1. YAZARLAR

  2. Yurdagül Beyoğlu Atun

  3. Sarris'le ortaya çıkan çelişkiler yumağı
Yurdagül Beyoğlu Atun

Yurdagül Beyoğlu Atun

Haberal Kıbrıslı Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarris'le ortaya çıkan çelişkiler yumağı

A+A-

Rum Maliye Eski Bakanı Ve Kıbrıs Sorunu Müzakere Heyeti Üyesi Mihalis Sarris'in, “doğaya aykırı cinsel ilişki suçuyla tutuklanması büyük tepki gördü.

Sadece Rum kesiminde değil, bizde de…

Özellikle homofobi karşıtı örgütler toplandı, açıklama yaptı, kınadı, bununla ilgili yasaların değiştirilmesi gerektiğini haykırdı.

Hatta kimileri işi daha da ileri götürerek, “ne olmuş yani, bizde de var” demeye kadar vardırdı.

Aslında söylenen doğru, gidilen yol yanlış.

Sen bir yanlışa dikkat çekeceğim derken aynı yanlışı yapıyorsan kayaya çarparsın.

Elinde parçalanır savundukların.

***

Gerçekten de İngiliz döneminden kalma yasalar bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermediği gibi komik çelişkilerle dolu.

Örneğin, bir erkek tecavüze uğrarsa bu hafif bir suç, ancak doğa kurallarına aykırı olarak bir erkeğin kendisi ile cinsi münasebette bulunmasına izin veren herhangi bir kişi ağır bir suç işlemiş oluyor.

Bunu açalım;

Ceza Yasasının üçüncü bölümü, Ahlaka Aykırı Suçlar başlığı, 152.  maddesinde “Yasa dışı ve namus ve ahlâka aykırı olarak bir erkeğe tecavüz eden herhangi bir kişi, hafif bir suç işlemiş olur” derken 171. Madde,

“(a) Doğa kurallarına aykırı olarak herhangi bir kişi ile cinsi  münasebette bulunan; veya
 
(b) Doğa kurallarına aykırı olarak bir erkeğin kendisi ile cinsi münasebette bulunmasına izin veren herhangi bir kişi, ağır bir suç işlemiş olur ve beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir” diyor.

173.  171. maddede belirtilen suçlardan herhangi birini işlemeye teşebbüs eden herhangi bir kişi, ağır bir suç işlemiş olur ve üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Yani olay gönül rızası dışında gelişmişse hafif, gönül rızası varsa ağır!

Sanki bir erkeğe tecavüzde doğaya aykırı unsur yokmuş gibi. (Doğaya aykırı derken, yasaların ağzıyla konuşuyorum. Bir fiilin doğaya aykırı olup olmadığının kararını verecek mercii ben değilim)

Tecavüz edenden yana gibi bir tavır var yasalarda. Tam tersi olması gereken bir durum.

Yasamızdaki bir durum komedisi daha; (168) “Herhangi bir kadın, çocuk oluşsun veya oluşmasın kendi çocuğunu düşürmek niyetiyle yasa dışı olarak zehir veya başka zehirli madde kullanırsa veya herhangi bir çeşit şiddete veya başka herhangi bir vasıtaya başvurursa veya bu gibi bir şeyin veya vasıtanın kendisine verilmesine veya üzerinde kullanılmasına izin verirse ağır bir suç işlemiş olur ve yedi yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.”

Yani çocuğunu düşürmek isteyen kadın 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek ama bir erkeğe tecavüz eden kişi hafif bir suç işlemiş sayılacak!

***

Homofobik bakışa karşı olanların üzerinde durması gereken bir başka konu –Rum Bakandan ziyade-henüz ergenliğe yeni ulaşmış çocukların deşifre edilmesi olsa gerek. Şimdiye kadar defalarca karşımıza çıkan bu eylemin, bir Bakan vesilesiyle gündeme getirilmesi acı. Olayın kıymeti fiiliyattan ziyade “Mevki” anlamında şekillendiriliyor. Oysa o Bakanın yanında 17-14 yaşlarında iki çocuk var. 20 Euroya kandırılmış iki çocuk.

Dolayısıyla olay “cinsel özgürlük”ten çok daha öte.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.