1. YAZARLAR

  2. Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

  3. Savaş gazeteciliği nasıl yapılır?
Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Yrd. Doç. Dr. Metin Ersoy

Havadis Gazetesi-Poli
Yazarın Tüm Yazıları >

Savaş gazeteciliği nasıl yapılır?

A+A-

--- Türk basını Haziran 2012’de düşürülen Türk jet uçağı sonrası ılımlı ve tanımlayıcı bir haber dili kullanırken, Mart 2014’te düşürülen Suriye jeti sonrası haber dilinde ciddi değişikliğe giderek sert bir söylem ve savaş odaklı dili tercih etti.

 

Bugüne kadar sizlerle paylaştığım yazılarımın bir kısmında "barış gazeteciliği" yaklaşımı üzerinde görüşlerimi ifade ettim. Barış gazeteciliği kavramını tartışırken, genelde nasıl yapılması gerektiği üzerinde duruyoruz. Ancak anlaşılan o ki kötü örnekler konunun anlaşılmasında daha önemli rol oynuyor. Etik konusunu derste anlattığımız gibi; etiğin ne olduğunu etik ilkelere aykırı haber örnekleriyle daha kolay ortaya koyabilirsiniz. Dolayısıyla barış gazeteciliğini daha iyi anlayabilmek için bu yazımda savaş gazeteciliği üzerinden bazı değerlendirmelerde bulunacağım.

Kral çıplak

Daha önce de ifade ettiğim gibi; gazetecilik mesleği tektir, fakat habercilikle ilgili olarak farklı etik değerlere ve çerçevelere ihtiyacımız bulunuyor. Üzülerek görüyoruz ki gazeteciler halka haber verirken görmek istedikleri açıdan olaya yaklaşıyorlar ve bizlerden de bakılan açıdan haberleri okumamız ve anlamamız isteniyor. Bu durum gazetecilik mesleğinin özünde olan bir şey olsa dâhi, barış gazeteciliği habercilik anlayışını benimseyenler “kral çıplak” dediği zaman neden ise pek dikkate alınmıyorlar. Barış gazeteciliği tam da bu noktada bizlere yardımcı oluyor ve mesleği karpuz gibi ortadan ikiye bölmekten çok; mesleğin habercilik anlamındaki kalitesini yukarıya çekmeye çalışıyor. Bu elbette daha fazla çalışmak, araştırmak, okumak gerektirdiği için, gazeteciler tarafından zahmetli ve zaman kaybı olarak görülüyor. Oysa çok fazla zaman harcamadan da haberlerde kullanılan çerçeveleri değiştirerek, biraz empati yaparak, haber diline dikkat ederek bazı olumlu değişiklikler yapılabilir.

Suriye jeti düşürüldü

Bu aralar gerek Kıbrıs Türk halkı gerek ise Türkiye vatandaşları her gün yeni bir gündem ile uyanıyor. Sanırım dünyanın bu coğrafyası, haftaya farklı bir gündem ile başlayıp, apayrı bir gündemle bitiren ender yerlerdendir. Gündemin bu kadar süratli değiştiği bir yerde haliyle gazetecilerin de görevi artıyor. Gazeteciler bir yandan gündemi yakalama telaşı içine düşerken, diğer yandan da halka doğru bilgi aktarmaya çalışıyor. Tabii bu ne oranda başarılıyor, orası tartışmaya açık. Mart ayında Türk savaş uçağı tarafından düşürülen bir Suriye jeti düşürülmüştü. Bu olay bizlere barış gazeteciliğinin ne olmadığını anlamamız için fırsat yaratılmış oldu. Aynı zamanda da barış gazeteciliğinin habercilikte ne kadar elzem etik değerlere sahip olduğunu da bir kez daha görme fırsatını yakaladık.

Savaş odaklı çerçeveler

Olayı duyar duymaz böylesi bir haberin Türkiye basını tarafından nasıl haberleştirileceğini düşünmeye başladım. Bununla birlikte 2012 yılının Haziran ayında Suriye tarafından düşürtülen Türk savaş uçağı haberlerini de gözden geçirdim. Zira Türk uçağının düşürülmesi yaklaşık 1.5 ay kadar Türk basının haberleştirdiği bir konuydu. O günlerde daha ılımlı ve tanımlayıcı bir haber dili kullanan Türk basını, bugüne geldiğimizde ise haber dilinde ciddi değişikliğe gittiği açıkça görülüyor. Manşetlere sert bir söylem ve savaş odaklı çerçeveler hâkim. Sadece her iki tarihte atılan manşetleri karşılaştırmamız haber dilinin nereden nereye geldiğini anlamamıza yardımcı olacaktır.

Savaş dili dikkat çekiyor

İşte Türk basınında 2012 ve 2014 yıllarında düşürülen Türk ve Suriye savaş uçaklarıyla ilgili atılan manşetler.

