1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. SAVAŞIN KAYBENDENLERİ
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

SAVAŞIN KAYBENDENLERİ

A+A-

Yaklaşık iki aydır, “acaba Suriye ve Mısır’da kaç tane Ali var” diye düşünüyorum…

Kaç tanesinin benin gibi çocuğu iki ay sonra dünya gelecek…

Ya da kaç tanesinin benim gibi 4 buçuk yaşında bir oğlu var…

Ve kaç tanesi, onları ilk düşünmeye başladığım günden itibaren hayatta kalmayı başardı…

Oğlum, “baba şunu istiyorum” her dediğinde, gözümün önüne nefes alamayan o çocukların görüntüsü geliyor…

Gerçekten çok ama çok acı çekiyorum…

Daha önce de yazdığım gibi, beni kimin haklı, kimin haksız olduğu ilgilendirmiyor…

Hepsine yüzlerce kez lanet olsun…

Beni her savaş sonrası kaybeden taraf, yani savaşın yaşandığı ülkelerde yaşayan insanlar ilgilendiriyor…

Evet, savaşa sonuna kadar karşıyım…

Evet, Amerika’nın amacını biliyorum…

Ama bu durum devam ettiği sürece masum insanların ölmeye devam edeceğini de görebiliyorum…

Amerika ya da diğer emperyalist ülkeler müdahale ederse bu kan gölü duracak mı?

Gerçekten bilemiyorum ama bir şekilde bu vahşet durdurulmalı diye düşünüyorum…

Kıbrıs’ta bulunan İngiliz üssü kullanılır mı?

Geçmişte kullanıldığı gibi, yine kullanılacaktır…

Karşı mıyım? Evet, ama bu hak geçmişte onlara verilmiş durumda…

Yani o topraklar İngilizlerin egemenliği altında…

Bu durum bizi savaşın içine çeker mi?

Zaten Kıbrıs hiçbir zaman savaştan kurtulamamıştır…

Bölgede yaşanan her savaşın içinde olduk ve bundan sonrada olacağız…

Kutlay Erk, “Ağrotur’un kullanılmasına karşıyız” dedi…

Peki, aranızda, Kutlay Erk’ten izin alan birisinin olduğunu ya da ona danışıldığını düşünen var mı?

Elbette yok…

Kutlay Bey’i ya da bulunduğu konumu aşağılamak için bunu yazmıyorum…

Çünkü adada tanınmış tek devlet olan Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına da, “Ağrotur’u kullanabilir miyiz” diye, soran ya da danışan birisi yok!

Bu tür konularda Rumlarda en az bizim kadar etkisiz eleman oluyorlar…

Hani “Rumlar ile eşitiz” diyoruz ya, işte eşit olduğumuz tek konu bu…

Ama ne yazık ki biz onların seviyesine çıkmıyoruz, onlar bizim seviyemize düşürülüyorlar…

Bu da bize, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de şuanda bağımsız olmadığını gösteriyor…

Zaten hiçbir zaman da olamamıştı…

Peki, bu durumdan ders çıkartıyor muyuz?

Yani, garantörlerin olmadığı tam bağımsız bir Kıbrıs’ın en iyi çözüm modeli olduğunu anlıyor muyuz?

Hayır, büyük bir çoğunluğumuz hala bunu anlamış değil…

Çünkü bu ülkelerin bizleri korumak ve güvende tutmak için burada olduklarını savunuyorlar…

Akıl koymuyorlar yani…

Onların gerçeklerini kabullenmiş durumdalar…

Başkalarının gerçekleri, ancak siz kabullendiğinizde sizin gerçekleriniz olur…

Ve unutmayalım ki, bugün Suriye ve Mısır’da yaşanılanların nedeni o ülkelerin geri kalmışlığından değil, aksine çok hızlı bir şekilde ilerleme isteklerinden kaynaklanıyor…

Eski her zaman masum ve sadıktır…

Asla değişmez…

Yeni ise acımasız ve nankördür…

Her gün ama her gün değişir…

Yeni Kıbrıs’ta, eski Kıbrıs’ta ortada…

Siz söyleyiniz, hangisi daha masum ve Kıbrıslılara daha sadık…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.