüm köyleri elinde tutan TC…

Böyle iken eğitimin Kıbrıslı olmasını nasıl bekleyebiliriz?

Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri uyardı…

“Bizim ülkemizdeki üniversitelerde bile avukatlara Kıbrıs hukuku öğretilmiyor…

Böyle şartlarda normal değil mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.