 

Gazeteler

Manşet (23 Haziran 2012)

Manşet (24 Mart 2014)

Hürriyet

Ateşle oynuyor

Dönmedi vuruldu

Milliyet

Suriye düşürdü

Sınırda kriz

Sabah

Akdeniz'de gerilim

İki şehidimiz huzura erdi

Vatan

Bedelini ödeyecekler

4 uyarı, tek atış

Posta

Suriye vurdu

Ateşten günler

Star

'Akdeniz Kalkanı'nda talihsiz kaza

Sınırı geçince F16'lar indirdi

Zaman

Suriye, Türk uçağını düşürdü

Seçim öncesi Suriye savaş uçağı vuruldu

Haber Türk

Suriye F-4 uçağımızı düşürdü

'Pilotlarımızı tebrik ediyorum'

Radikal

Suriye kazası

Türkiye, Suriye uçağını vurdu

Cumhuriyet

Türk jeti düşürüldü

Ateşe sürüklüyor

Taraf

Türk Phantom'u Akdeniz'de düştü

Seçime 5 kala savaş oyunu

Yeni Şafak

Jet gerilim

Dört kez uyardık düşürdük

Akşam

Suriye düşürdü

Esad sınırı aştı TSK affetmedi

Türkiye

Jetimiz düştü pilotlar kurtuldu

Sınırı aşan Suriye jetini düşürdük!

Bugün

Savaş uçağımızı Suriye düşürdü

Suriye uçağını düşürdük

Takvim

Uçağımızı Suriye vurdu

Pars tokadı

Aydınlık

Büyük kışkırtma

TSK kışkırtmaya alet olma!

Yeniçağ

Akdeniz'de sıcak gelişme

F16'lar Suriye uçağını vurdu

Güneş

Savaş uçağımızı Suriye mi vurdu?

Suriye uçağına 'ihlal' füzesi

 

Olayı meşrulaştırmak

Dikkat edilecek olursa, hükümete karşı olan yayın organları düşürülen uçak ile ilgili olarak yerel seçimi birleştiriyor. Bunun iktidar partisi tarafından seçime yönelik bir girişim olduğu belirtiliyor. Diğer taraftan, iktidara yakınlığıyla bilinen gazeteler ise olayı meşrulaştırmak için gayret gösteriyor. Uçağın sınırı aştığına ve uyarıldığına vurgu yapan da var, başbakanın sözlerini manşete taşıyan da. Arada bazı gazeteler daha tanımlayıcı manşetler atarak, yorumu okuyucuya bırakıyor.

sabah_manset.jpg

"İki şehidimiz huzura erdi"

Bu noktada Sabah gazetesinin 24 Mart 2014 tarihli manşetine bir parantez açmalıyız. "İki şehidimiz huzura erdi" sürmanşetiyle haberi okuyucularına duyuran söz konusu gazete, tam bir savaş gazeteciliği örneği sergiledi. Bir haber barış gazeteciliğinden uzaklaştırılarak, nasıl savaş gazeteciliği çerçevesinde yayımlanabilir, tam bir örnek. Sabah gazetesi haberini 2012 yılında düşürülen Türk uçağında hayatını kaybeden iki pilot için intikam ve öç alma çerçevesiyle veriyor. Böylece düşürülen Suriye jeti bir şekilde haklı gösterilmeye çalışılıyor. Tam bir göze göz dişe diş durumu.

Şiddet sorunsallaştırılmalı

Barış gazeteciliği açısından bu tür bir "kazan-kaybet" çerçevesi şiddeti meşrulaştırdığı gibi, kaybeden tarafın da ilerleyen zamanda şiddet uygulamasına zemin hazırlıyor. Bu haberde kullanılabilecek en tehlikeli çerçeve herhalde bu olsa gerek. Bunun aksine, bu tür zıtlaşma ve çatışmaların ileride her iki tarafında da istemeyeceği sonuçlar doğuracağı üzerine gidilebilirdi. Şiddetin ve savaşın her türlüsü sorunsallaştırılırdı. Yangına körükle gitmek ve kışkırtmak yerine, tarafları ortam zeminde buluşturmak için bir habercilik dili kullanılabilir. "Biz ve onlar" çerçevesi komşu iki ülkeyi birbirinden daha da uzaklaştıran ve dışlayan bir anlayıştır. Basın bu konuda seçtiği kelimelerin ne anlama geleceğini iyi düşünmeli ve olayın çözümüne olumlu katkı sağlamalıdır.

Yayın politikaları

Haziran 2012'de düşürülen Türk uçağı olmasına rağmen birçok gazetenin habercilik dilinin daha tanımlayıcı olduğu görülüyor. Demek ki "objektiflik" ilkesi ardına saklanılarak bizlere düşünmemiz istenilen mesajlar veriliyor. Gazetelerin yayın politikalarının haberler üzerinde ne kadar belirleyici bir unsur olduğunu bir kez daha her iki örnekte de görüyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.